MHP’nin kadınlarından 5 Aralık mesajı

MHP'de görev alan Avukat Sevgi Batı, Avukat Pınar Kolay Köse ve MHP Kaçepten Sorumlu İl Başkan Yardımcı Yasemin Kantaroğlu Kadınların seçme ve seçilme hakkı günü hakkında mesajlarını paylaştılar.

Milliyetçi Hareket Partisi’nde görevlerini sürdüren Avukat Sevgi Batı, Avukat Pınar Kolay Köse ve MHP Kaçepten Sorumlu İl Başkan Yardımcı Yasemin Kantaroğlu; 5 Aralık Kadınların seçme ve seçilme hakkı günü ile ilgili özel gün mesajlarını dile getirdiler.

“BU HAK HER ZAMAN SAVUNULMALI”

Avukat Sevgi Batı mesajında, “Kadınların seçme ve seçilme hakkı, dünyanın birçok yerinde uzun bir mücadelenin sonunda kazanılmıştır. Türkiye, bu mücadelede önemli bir rol üstlenmiştir tarihsel açıdan bakıldığında; Türkiye, Fransa ve İtalya’dan 11 yıl, Romanya’dan 12 yıl, Bulgaristan’dan 13 yıl, Belçika’da 14 yıl, İsviçre’den 36 yıl önce Kadınlara Seçme ve Seçilme hakkı tanınmıştır. 1930 yılından itibaren çıkartılan bazı yasalarla kadınlar önce Belediye Seçimlerine katılma, köylerde muhtar olma ve ihtiyar meclislerinde üye seçilme hakkını kullanmışlardır. Ancak 5 Aralık 1934 yılından itibaren de Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakları tanınmıştır. Türkiye’de kadınlar siyasal haklarını ilk kez 1930 yılında Eylül ayından Ekim Ayının 20’sine kadar süren Belediye Seçimlerinde kullanılmıştır. Böylece ilk defa İzmir ve İstanbul illerinin bazı belediye meclislerine girmeye başlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ilk kadın muhtarı Aydın’ın Çine İlçe’sine bağlı Demirdere Köyünde (bugünkü Karpuzlu İlçesi) yaklaşık 500 oy alarak seçimi kazanan Gül Esin Hanım olmuştur. Ancak 5 Aralık 1934 yılında TBMM’ne sunulan Anayasa ve Seçim Kanununda yapılan değişiklik ile 317 üyeli Mecliste oylamaya katılan 258 milletvekilinin tümünün oyuyla değişiklik önerisi kabul edilmiş ve kadınlar seçme ve seçilme hakkını elde etmiştir. Kadınların ilk kez kullanıldığı ve aday olabildiği TBMM V. Dönem Seçimleri ile ilkkez 17 kadın Milletvekili 8 Şubat 1935’de Meclis’e girdi Kadınların seçme ve seçilme hakkı, geçmişte kazanılmış bir hak olabilir ama bu hak, her zaman savunulmalı ve daha ileriye taşınmalıdır. Her birey, kadın ya da erkek, toplumda eşit haklara sahip olmalı ve kadınlar siyasette, iş dünyasında, bilimde ve tüm diğer alanlarda hak ettikleri yeri almalıdır.” dileklerinde bulundu.

“YALNIZCA BİR SİYASİ MESELE DEĞİL”

Avukat Pınar Kolay Köse, mesajında “Kadınların seçme ve seçilme hakkı, demokrasiye giden yolda önemli bir kilometre taşıdır. Bu hak, sadece bir bireysel hak değil, aynı zamanda toplumun tüm kesimlerinin eşit temsilini sağlamayı amaçlayan bir demokratik reformdur. Türkiye’de kadınlar, 5 Aralık 1934 tarihinde yapılan anayasa değişikliği ile seçme ve seçilme hakkına kavuşmuşlardır. Bu tarihi adım, Türk kadınlarının toplumsal hayatta daha güçlü bir şekilde yer almalarının önünü açmıştır. Türkiye, 1934’te bu hakkı tanıyan ilk Müslüman çoğunluğa sahip ülke olmuş, dünya genelinde kadın hakları mücadelesine büyük bir örnek teşkil etmiştir. 1935 seçimlerinde kadınlar ilk kez oy kullanmış ve 17 kadın milletvekili seçilmiştir. Bu, Türkiye’nin kadınların siyasi katılımına verdiği önemin bir göstergesidir. Bu vesile ile ilk kadın milletvekillerimiz Mebrure Gönenç, Hatı Çırpan, Türkan Örs Baştuğ, Sabiha Gökçül Erbay, Şekibe İnsel, Hatice Özgener, Huriye Öniz Baha, Fatma Memik, Nakiye Elgün, Fakihe Öymen, Benal Nevzat İştar Arıman, Ferruh Güpgüp, Bahire Bediş Morova Aydilek, Mihri Pektaş, Meliha Ulaş, Fatma Esma Nayman, Sabiha Görkey ve Seniha Hızal’ı rahmetle anıyorum. Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’deki kadın hakları mücadelesinde önemli bir aktör olmuştur. MHP, özellikle “milliyetçilik” ideolojisi çerçevesinde, Türk kadınının toplumdaki yerini güçlendirmeyi savunmuştur. Parti, geleneksel aile yapısının korunmasından yana olmasına rağmen, kadınların toplumsal ve ekonomik hayatta daha fazla yer almasını önemseyen bir politika izlemektedir. Partimizin kadın politikaları, genellikle aileyi güçlendirmeye yönelik olmuştur. Ancak bunun yanında, kadınların siyasette aktif rol alması gerektiği konusunda da bir farkındalık yaratılmıştır. Son yıllarda, partimizinde de kadın üyelerin sayısında bir artış gözlemlenmiştir ve kadınların siyasi temsilinin artırılması gerektiği konusunda zaman zaman çeşitli açıklamalar yapmıştır. 2015 ve sonrası seçimlerinde, partinin kadın aday oranı artmış ve bu sayede kadınların parlamentoda daha fazla temsil edilmesi sağlanmıştır. “kadın hareketleri” konusunda duyarlı bir yaklaşım sergileyerek, kadın hakları konusunda farkındalık yaratma çabaları da devam etmektedir. Kadınlara yönelik seçme ve seçilme hakkı, Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde önemli bir dönüm noktasıdır. Milliyetçi Hareket Partisi de bu konuda zaman zaman tartışmalara konu olmuş, ancak özellikle kadınların siyasette daha etkin olmasının gerektiği görüşünü savunmuştur. Kadın hakları, yalnızca bir siyasi mesele değil, toplumsal bir mesele olarak, tüm siyasi partilerin üzerinde durması gereken bir konudur. Milliyetçi Hareket Partisi’nin bu konudaki tutumu, zamanla daha fazla kadın temsili sağlamak ve kadınların toplumsal yaşamda daha etkin roller üstlenmesini teşvik etmek yönünde şekillenmiştir. Sonuç olarak, kadın hakları ve kadınların siyasetteki yerini güçlendirmek, hem toplumsal barış hem de demokratik gelişim açısından kritik öneme sahiptir. MHP’nin bu konuda daha fazla adım atması, kadınların toplumdaki eşit rolünü pekiştirecektir. Hep birlikte, kadın-erkek eşitliğini daha da ileriye taşıyacak bir toplumu inşa etme noktasında atacağımız her adım, Türk milletinin güçlü geleceğine katkı sağlayacaktır. Genel Başkanımızın dediği üzere, “Bugün bağımsız yaşıyorsak, cepheye mermi taşıyan, dua eden, tespih çekerek şükreden, sevgi ve şefkatli bakışlarından eksik etmeyen annelerimizin sayesinde olduğunu unutmamız gerekir. Yeni dönemin yerel ve küresel siyaset belirleyicileri arasında kadınların önemli yeri vardır ve olacaktır. Siyasal temsil, kadınlar olmadan mesafe alamaz ve ilerleme kaydedemez.” ifadelerine yer verdi.

“HEPİMİZİN SORUMLULUĞUDUR”

MHP Kaçepten Sorumlu İl Başkan Yardımcı Yasemin Kantaroğlu ise, “5 Aralık 1934 Türk kadının toplumsal yaşamda hak ettiği yeri kazanması için atılmış büyük bir adımdır. Kadınlarımız, bu tarihte seçme ve seçilme hakkına kavuşarak sadece bir hak değil aynı zamanda eşit vatandaş olmanın onurunu da kazanmıştır. Mustafa Kemal ATATÜRK’ün öncülüğünde gerçekleşen bu reform, kadının toplumdaki yerini güçlendirmiş ve demokrasimizin temel taşlarından biri olmuştur. Bu tarihi gün kadının özgürlüğünü, gücünü ve toplumun her alanında etkinliğini simgeleyen bir dönüm noktasıdır. Bugün bu mirası daha da ileriye taşımak hepimizin sorumluluğudur. Sayın genel başkanımız Dr. Devlet BAHÇELİ’nin vurguladığı gibi ‘en başta ve herşeyden önce kadın insandır. Elbette insan olmaktan kaynaklanan tüm hak ve mükafatlara sahip olacaktır. Bir ülkenin gelişmişlik ölçüsü, bir çağın medeniyet seviyesi ilk önce insanlık onuruna duyulan samimi hürmet ve sadakate bağlıdır. Kadınlık onurunu insanlık onuruna ayrı tutmak, ayrı düşürmek, apayrı kategoride ele almak söz konusu değildir.’ Kadınlarımızın bu güzel gününü kutluyor. Kadınlarımız eşit şartlarda birey olmalarını sağlayan ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ü saygıyla anıyorum.” sözlerini iletti.

Exit mobile version