Kocaeli Sanayi Odası (KSO) ve İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, konu ileilgili açıklamada bulunarak şunları söyledi: “AB kamu alımları ve kamu desteklerini Avrupa’dakiüretim kapasitesini güçlendirmek ve Avrupa’da üretilen temiz teknolojilere ve ürünlere olanrekabeti artırmak için stratejik olarak kullanmayı hedefliyor. 4 Mart 2026 tarihinde açıklanan“Sanayi Hızlandırıcı” yasa tasarısı bu sürecin en önemli ayaklarından birini oluşturuyor. Yasatasarısı ile AB bugün kendi GSYİH’sında %14 olan imalat sanayinin payını 2035’e kadar %20’ye çıkartmayı ve özellikle karbonsuzlaşma ve temiz teknolojilerde öncü sektörler yaratmayı hedefliyor.
Kamu alımları ve kamu destek programlarında “Made in EU” ve düşük karbon tercihleri getirilerekçimento ve alüminyumdan batarya, güneş, rüzgar, ısı pompası ve nükleer gibi net-sıfır teknolojilerekadar Avrupa sanayi ürünlerine olan talebin artırılması amaçlanıyor. Çelik sektörü için ise pazartalebi yaratacak özel düşük karbon tercihleri öngörülüyor.
TÜRKİYE’DE ÜRETİLEN ÜRÜNLER “MADE IN EU” SAYILACAK MI?
Tasarıya göre uygulanması planlanan “Made in EU” kriteri AB’nin yakın ortaklarını da kapsayacak.Bu tanıma AB ile serbest ticaret anlaşması olan veya Türkiye örneğinde olduğu gibi gümrük birliğiolan ülkeler dahil edilebilecek. AB’nin serbest ticaret alanı veya gümrük birliği tesis eden biranlaşma imzaladığı ya da Kamu Alımları Anlaşması’na taraf olan ortaklardan gelen içerikler, ilgilianlaşma kapsamındaki Birlik yükümlülükleri çerçevesinde Birlik menşeli sayılacak.
Buna göre Türkiye’deki ürünlerin de bu tanıma dahil olması mümkün olacak. Bununla birlikte, Komisyon AB’de üretilen ürünlere ulusal muamele yapmayan yani ayrımcılık uygulayan üçüncübir ülkeyi bu tanım kapsamından çıkarabilecek. Bu açıdan bakıldığında Türkiye’de üretilenürünlerin “Made in EU” kapsamına girmesinde gümrük birliği ilişkisi belirleyici olacak. Ancak AB ürünlerine de ulusal muamele esası bulunuyor.
Doğrudan yabancı yatırımlar ile ilgili olarak, batarya, elektrikli araçlar, fotovoltaik ve kritikhammaddeler gibi stratejik sektörlerde 100 Milyon Avro’yu aşan ve küresel üretim kapasitesinin%40’ından fazlasının tek bir üçüncü ülke tarafından kontrol edildiği büyük yatırımlar için koşullargetiriliyor. Bu yatırımların yüksek nitelikli istihdam yaratması, inovasyon ve büyümeyidesteklemesi, teknoloji ve bilgi transferi yoluyla AB’de gerçek katma değer üretmesi ve yerel içerikşartlarına uyması gerekecek. Bu kapsamda en az %50 Avrupa istihdamı şartı getirilmesi öneriliyor.
Yasa tasarısı ayrıca sanayi projelerine yönelik izin prosedürlerini hızlandırmayı ve dijitalleştirmeyihedefliyor. Endüstriyel simbiyozu mümkün kılmak ve temiz imalat proje kümelerinin oluşumunuteşvik etmek amacıyla “Sanayi Hızlandırma Alanları” oluşturulması da öngörülüyor.
Türkiye’de üretilen ürünlerin de “Made in EU” kapsamına dahil olmasına dair ümit ışığı belirdi.Ancak gümrük birliği olsa da, AB ürünlerine yönelik ayrımcı uygulamaları gözden geçirmemizgerekecek. Yasa tasarısı bundan sonraki süreçte Avrupa Parlamentosu ve AB Bakanlar Konseyitarafından görüşülerek sonuçlandırılacak.”



