İnternetin hayatımızın her alanına girmesiyle birçok alanda yapılan işler fiziksel alandan dijital ortama aktarıldı. Finanstan eğitime, tasarımdan sağlığa birçok alanda verinin internet ortamına taşınması, yapay zekânın da devreye girmesiyle hızla arttı. Yapay zekâyla yönetilen askeri sistemlerin oluşturulması, internet ortamında kişisel bilgilerin çoğalması, dijital ikizlerin oluşturulması ile bankacılık ve yatırım işlemlerinin artması veri güvenliğinin önemini bir kez daha gündeme getirdi.
YAPAY ZEKA SİBER GÜVENLİĞİ GÜÇLENDİRİYOR ANCAK RİSKLER DE OLUŞTURUYOR
BAU Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgi Güvenliği Teknolojisi Bölümü’nden Siber Güvenlik Araştırmacısı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Naci Ünal, yapay zekânın gelişmesinin veri güvenliği üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Yapay zekânın güvenliği artırmada önemli rol oynayacağını ancak kötü niyetli kişiler tarafından da kullanılabileceğini belirten Ünal, yapay zekânın siber savunma ve siber saldırıda çift yönlü bir araç olduğuna dikkat çekti.
KÖTÜ NİYETLİ KİŞİLER DE YAPAY ZEKAYI KULLANABİLİYOR
Ünal, yapay zekâ kullanılarak daha etkili oltalama (phishing) saldırıları yapılabildiğini, gerçeğe çok yakın ses kayıtları ve deepfake içerikleri hazırlanabildiğini, parola kırma sistemlerinin geliştirilebildiğini ve veri zehirleme gibi saldırılar gerçekleştirilebildiğini belirtti. Yapay zekâ modellerinin de doğrudan hedef haline gelebildiğini ifade eden Ünal, bu nedenle güçlü siber güvenlik çözümlerinin zorunlu olduğunu söyledi.
YAPAY ZEKA UZMAN İNSAN GÜCÜNÜN YERİNİ ALMAYACAK
Yapay zekânın log analizi, anomali tespiti ve raporlama gibi rutin işlemlerde önemli kolaylık sağladığını belirten Ünal, stratejik karar alma, kriz yönetimi, etik değerlendirme ve saldırı senaryoları geliştirme gibi alanlarda uzman insan kaynağına her zaman ihtiyaç duyulacağını vurguladı.
SİBER GÜVENLİKTE YETİŞMİŞ İNSAN GÜCÜ AÇIĞI BULUNUYOR
Siber güvenliğin günümüzde ve gelecekte vazgeçilmez alanlardan biri olduğunu ifade eden Ünal, dünya genelinde siber suçların maliyetinin trilyonlarca dolara ulaştığını söyledi. Küresel ölçekte yaklaşık 4,7 milyon yetişmiş siber güvenlik uzmanına ihtiyaç duyulduğunu, mevcut çalışan sayısının ise 2,8 milyon seviyesinde kaldığını belirtti.
TÜRKİYE’DE SİBER GÜVENLİK ALANINDA İSTİHDAM İHTİYACI ARTACAK
Bulut güvenliği, siber istihbarat, adli bilişim ve sızma testleri gibi birçok alanda uzman ihtiyacının sürdüğünü belirten Ünal, Türkiye’nin dijital dönüşüm alanında hızla geliştiğini ve savunma sanayii, bankacılık, finans teknolojileri, haberleşme ile e-ticaret gibi sektörlerde siber güvenlik uzmanlarına olan ihtiyacın gelecekte de artacağını ifade etti.
ÖĞRENCİLERE SİBER GÜVENLİK ÇAĞRISI
Siber güvenliğin disiplinlerarası bir alan olduğunu vurgulayan Ahmet Naci Ünal, problem çözme becerisine sahip, analitik düşünebilen, etik değerlere önem veren, yabancı dil bilen ve teknolojiyi yakından takip eden öğrencilerin bölüm fark etmeksizin siber güvenlik alanında kariyer yapabileceklerini söyledi.

