İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü (HIV) konusunda açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Mustafa Sünbül, 2020 itibarıyla dünyada 38 milyon HIV hastası bulunduğunu, bunların yaklaşık beşte birinin durumundan habersiz olduğunu söyledi.
HIV’İN DÜNYA ÇAPINDA ETKİSİ
Hastalığın ilk tespit edildiği günden bugüne 75,7 milyon kişinin HIV’e yakalandığını ve 32,7 milyon kişinin hayatını kaybettiğini belirten Prof. Dr. Sünbül, 2024 yılında 690 bin kişinin enfeksiyondan öldüğünü, 1,5 milyon kişinin ise yeni tanı aldığını ifade etti. Her gün 4 bin 500 kişiye hastalığın bulaştığını ve bunların yüzde 59’unun Sahra Altı Afrika’da yaşadığını söyledi. HIV, bağışıklık sistemini etkileyerek kişiyi enfeksiyonlara ve bazı kanserlere karşı savunmasız bırakıyor.
HIV SEMPTOMLARI
HIV semptomlarının enfeksiyonun aşamasına göre değiştiğini anlatan Prof. Dr. Sünbül, hastalık bulaştıktan birkaç hafta sonra ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı ve cilt döküntüsü gibi grip benzeri belirtiler görülebileceğini söyledi. Enfeksiyon ilerledikçe bağışıklık sistemi zayıflar; lenf bezlerinde şişme, kilo kaybı, ateş, ishal ve öksürük ortaya çıkar. Tedavi edilmeyen hastalarda verem, menenjit ve bazı kanserler görülebilir.
BULAŞMA YOLLARI VE RİSK GRUPLARI
Prof. Dr. Sünbül, HIV’in kan, süt, semen gibi vücut sıvılarıyla bulaştığını ve gebelikte anneden bebeğe geçebildiğini belirtti. Korunmasız cinsel ilişki, damar içi uyuşturucu kullanımı, enfekte kişinin kan veya organını almak ve steril olmayan aletlerle dövme yaptırmak risk faktörleri arasında sayıldı. Cinsel yolla bulaşan diğer hastalıklar ve sağlık çalışanlarına kaza ile iğne batması da riski artırıyor.
TANI VE TEDAVİ
HIV tanısının aynı gün sonuçlanan testlerle konabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Sünbül, erken tanı ve tedavinin önemine dikkat çekti. Antikor testleri ve HIV-RNA testi ile hastalık erken dönemde tespit edilebiliyor. Modern tedavi rejimleri virüsün çoğalmasını engelleyerek bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlıyor. Ancak bugüne kadar HIV için etkili bir aşı geliştirilememiştir.



