Çakır, küresel ticarette rekabetin artık yalnızca ürün ve fiyatlarla değil, ülkelerin düzenleyici sistemleriyle de şekillendiğini belirtti. Dış ticaret mevzuatının şirketlerin maliyetlerinden yatırım kararlarına kadar geniş bir alanı etkilediğine dikkat çeken Çakır, düzenlemelerin ekonomik ve operasyonel sonuçlarının da dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
“SEKTÖR TEMSİLCİLERİ SÜRECE DAHA FAZLA DAHİL EDİLMELİ”
Mevzuat hazırlığında “katılımcı mevzuat yönetimi” anlayışının önemine işaret eden Çakır, ihracatçılar, ticaret ve sanayi odaları, sektörel dernekler, lojistik firmaları ve gümrük müşavirlerinin sahadaki deneyimlerinden daha fazla yararlanılması gerektiğini söyledi. Çakır, yeterli istişare yapılmadan uygulamaya alınan bazı düzenlemelerin firmalar açısından ilave maliyet ve operasyonel zorluklar oluşturabildiğini belirterek, dış ticarette yaşanan mevzuat kaynaklı gecikmelerin firmaların uluslararası rekabet gücünü doğrudan etkileyebileceğini ifade etti.
“DÜZENLEYİCİ ETKİ ANALİZLERİ YAYGINLAŞTIRILMALI”
Yeni düzenlemeler hazırlanırken düzenleyici etki analizlerinin daha yaygın kullanılmasının önemine değinen Çakır, bu yöntemle düzenlemelerin ekonomik, ticari ve operasyonel sonuçlarının önceden öngörülebileceğini kaydetti. Ticaret Bakanlığı bünyesinde düzenli paydaş katılım mekanizmaları oluşturulmasının kamu ve özel sektör arasındaki bilgi akışını güçlendireceğini belirten Çakır, taslak düzenlemelerin sektör temsilcileriyle birlikte değerlendirilmesinin uygulamada yaşanabilecek sorunları azaltacağını söyledi.
“ÖNGÖRÜLEBİLİR MEVZUAT İHRACAT İÇİN KRİTİK”
Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşabilmesi için öngörülebilir ve uygulanabilir bir mevzuat yapısının büyük önem taşıdığını vurgulayan Çakır, kamu ve özel sektör arasında kurulacak güçlü iş birliğinin dış ticaret ekosistemine katkı sağlayacağını ifade etti.

