Medicana Çamlıca Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Hilal Taştekin Toz, uyku apnesinin beynin dinlenme sürecini bozabileceğini belirtti. Uyku sırasında solunumun tekrar tekrar durmasının kişinin fark etmediği kısa süreli uyanıklıklara neden olabildiğini ifade eden Toz, derin uykunun sürekli bölünmesi nedeniyle kişinin uzun süre uyusa dahi kaliteli bir dinlenme gerçekleştiremeyebileceğini söyledi. Uzmanlara göre özellikle ağır uyku apnesi vakalarında bu durum gece boyunca onlarca, hatta yüzlerce kez tekrarlanabiliyor.
OKUDUĞUNU ANLAMAKTA VE İSİMLERİ HATIRLAMAKTA ZORLANABİLİYORLAR
Uyku apnesinde yalnızca uyku bölünmüyor, kandaki oksijen seviyesinde de düşüşler yaşanabiliyor. Tekrarlayan oksijen düşüklüğü ve sık uyanmaların dikkat, öğrenme ve hafıza ile ilişkili beyin bölgelerinin işleyişini olumsuz etkileyebildiği belirtiliyor. Bu nedenle bazı kişiler isimleri hatırlamakta, toplantılarda dikkatini sürdürmekte, okuduğunu anlamakta veya günlük işlerini hatasız tamamlamakta zorlanabiliyor.
HER UNUTKANLIK DEMANS ANLAMINA GELMİYOR
Uzman Dr. Hilal Taştekin Toz, unutkanlığın her zaman nörodejeneratif bir hastalığa işaret etmediğini vurguladı. Vitamin eksiklikleri, tiroit hastalıkları, depresyon ve uyku bozuklukları gibi birçok farklı faktörün hafıza sorunlarına neden olabileceğini belirten Toz, şikayetlerin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Uyku apnesinin tedavi edilmesiyle birlikte birçok hastada dikkat, konsantrasyon ve hafıza performansında belirgin iyileşme görülebileceği kaydedildi.
UYKU LABORATUVARINDA BİR GECEDE TESPİT EDİLEBİLİYOR
Horlama, uykuda nefes durması, sabah yorgun uyanma ve gün içerisinde aşırı uyku hali yaşayan kişilerin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Toz, uyku bozukluklarının polisomnografi adı verilen uyku testiyle tespit edilebildiğini söyledi. Uyku laboratuvarında bir gece boyunca gerçekleştirilen testte beyin dalgaları, uyku evreleri, göz hareketleri, kalp ritmi, solunum hareketleri, kandaki oksijen seviyesi ve horlama gibi birçok değer eş zamanlı olarak takip ediliyor. Böylece uyku apnesinin bulunup bulunmadığı ve varsa şiddeti objektif olarak belirlenebiliyor.
HORLAMAYI SADECE RAHATSIZ EDİCİ BİR SES OLARAK GÖRMEYİN
Tedavi edilmeyen uyku apnesinin yalnızca günlük yaşam kalitesini değil, genel sağlığı da olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. Uzun süre tedavi edilmeyen uyku apnesinin hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve inme riskini artırabileceği, bunun yanında iş performansı ve zihinsel verimlilik üzerinde de olumsuz sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor. Özellikle horlamaya gündüz uykululuğu, unutkanlık ve dikkat dağınıklığı eşlik ediyorsa, durumun yalnızca yoğun tempo veya yaşlanmaya bağlanmaması gerektiği vurgulanıyor.
BU BELİRTİLERE DİKKAT
Uzmanlara göre şu belirtilerin birlikte görülmesi halinde uyku bozuklukları açısından değerlendirme yapılması önem taşıyor:
- Gürültülü ve sürekli horlama
- Uykuda nefesin durduğunun çevredeki kişiler tarafından fark edilmesi
- Sabah dinlenmemiş uyanma
- Gün içinde istemsiz uyuklama
- Dikkat dağınıklığı ve unutkanlık
- Sabah baş ağrısı
- İş performansında düşüş
- Konsantrasyon güçlüğü

