CHP ve CUNTA FAALİYETLERİ ( 2 )

Atatürk sonrası genç Cumhuriyetin İktidar partisi CHP’nin 10 Mayıs 1946 günü toplanan olağanüstü kurultayında tek dereceli seçim sistemine geçiş kararı alındı. Cumhurbaşkanı ve CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, 1947 yılında yapılması gereken genel seçimlerin iç ve dış politik gelişmelerin zorlaması ile öne çekilerek bir iki ay içerisinde yapılmasının kararlaştırıldığını belirti. 26 Mayıs 1946 günü yapılan […]

Atatürk sonrası genç Cumhuriyetin İktidar partisi CHP’nin 10 Mayıs 1946 günü toplanan olağanüstü kurultayında tek dereceli seçim sistemine geçiş kararı alındı.

Cumhurbaşkanı ve CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, 1947 yılında yapılması gereken genel seçimlerin iç ve dış politik gelişmelerin zorlaması ile öne çekilerek bir iki ay içerisinde yapılmasının kararlaştırıldığını belirti.

26 Mayıs 1946 günü yapılan belediye seçimlerine Türkiye genelinde örgütlenmesini tamamlayamayan ve bu nedenle seçimlere katılamayan Demokrat Parti seçim sürecini yakından izlerken, yaşanan baskı ve usulsüzlükleri millet adına protesto etti ve bir ay sonra bu seçimlerde yaşanan baskı ve yolsuzlukları anlatan bir broşür yayınladı

Cumhuriyet Halk Partisi ve Demokrat Parti arasında  propaganda mücadelesi başlarken,
Demokrat Parti belediye seçimlerinde yaşananlara yönelik bir broşür yayınlayarak il ve ilçelerden örneklerle yerel seçimlerde yaşanan baskı ve yolsuzluklara ilişkin iddialarını kamuoyu ile paylaştı

Demokrat Cumhuriyet Halk Partisi Lideri İsmet Paşanın baskısı ile idare amirleri ve devlet memurlarının kanuna aykırı bir şekilde köylerde CHP propagandası yaptıklarını belirterek bu durumu İçişleri Bakanlığına şikâyet etti.

Demokrat Partili Adnan Menderes Vatan gazetesine yazdığı yazıda Devlet Başkanlığı ile
Parti Başkanlığının ayrılması gerektiğini vurguluyordu.

Demokrat Parti Lideri Celal BAYAR’ da bu konuya değinerek “…partimizin maruz kaldığı şiddetli hareketler gösteriyor ki, ne kadar iyi niyetle hareket edilirse edilsin, Devlet Başkanının fiilen bir partinin başkanlığında bulunması ve bütün milletin malı olması icab eden Devlet Başkanlığı yüksek makamının bütün yüksek masuniyet ve  salahiyetleriyle bir partinin tarafında yer alması, diğer  partileri gayet nazik ve zor bir mevkide bulundurmakta ve partilerin eşit hak ve şartlar altında çalışabilmeleri prensibine aykırı durumlar yaratmaktadır” diyecekti

CUMHURİYET TARİHİNDE İLK DEFA  CUNTA ZİHNİYETİNE TARİHİ AYAR İZMİT’TEN VERİLDİ :

DP kurucularından Refik Şevket İnce Demokrat Parti Kocaeli İl Teşkilatının açılışında yaptığı konuşmasında ;

– “…Jandarmaya silah verdikse, Polisin beline tabanca taktıksa bunu milletin emniyet ve menfaatini korumak için verdik. Binaenaleyh, dün olduğu gibi bugün de yarın da bütün devlet memurlarından istediğimiz vatandaş arasında eşit muameledir…” sözleri ile Cunta Zihniyetine karşı Cumhuriyet Tarihinin ilk ayarını İzmit’ten verdi.

Seçmen defterlerinin muhtarlıklara asılması ile birlikte CHP ve DP arasında seçim sonrasına kadar devam edecek yeni bir tartışma gündemi oluşuyordu.

Kimi vatandaşların isimleri seçim defterlerinde yer almazken, seçmen olmayan şahısların isimlerinin defterlere kaydedildiği ortaya çıktı

Bu süreçte basına yansıyan haberlerde ise Bursa’da vali başta olmak üzere idare amirlerinin DP üzerinde baskı kurduğu ve valilikçe alınan karar gereği köylerdeki DP üyelerinin tehditle partilerinden istifaya zorlandığı iddiaları yer alıyordu.

Öyle ki DP İnegöl ilçe başkanı köylerde rejim aleyhtarı konuşmalar yaptığı gerekçesiyle savcılığa verildi

İdare amirlerinin muhalefet üzerindeki baskılarına yönelik gazete haberleri propaganda dönemi boyunca devam ederken, 7 Temmuz’da Kayseri merkez ilçeye bağlı köylerde propaganda yapan DP temsilcisinin nahiye müdürü tarafından 24 saat boyunca alıkonulduğu ve darp edildiği iddiası gündeme geldi .

Benzer olayların artması DP yönetiminin İçişleri Bakanlığı nezdinde yaşananları şikâyet etmesine yol açtı.

Parti yöneticileri de 3 Temmuz gününden itibaren hükümet uygulamalarında değişiklik olduğu, DP’ye karşı baskı ve yıldırma politikalarının yoğunlaştırıldığı ve bunun iktidar partisinin seçimi kaybedeceğini anlamasından ileri geldiğini vurguluyordu.

DP Genel Merkezi 10 Temmuz günü yayınladığı beyannamede “maruz kaldığımız kanun dışı hareketlerin meydana getirdiği ciddi durum karşısında tazyiklerden ve bunların doğuracağı neticelerden korunmak maksadıyla seçimlerden çekilmek hatıra gelebilirse de böyle bir hareketten ictinabı millî menfaate daha uygun buluyoruz” deniliyordu,

Seçime sayılı günler kala Celal Bayar, İzmir ve Aydın’a yaptığı propaganda gezisini takip eden gazetecilere  “Halk reyini serbest verebilirse, sandıklar iyi kontrol altında bulunursa, reyler göz önünde açılır ve tarafsız bir tasnif yapılırsa DP’nin seçimden muzaffer çıkacağına kaniiz” derken DP’nin mülki amirlerin kendilerine baskı  yaparak CHP için çalıştıkları doğrultusundaki itirazını güçlendiren olaylar yaşanmaya devam etti.

İSMETPAŞA DÖNEMİ CUMHURİYET HALK PARTİSİ SİVİL CUNTA FAALİYETLERİ :

Basına yansıyan haberlere göre Mersin’de vali memurlarla birlikte CHP için propaganda gezisine çıktı

Kula’da evini DP ilçe teşkilatına kiralayan vatandaş jandarma karakoluna götürülerek darp edildi

 DP’nin İzmir sokaklarına astırdığı afişler valilikten izin alınmadığı gerekçesiyle polislerce söküldü

DP’nin Aşkale teşkilatını kurmak için bu ilçeye giden ve kaymakam, savcı ile jandarma komutanının huzuruna çıkarılan partiliye DP’nin Ruslardan para  aldığı, DP’ye intisabın devlete ihanet olduğu söylenerek ilçeden gönderildi

Elazığ’da kaymakamlar, nahiye müdürleri, jandarma ve muhtarlar halk üzerinde baskı kurarak Demokrat Parti’ye rey verenlerin sürüneceklerini söyledi.

Erbaa’da seçimden hemen önce DP ilçe merkezi kapatılarak sandıklara gönderilen parti temsilcilerinin görev yapmaları engellendi

Bolvadin Kaymakamı ise muhtarlardan CHP aleyhinde konuşanlar hakkında yasal

işlem yapılmasını istedi.

Yaşanan bu gelişmelerin etkisiyle 16 Temmuz günü DP adına radyodan halka seslenen Mümtaz Faik Fenik, hiçbir idare amirinin vatandaşın oyu ve kararı üzerinde etki yapamayacağını belirterek seçmene şöyle sesleniyordu:

“Kimse sizi elinizden ekmek karnesini almakla tehdit edemez… Kimse sizi filancaya rey vermiyor diye haklarınızdan mahrum edemez… Şoförler, benzininizi kimse kısamaz. Köylüler, çiftinizi çubuğunuzu kimse elinizden alamaz. Memurlar, kimse sizi memuriyetten uzaklaştıramaz. Kimse sizi reyinizi istediği adam veya liste için kullanmıyor diye başka bir yere nakledemez, vekâlet emrine alamaz. Sanayiciler, kimse fabrikanızı tezgâhınızı kapayamaz. (…)Hayır hayır böyle tehdit yapanlar adam öldürür gibi milli iradeyi öldürmek isteyen insanlardır. İşte Demokrat Parti bu milli iradeyi hakim kılmaya çalışıyor. Buna büyük bir nokta koyalım…”

DP adına radyodan halka seslenen Mümtaz Faik Fenik, hiçbir idare amirinin vatandaşın oyu ve kararı üzerinde etki yapamayacağını belirtmesinin karşılığı cezaevi olacaktı.

Baskın seçim ile vali ve kaymakamları seçmenlere tehdit ettirmek suretiyle,
Jandarma ve Polis kuvvetlerinin silahlı gücünü kullanarak vatandaşları üzerinde korku imparatorluğu oluşturarak seçimleri kazanmak isteyen, İsmet İNÖNÜ’nün,
Cumhuriyet Halk Partisi, Cunta Zihniyetinin en büyük örneğin;i

19 Temmuz’da Aydın’a bağlı Çakırbeyli köyünde DP ocak başkanı ile Adnan Menderes’e ait çiftliğin kâhyası uğradıkları silahlı saldırı sonucu hayatlarını kaybetmesi ile gösterecekti…

devam edecek,,,,

Exit mobile version