‘’ Ankara’da şişko beyler bir oyun düzer, İnfazlılar şehre iner devriye gezer… ‘’
Türkiye’de istihbarat ile ilgili akademik çalışmaların sayısı, kaynaklara erişim engeli ve gizli bilgilerin paylaşımının suç olmasından dolayı, sınırlı düzeydedir.
Açık kaynaklardan faydalanarak gerçekleştirdiğimiz bu yazı dizimizde;
Türk İstihbarat mekanizması içinde önemli bir yer tutan kurumlar arası koordinasyon zafiyetlerine ve bu zafiyetlerden kaynaklı terör/ Suç olaylarına değineceğiz.
İstihbarat, Türk Dil Kurumunun Türkçe Sözlüğüne göre;
“Haber, bilgi alma, İstihbar etmek, haber almak, duymak, öğrenmek yeni öğrenilen bilgiler, haberler, bilgi toplama, haber alma’’ olarak tanımlanmaktadır.
İstihbarat teşkilatı dendiği zaman her devlet için ilk başta akla gelecek olan bazı kurumlar vardır.
Bu ABD için CIA,
Rusya için KGB,
İngiltere için MI-6
İsrail için Mossad
Türkiye içinse Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT)’tir.
Bununla birlikte ülkelerdeki istihbarat aileleri çok daha geniştir ve gerek örgütlü suçla mücadele gerekse milli güvenlik stratejinin oluşturulması sürecinde farklı kurumlardan katkı sağlanır.
Klasik bir örnek vermek gerekirse ABD istihbarat topluluğu aralarında CIA, FBI, Enerji Bakanlığı, Donanma gibi çeşitli birimlerin bulunduğu toplam 16 kamu kurumundan oluşur.
Türkiye Cumhuriyeti bürokrasisinde istihbarat topluluğu olarak adlandırılan resmi bir tanım olmamakla birlikte birçok kurumun bünyesinde istihbarat toplanması, oluşturulması, analizi amacıyla kurulmuş yapılanmalar bulunmaktadır.
Bu yapılanmalardan birçoğu aynen ABD örneğinde olduğu gibi farklı Bakanlıklara,
Genelkurmay Başkanlığı’na ya da Milli İstihbarat Teşkilatı örneğindeki gibi doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı resmi istihbarat örgütü olsa bile ;
Türkiye’de İstihbarat faaliyetlerini yerine getiren istihbarat kurumlarının birbiri ile iyi bir koordinasyon içinde olamayışı sık sık kamuoyunda gündeme gelen bir tartışmadır.
İstihbarat kurumları arasında meydana gelen bu problemin nasıl çözüleceği hakkında da görüş birliğinin olmaması başka bir sorun teşkil etmektedir
İstihbarat ulaşılabilen bütün açık, yarı açık ve gizli kaynaklardan her türlü aracın kullanılması sonucunda elde edilen her türlü veri malümat, ve bilginin ulusal genel veya ulusal özel plandaki politikaların gerçekleştirilmesi ve ulusal politikalara zarar verilmesinin engellenmesi amacı ile toplandıktan sonra önemine ve doğruluğuna göre sınıflandırılması, karşılaştırılması, analiz edilerek değerlendirilmesi süreci sonucunda ulaşılan bilgidir.
Araştırmacılara göre istihbaratın tanımı farklılık gösterse de ana çatı değişmemekte ve haberlerin toplanması, analiz edilip değerlendirilmesi ve yeni bir bilgi elde edilmesi noktasında görüş birliği olduğunu söyleyebiliriz.
O HALDE TÜRK İSTİHBARATININ ANA ÇATISI NEDİR ?
İstihbaratın ana felsefelerinden ve temel prensiplerinden birisi merkezden planlanması ve uygulanmasıdır.
İstihbarat bu nedenle koordinesi zor ve uzmanlık gerektiren bir konudur. Çok parçalı istihbarat yapılarının koordine sorunu bugün ABD de bile tam anlamı ile çözülmüş değildir.
Özellikle 11 Eylül saldırıları sonrası Amerikan gündeminde uzun bir süre yer tutan tartışmalardan biri de istihbarat örgütlenmesinin gözden geçirilerek revizyona tabi tutulması olmuştur.
ABD istihbarat topluluğu sistemi içerisinde koordinasyondan sorumlu olan birim Ulusal İstihbarat Direktörlüğü (DNI)’dür.
Ayrıca Amerikan İç istihbaratında koordinasyon ve terörle mücadeleden sorumlu olan ve ABD Kongresi tarafından 2002 yılında çıkartılan “Kamu Güvenlik Yasası” ile kurulan bir Kamu Güvenlik Teşkilatı (Department of Homeland Security) mevcuttur.
Bu kanun ile hukuk düzeni, afet hazırlığı ve iyileştirme, sınır koruma, sivil savunma gibi görevleri olan koordineden sorumlu ve tek çatı altında toplanan, diğer federal kurumlarla koordineli olarak çalışması sağlanmış bir kurumdur.
Terör saldırıları, insan kaynaklı veya doğal afetler de kurumun veya kurumdaki birimlerin sorumluluğu içindedir.
Türkiye de ise;
Doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak çalışan Milli İstihbarat Teşkilatı,
Türk İstihbaratının Ana Çatısı olduğunu söyleyebiliriz.
Milli istihbarat Teşkilatı (MİT):
MİT, Türkiye Cumhuriyeti bünyesinde devlet çapında milli güvenlik siyasetinin belirlenmesi amacıyla oluşturulan istihbaratın tepe noktasında yer almaktadır. Taktik ve operasyonel istihbaratın yanı sıra, karar alıcılara yol gösterici olacak stratejik istihbaratın oluşturulması bu kapsamda devlet çapındaki istihbarat toplama çalışmalarının koordine edilmesi görevi de bulunmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti İstihbarat Topluluğunun pek bilmediğimiz diğer unsurları ise;
Türk Silahlı Kuvvetleri :
Türk Silahlı Kuvvetleri’nde, hiyerarşik olarak, Genelkurmay Başkanlığı’ndan kıtalardaki tabur komutanlıklarına kadar farklı seviyelerde faaliyet gösteren istihbarat bölümler bulunmaktadır.
Dışişleri Bakanlığı :
Dışişleri bakanlığı bünyesindeki istihbarat çalışmaları Güvenlik ve İstihbarat Genel Müdür Yardımcılığı adında faaliyet göstermektedir. Dışişleri Bakanlığı dünya genelinde yüzlerce noktada sahip olduğu Büyükelçilikler, Daimi Temsilcilikler ve Konsolosluklar vasıtasıyla bilgi toplama kapasitesine sahiptir.
Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı (KDGM):
Kamu Güvenliği Müsteşarlığı İçişleri Bakanlığı’na bağlı olarak 2010 yılında faaliyete geçmiş olup, 10.07.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6551 sayılı “Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” ve ayrıca 01.10.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca “Çözüm Süreci Kurulu” ile “Kurumlararası İzleme ve Koordinasyon Komisyonlarında” yer almaktadır. Kurum ayrıca “Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulunun” sekretarya görevlerini yürütmektedir.
Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK)
MASAK, doğrudan Maliye Bakanına bağlı olarak, 19.11.1996 tarihinde yürürlüğe giren 4208 sayılı “Kara paranın Aklanmasının önlenmesine Dair Kanun” ile kurulmuştur.
Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı (İDB)
İDB’nin görevi, Türkiye’ye yönelecek tehditlere karşı önleyici ve koruyucu tedbirler almak; emniyet ve asayişi sağlamak üzere ülke seviyesinde istihbarat faaliyetlerinde bulunmaktır. Birimin temeli, 04.06.1937 yılında, doğrudan emniyet müdürüne bağlı, “ajanlarla alakalı iş ve işlemler ile umum müdürünün verdiği hususi görevleri yapmakla” görevli olan, “Önemli İşler Müdürlüğü” kurulmasıyla atılmıştır. 1975 yılında, birimin ismi İDB’ye çevrilerek, ilk defa isminde “istihbarat” kelimesi geçmiştir.
Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanlığı :
Jandarma görev sahasında emniyet ve âsâyiş ile kamu düzeninin korunmasını sağlayan ve diğer kanunların verdiği görevleri yerine getiren, silahlı genel kolluk kuvvetidir. Jandarmanın görev, yetki ve sorumlulukları 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu’nda belirtilmiştir. Buna göre Jandarmanın genel olarak görev ve sorumluluk alanı; “Polis görev sahası dışı olup, bu alanlar il ve ilçe belediye hudutları haricinde kalan veya polis teşkilatı bulunmayan yerlerdir
Stratejik Analiz Başkanlığı (SAB):
Türkiye’nin stratejik istihbarat ihtiyacını karşılamak için, kısa-orta-uzun vadeli stratejik analiz üretmekle görevlidir. Başkanlık bu amaçla bölgesel ve küresel gelişimleri yakinen izler, toplumsal dinamikleri tahlil eder, birbirinden bağımsız görünen olaylar arasındaki nedensellik bağını ortaya çıkararak öngörüde bulunur.
Sinyal İstihbaratı Başkanlığı (SİB):
Muhabere ve muhabere dışı sinyalleri kullanarak erken ihbar ve ikaz bilgileri de dahil olmak üzere sinyal istihbaratı üretmekle görevlidir. Başkanlık bu amaçla haberleşme ve radar sinyallerini yakalayarak bu sinyalleri analiz eder ve istihbarata dönüştürür.
Elektronik-Teknik İstihbarat Başkanlığı (ETİ):
Devlet sırrının ifşasının tespiti ve terörist faaliyetlerin önlenmesi için telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit etmek ve dinlemek, sinyal bilgilerini değerlendirerek kaydetmekle görevlidir. Başkanlık, ses ve görüntü analizi yapar, IMINT üretir, kriptolu verileri çözer ve siber tehdit unsurlarına karşı çalışma yürütür.
İstihbarata Karşı Koyma Başkanlığı (İKKB):
Yabancı devlet, istihbarat servisi, kurum/kuruluş ve şahısların Türkiye’ye yönelik casusluk faaliyetlerini tespit ve engellenmesiyle görevlidir. Başkanlık bu amaçla kontr-espiyonaj çalışmaları yürüterek, espiyonaj faaliyetlerinin hedefi olan kamu ve özel sektör kurum/kuruluşları ile işbirliği ve koordinasyon faaliyeti yürütür.
Dış Operasyonlar Başkanlığı (DOB):
Türkiye’nin stratejik çıkarlarının korunması ve geliştirilmesiyle görevlidir. Başkanlık yurt içi ve yurt dışı birimlerle birlikte çalışmalar yapar. Türkiye’nin milli güvenlik stratejisini destekleyen çizgide ve siyasi konjonktürle paralellik arz edecek çalışmalarını yürütür.
Güvenlik İstihbaratı Başkanlığı (GİB):
Başta terör örgütleri ve terörist faaliyetler olmak üzere, Türkiye’nin milli gücüne yönelik tehditlere karşı güvenlik istihbaratını toplamakla görevlidir. Başkanlık tarafından yurt içinde ve yurt dışında toplanan istihbarat güvenlik tedbirlerinin alınması ve tehdidin bertaraf edilmesi için kullanılır.
‘’ Amerikan İç istihbaratında koordinasyon ve terörle mücadeleden sorumlu olan ve ABD Kongresi tarafından 2002 yılında çıkartılan “Kamu Güvenlik Yasası” ile kurulan bir Kamu Güvenlik Teşkilatı (Department of Homeland Security) mevcut olduğunu belirtmiştik.
Türkiye’nin ‘’ Departmen of Homeland Security ‘’ görevi için Milli İstihbarat Teşkilatı Koordinasyonu olarak tanımlayabiliriz.
Bana göre Milli İstihbarat Teşkilatı’nın en önemli görevleri arasında de milli istihbaratın koordinasyonundan sorumlu kurum olmasının gelmesidir.
Çünkü Milli İstihbarat Teşkilatı’nın yaptığı bu koordinasyon sadece istihbarat birimleri arasında olmayıp bütün devlet kurumlarını kapsamaktadır.
MİT Müsteşarının Başkanlığında kurulan Milli İstihbarat Koordinasyon Kurulu (MİKK) Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının 2937 sayılı kanun çerçevesindeki “görev ve yükümlülüklerinin yerine getirilmesiyle ilgili koordinasyonun sağlanması ve istihbarat çalışmalarının yöneltilmesinde, temel görüşleri oluşturmak üzere” üç ayda bir toplanmaktadır.
Kurul toplantılarına Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri veya Yardımcısı,
Genelkurmay İstihbarat Başkanı veya Yardımcısı,
İlgili bakanlıkların müsteşarları, kurum ve kuruluşların yetkili amirleri,
MİT’in ilgili başkanları ile MİT Müsteşarının çağıracağı diğer kamu görevlileri katılmaktadır.
Türk İstihbarat Topluluk bileşenlerimizin bu kadar geniş ve katılımcı olmasının yanı sıra kurumlar arasındaki yapısal ve görev alanları farkına dayalı güvensizlik nedeniyle koordinasyon ve işbirliğinin yeterli düzeylerde olmaması, Türk İstihbarat Sistemindeki en önemli problemlerden biri olduğu görülmektedir.
İstihbarat sisteminde koordinasyon ve işbirliğinin yetersiz seviyelerde olması, istihbaratta gayretlerin boşa harcanmasına, faaliyetlerde istenilen sonucun alınamamasına neden olmaktadır.
Bu konuda Irak’ın kuzeyinde Kızılay görevlisi maskesini kullanırken şehit olan MİT mensupları ile ilgili olarak Kızılay yetkililerinin, kurumumuz personeli değil şeklindeki açıklamaları, İstanbul’daki İngiltere Büyükelçiliği, Sinagog ve HSBC Banka yapılan bombalı eylemler öncesi koordinasyon ve işbirliği eksikliğinden kaynaklanan istihbarat zafiyetlerini, işbirliği ve koordinasyon sorununa örnek olarak vermek mümkündür.
İstihbarat zafiyetlerinden kaynaklı bombalı terör eylemlerin yanı sıra yıllardır hiç kimsenin cesaret ederek soramadığı o soruyu müsaadeniz ile ben sorayım o zaman…
Bebek Katili Abdullah ÖCALAN’ın bile ‘’ Mossad Ajanıdır ‘’ dediği eşcinsel haham karşısında Türk İstihbaratı ve Türk İstihbaratını oluşturan istihbarat topluğumuzun paydaş kurumları nasıl oldu da Kuşçubaşı Eşref’i mezarında ters döndürecek kadar, İ.ne bir hahamın Türkiye’ye operasyon çekmesine göz yumabildiler…
( Not: Değerli okurlarımız Türk İstihbarat Topluluk bileşenlerini lütfen not alsın. Makalemizin Son Bölümün de Türk İstihbarat Topluluğu bileşenlerine bir gönderme de bulunacağız… )
Devam Edecek.
Yarın: KUŞÇUBAŞI EŞREF’İN KEMİKLERİNİ SIZLATTINIZ…

