MAGAZİN VE SİYASETSİZ SEÇMEN

Ülkemizin nüfusu 75 milyon, Kocaeli'nin 2 milyon, İzmit'in ise 400 bin olmuş, 53 milyon üzerinde Türkiye'de, Kocaeli'de 1 milyon 200 yüz bin, İzmit'te  ise   240 bin civarında seçmen var.                         Bu anektodları niye verdim? Maalesef bu seçmenlerin yüzde 25-30 'u hiç gazete okumuyor, hiç bir şey okumuyor, hiç televizyon seyretmiyor, oy verdiği partinin programını

Ülkemizin nüfusu 75 milyon, Kocaeli‘nin 2 milyon, İzmit‘in ise 400 bin olmuş, 53 milyon üzerinde Türkiye‘de, Kocaeli‘de 1 milyon 200 yüz bin, İzmit‘te ise 240 bin civarında seçmen var.

Bu anektodları niye verdim? Maalesef bu seçmenlerin yüzde 25-30 ‘u hiç gazete okumuyor, hiç bir şey okumuyor, hiç televizyon seyretmiyor, oy verdiği partinin programını bilmiyor, bu gün hangi parti ona birşeyler vaadetmiş ve vermişse ona oy veriyor; yarın işine gelmiyorsa bu gün oy verdiğine yarın oy vermiyor.

Yani

SİYASETSİZ SEÇMEN.

Bu kesimin hiç bir siyasi partiyle ilişkisi yok, hiç bir partinin üyesi değil ve günümüzde maalesef

İKTİDARLARI

bu seçmen belirliyor. Hangi siyasi parti bu seçmene yönelik propaganda yaparsa , bu seçmeni elde ederse iktidar oluyor. Bunu AK Parti girdiği bütün seçimleri kazanarak en iyi yaptığını gösterdi.

Yaklaşık 3 yıldır köşe yazıyorum. Yazdığım her yazıyı sosyal medyadaki sayfamda yayınlıyorum. Dikkat ettiğim bir husus var ; okunma oranları. Eğer yazımın konusu Genel siyasetse okunma oranı epeyce düşük oluyor, eğer kişeye dayalı siyaset konusuysa biraz daha fazla okunuyor. Ara sıra siyasetin dışına çıkıp başka konular üzerine yazıyorsam okunma oranı bir hayli fazlalaşıyor. Eğer bu yazılar okurun hayatına dokunuyorsa hele hele yararına ise en yüksek seviyelere ulaşıyor. Hele birde

MAGAZİNSEL

yazıysa adeta

HİT

yapıyor.

Siyaset sevmiyor pek okurlarımız. Ya bıkmış siyasetten, yalanlardan; yada hayaıtındapek yer tutmuyor siyaset. Oysa hayatımızı

SİYASET

belirliyor. Yaşam standartımızda, alacağımız maaşlar, kazanacağımız paralar . Yani hayatımıza direk etki ediyor. Ama siyasibir yazıyı pek okumuyor okurlarımız. Bu sosyolojik bir olay. Yazılarımı sosyal medyadaki paylaşımlarda beğenileri ve yazımı paylaşanları inceliyorum. Siyasi bir yazıysa okuyanlar ve beğeniler farklı bir kitle, magazinsel bir yazıysa farklı bir kitle okuyor ve beğeniyor. Yazdığım yazı eğer kişiye yönelik eleştri yazısıysa en yakın arkadaşlarım bile deşifre olmaktan korkuyor, beğeni ve paylaşım yapmaktan imtina ediyor. Yani “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” misali.

Tabi bu KORKU İMPARATORLUĞU YARATILMIŞ BİR TÜRKİYEmdeki insanmanzaraları.

Sosyal medyadaki sitemde 2700 civarı arkadaşımın içinde her kesimden kişi var. Kesinlikle hepsi benim belli kriter içinde belirlediğim ve her gün onlarca gelen arkadaşlık istekleri içinden kabul ettiğim ve kesinlikle hepsi birebir tanıdığım arkadaşlarım.

Yazdığım konuya göre bu arkadaşlar arasından sosyal medya üzerinden okunma oluyor. Tabi okunma oranlarının artmasında sosyal medyanın ve internetin rolü büyük.

Bana bu köşe teklif edildiğinde sol pencereden siyaset yazabileceğimi söylemiştim.Bu güne kadar hiçbir yazımda müdahele ile karşılaşmadım. Zaman zaman düşünüyorum ben kimimki siyasi yazılarım okunsun diye. Ama siz okurlarıma teşekkür ediyorum beni yanlız bırakmadınız. Her yazım bin civarında okunuyor.. Bu oranda beni şimdilik oldukça memnun ediyor. Bu arada hala

AMATÖR

olarak yazıyorum. Yani işimiz bu değil.Gazetem “

İŞTE KOCAEL

İ ‘ye renk katabiliyorsam ne mutlu bana. Bana bu fırsatı veren başta Filiz KAYABAY hanımefendi nezninde tümİ

ŞTE KOCAELİ

ailesine teşekkür ederim.

. Çocukların ölmediği, kimsenin açlık çekmediği, herkesin sıcak bir evinin olduğu tüm canlıların yaşamına önem verildiği bir

HAYIR

DÜNYA

dilerim.

Mutlu, umutlu günleriniz olsun.

SEN

varsın diye, sizler varsınız diye bu şehir güzel.

Sevgi ve saygılarımla….

Exit mobile version