Bankalar, kredi kartı ve hesap hareketlerini risk analizleri kapsamında değerlendiriyor. Özellikle gerçek bir alışverişe dayanmayan işlemler üzerinden kredi kartı limitinin nakde çevrilmeye çalışılması incelemeye konu olabiliyor. Kredi kartı borcunun uzun süre ödenmemesi ve asgari ödeme yükümlülüklerinin aksatılması da bankaların değerlendirdiği unsurlar arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra bireysel kredi kartlarının yüksek tutarlı ticari işlemlerde veya işletme giderlerinin karşılanmasında kullanılması da olağan dışı kullanım olarak değerlendirilebiliyor.
GELİR VE HARCAMA ARASINDAKİ FARK ÖNEMLİ
Bankaların risk değerlendirmesinde dikkate aldığı bir diğer unsur ise müşterinin belgelenebilir geliri ile kart üzerinden gerçekleştirilen harcamalar arasındaki uyumsuzluk. Hesap ve kart hareketlerinde olağan dışı bir yoğunluk görülmesi ya da kartın kullanım amacı dışında değerlendirildiğine ilişkin bulgular bulunması halinde banka, müşterisinden işlemlere ilişkin açıklama veya belge talep edebiliyor. Yapılan incelemenin ardından bankanın kendi risk politikaları doğrultusunda kart kullanımına yönelik çeşitli tedbirler uygulanabiliyor.
LİMİT DÜŞÜRÜLEBİLİR, NAKİT AVANS KISITLANABİLİR
Riskli kullanım tespit edilmesi halinde uygulanabilecek tedbirler arasında kredi kartının nakit avans özelliğinin sınırlandırılması veya toplam kart limitinin düşürülmesi bulunabiliyor. Sorunun devam etmesi ya da kredi kartı borcunun yasal takip sürecine girmesi halinde ise kartın tamamen kullanıma kapatılması gündeme gelebiliyor.
YENİ KREDİ ALMAYI DA ZORLAŞTIRABİLİR
Kredi kartındaki kullanım ve ödeme sorunları yalnızca mevcut kartı etkilemeyebiliyor. Müşterinin bankacılık sistemi içerisindeki risk değerlendirmesinin olumsuz etkilenmesi, ilerleyen dönemde yeni kredi veya kredi kartı başvurularında da karşılaşılabilecek koşulları etkileyebiliyor. Bu nedenle kredi kartlarının kullanım amacına uygun şekilde kullanılması, ödemelerin zamanında yapılması ve harcamaların gelirle dengeli şekilde yürütülmesi önem taşıyor.

