Çocuklarda özellikle bir gözün diğerinden daha iyi görmesi durumunda problemin uzun süre fark edilmeyebileceğini belirten Altunsoy, okula başlamadan önce görme keskinliği, gözlerin uyumu ve olası kırma kusurları açısından değerlendirme yapılmasını önerdi. Çocuğun tahtayı görmek için öne eğilmesi veya yaklaşması, televizyonu yakından izlemesi, kitap ve ekranı yüzüne fazla yaklaştırması görme problemi açısından dikkate alınması gereken davranışlar arasında gösterildi. Gözlerini kısarak bakma, bir gözünü kapatma, başını sürekli yana eğme, okurken satır atlama, gözleri sık sık ovuşturma, fazla kırpma, baş ağrısı ve göz yorgunluğu da ailelerin dikkat etmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor.
DERS BAŞARISINDAKİ DÜŞÜŞÜN NEDENİ GÖZLER OLABİLİR
Görme problemlerinin bazı durumlarda dikkat eksikliği veya isteksizlikle karıştırılabileceğini belirten Altunsoy, öğretmenlerin gözlemlerinin de önemli olduğunu ifade etti. Tahtayı görmekte zorlanan ya da okumaktan kaçınan çocukların yaşadığı sorunun altında görme problemi bulunabileceğine dikkat çekildi. Ailede miyopi, yüksek kırma kusuru, şaşılık veya göz tembelliği öyküsü bulunan çocukların yanı sıra prematüre doğan veya bazı gelişimsel sorunları bulunan çocukların daha erken ve kapsamlı değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
EKRAN KULLANIMINDA 20-20-20 KURALI
Okul döneminde uzun süre kesintisiz yakın çalışmadan kaçınılması gerektiğini söyleyen Altunsoy, kitap ve ekranın yaklaşık 30 santimetreden daha yakına getirilmemesini önerdi. Ekran kullanımında 20-20-20 kuralına dikkat çekilirken, çocukların her 20 dakikada bir yaklaşık 20 saniye boyunca 6 metre uzağa bakmasının sağlanabileceği ifade edildi. Gün içerisinde açık havada vakit geçirilmesinin de özellikle miyopi gelişme riskinin azaltılmasına katkı sağlayabileceği belirtildi.
“GÖZLÜK NUMARAYI ARTIRMAZ”
Çocuklarda gözlük kullanımına ilişkin yaygın bir yanlış inanışa da dikkat çeken Altunsoy, hekimin önerdiği gözlüğün kullanılmasının göz numarasını artırmadığını vurguladı. Özellikle göz tembelliği riski bulunan çocuklarda reçete edilen gözlüğün kullanılmamasının görsel gelişimi olumsuz etkileyebileceğini belirten Altunsoy, çocuğun gözlüğe alışmasının zaman alabileceğini ve bu süreçte ailelerin destekleyici olması gerektiğini söyledi.
“OKUL HAZIRLIĞI GÖZ SAĞLIĞI KONTROLÜNÜ DE KAPSAMALI”
Görme taramalarının olası sorunların belirlenmesinde önemli olduğunu ancak kapsamlı göz muayenesinin yerini tutmadığını belirten Altunsoy, tarama sonucunda yönlendirilen çocukların gerekli göz muayenesine götürülmesi gerektiğini ifade etti. Çocukluk döneminde fark edilmeyen görme sorunlarının yalnızca görme yetisini değil, okuma hızını, dikkat süresini, el-göz koordinasyonunu, akademik başarıyı ve özgüveni de etkileyebileceğini belirten Altunsoy, okul hazırlığının yalnızca çanta ve kırtasiye alışverişinden ibaret olmadığını, göz sağlığı kontrolünün de bu sürecin bir parçası olması gerektiğini söyledi.

