Türkiye’de doğum oranlarında yaşanan düşüş, demografik yapı açısından kritik bir sürece işaret ediyor. Ülke genelinde toplam doğurganlık hızı, nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli olan 2,1 seviyesinin belirgin biçimde altına geriledi. Uzmanlar, bu eğilimin sürmesi halinde önümüzdeki yıllarda yaşlı nüfus oranının hızla artabileceği ve iş gücü piyasasında daralma yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Bölgesel veriler, düşüşün özellikle batı ve kuzey bölgelerde daha belirgin olduğunu ortaya koyuyor. Marmara, Ege ve Karadeniz bölgelerinde doğurganlık hızları 1,2–1,5 aralığına kadar indi. İstanbul, İzmir, Edirne ve Zonguldak gibi büyük ve sanayileşmiş illerde çocuk sayısı, nüfusun yenilenme eşiğinden ciddi ölçüde uzaklaşmış durumda. İç Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde ise bazı illerde doğurganlık hızları 1,6–1,9 seviyelerinde seyrediyor. Bu bölgelerde düşüş daha sınırlı olsa da mevcut eğilimin devam etmesi halinde orta vadede nüfus kaybı riskinin ortaya çıkabileceği belirtiliyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri ise hâlen 2,5 ve üzerindeki doğurganlık hızlarıyla ülke ortalamasının üzerinde yer alıyor. Ancak bu bölgelerde de önceki yıllara kıyasla dikkat çekici bir gerileme yaşandığı görülüyor. Grafikte yer alan dikey referans çizgisi, nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli olan 2,1 doğurganlık hızını gösteriyor. Türkiye ortalamasının bu seviyenin altına düşmesi, uzun vadede nüfusun yaşlanacağına ve toplam nüfusun azalma eğilimine gireceğine işaret ediyor.
Türkiye’de doğum oranı alarm veriyor: Nüfus yenilenme eşiğinin altında!
Türkiye’de doğurganlık hızının 2,1 seviyesinin altına düşmesi, nüfusun yaşlanması ve orta vadede nüfus kaybı riskini gündeme getiriyor.



