Şehir ışıkları insanları rahatsız eder, ama onlar olmazsa geceleri önümüze engeller çıkar ve düşeriz. Şehir ışıkları bazen bize kolaylık da sağlar. Yanımızda bir ışık yoksa çok uzağımızda olan ışıklar geceleri bize yolumuzu gösterir. Bu yüzden ışığın yansıdığı yerlere sığınırız. Sağlığımız için şehir ışıkları zararlı, hatta aslında köylük alanlarda, ışığın az olduğu bölgeler yaşamak için daha sağlıklı ve daha uygun gelir. Çünkü gözlerimizi yormaz ve sağlığımızı tetiklemez. Fakat şehir ışıkları olmazsa geceleri sığınacağımız bir yer yoktur. Işığımız yoksa, girecek bir kapımız yoksa o gece, şehir ışıklarına sığınırız. Kulaklıklarımızdan müzik açınca mutlu oluruz, ama yine derler ki “kulaklığın olduğu için bizi duymuyorsun, kulaklarına yüksek ses zararlı” gibi şeyler söylerler. Ama zaten istemezsek yapmayız, istemezsek hiç bir şey yapmayız, ama istersek çok şey yaparız. Bu sebeple insanlara kendi bildiklerinizle yönlendirmeyin. Bunları düşünmek için hayat çok kısa, zaman uçup gidiyor. Bu yüzden hayatı yaşayın ve özgür olun, kendinizi özgür hissedin.
Zararlı olan şeyleri kabullenmek gerekir. Şehir ışıkları olmasaydı belki de geceleri dışarı çıkan insanlar kendi yolunu bulamayacaktı ve diğer yollara sapacaktı. Bu sebeple zararlı şeylere “bunlar zararlı, iyi bir şey değil” demeyin. Bunları düşünmek zamanımız kısıtlı. Bu yüzden hayatı yaşayın, hata yapın, tekrar yapın ve düzeltin. Sonuçta hayata bir kere geliyoruz. Bu fırsatı iyi değerlendirin, ertelemeyin. Bir bakmışsınız ki yaşınızdaki rakamlar büyümüş, hayatı yaşayamadan bu dünyayı terk etmişsiniz. Bunu yaşamak istemezsiniz, değil mi?

