17 Ağustos’un 27. yılı yaklaşırken Kocaeli’de vatandaşın tek sorusu: “Gerçekten hazır mıyız?”

Türkiye’nin yakın tarihindeki en büyük felaketlerden biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümüne sayılı günler kaldı. Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan ve saat 03.02’de meydana gelen deprem, üzerinden yıllar geçmesine rağmen bölgede yaşayanların hafızasındaki yerini koruyor. Kocaelililerin yıllar içinde değişmeyen en büyük gündemlerinden biri ise olası bir depreme ne kadar hazır olunduğu.

17 Ağustos 1999’da meydana gelen deprem Kocaeli başta olmak üzere Marmara Bölgesi’nde büyük yıkıma neden oldu. Resmi verilere göre 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 43 bin 953 kişi yaralandı. Deprem binlerce binanın yıkılmasına ve yüz binlerce yapının hasar görmesine neden oldu. Aradan geçen 27 yıla rağmen özellikle depremi yaşayan Kocaelililer için 17 Ağustos yalnızca takvimdeki bir tarih değil. Her yıl yaklaşan yıldönümü, o gecenin yeniden hatırlanmasına ve “Bir daha olursa ne yapacağız?” sorusunun gündeme gelmesine neden oluyor.

VATANDAŞLARIN ORTAK TALEBİ: KENTSEL DÖNÜŞÜM HIZLANSIN

Kocaeli’de 17 Ağustos’un 25. yıl dönümü öncesinde vatandaşlarla yapılan görüşmelerde, depremi yaşayanların önemli bölümünün kentsel dönüşümün hızlandırılmasını istediği ortaya çıkmıştı. Vatandaşların bir kısmı yaşadıkları binalara güvenmediğini belirtirken, özellikle eski yapıların yenilenmesi gerektiği vurgulandı. Bazı vatandaşlar deprem çantası hazırladığını ve bireysel önlemler aldığını ifade ederken, bazıları ise herhangi bir hazırlık yapmadığını söyledi. Vatandaşların ifadelerinde dikkat çeken ortak nokta ise şu oldu: Deprem unutulmadı ancak hazırlık konusunda daha fazla adım atılması gerekiyor.

“EVİMİ DÖNÜŞÜME HEMEN VERİRİM”

Depremi çocuk yaşta yaşayan Kocaelililerden bazıları, yıllar geçmesine rağmen yaşadıkları korkunun hafızalarından silinmediğini belirtiyor. Kocaeli’de daha önce yapılan vatandaş röportajlarında bazı yurttaşlar, oturdukları binalara güvenmediklerini ve kentsel dönüşüm yapılması halinde evlerini dönüşüme vermeye hazır olduklarını dile getirdi. Özellikle 50-60 yıllık binalarda yaşayan vatandaşların, olası büyük bir depremde yapıların dayanıklılığı konusunda endişe taşıdığı görüldü.

“ALLAH’A EMANET YAŞIYORUZ” DİYEN DE VAR

Vatandaşların dikkat çektiği bir diğer konu ise bireysel hazırlıkların yetersizliği. Kocaeli’de yapılan görüşmelerde bazı vatandaşlar deprem çantası hazırladığını ve önlem aldığını belirtirken, bazıları ise evlerinde herhangi bir hazırlık bulunmadığını söyledi. Deprem bölgesinde yaşamanın getirdiği risklere rağmen günlük hayatın yoğunluğu içerisinde hazırlıkların ertelendiğini ifade edenler de oldu. Bu tablo, 17 Ağustos’un yıldönümünde yalnızca geçmişi anmanın değil, bireysel ve toplumsal hazırlığı yeniden sorgulamanın da önemini ortaya koyuyor.

KOCAELİ’DE “HAZIRLIK” VURGUSU

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamalarda da 17 Ağustos sonrası geçen sürede önemli çalışmalar gerçekleştirildiği, ancak kentsel dönüşüm konusunda vatandaşların da sürece dahil olması gerektiği vurgulanıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, 2025’teki 26. yıl anma programında depremden sonra önemli çalışmalar yapıldığını ancak bazı yapıların dönüşümünde çeşitli nedenlerle sürecin ilerleyemediğini belirtmişti. Büyükakın, vatandaşların da kentsel dönüşüme destek vermesi gerektiğini ifade etmişti.

17 AĞUSTOS YAKLAŞIRKEN AYNI SORU YENİDEN GÜNDEMDE

17 Ağustos 1999’un üzerinden 27 yıl geçerken Kocaeli’de deprem gerçeği hâlâ günlük hayatın önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Depremi yaşayanların hafızasında acı bir hatıra olarak kalan 17 Ağustos, genç kuşaklar için ise geçmişten çıkarılması gereken bir ders niteliğinde. Yıldönümü yaklaşırken Kocaeli’de vatandaşların beklentisi ise yıllar içinde büyük ölçüde değişmedi: Daha güvenli binalar, hızlanan kentsel dönüşüm ve olası bir depreme karşı daha güçlü hazırlık. Çünkü 17 Ağustos’un bıraktığı en büyük ders, depremin ne zaman olacağını beklemek değil, o gün gelmeden hazırlıklı olmak.

Exit mobile version