Medical Park Ordu Hastanesi’nden Psikolog Ferahnaz Şeyma Yılmaz, yeme bozukluklarının yalnızca beslenme alışkanlıklarıyla sınırlı olmadığını, kişinin duygusal dünyası ve psikolojik durumuyla da yakından ilişkili olabileceğini belirtti. Yılmaz, özellikle duygusal açlık ile fiziksel açlığın birbirinden ayırt edilmesinin önemli olduğunu vurguladı.
YEME BOZUKLUKLARI HER YAŞTA GÖRÜLEBİLİYOR
Yeme davranışının kişinin yaşamını ve sağlığını olumsuz etkileyecek düzeyde bozulmasının yeme bozukluğu olarak değerlendirildiğini belirten Yılmaz, pika, geri çıkarma (geviş getirme) bozukluğu, kaçıngan/kısıtlı yiyecek alımı bozukluğu, anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve tıkanırcasına yeme bozukluğunun başlıca yeme bozuklukları arasında bulunduğunu ifade etti.
Yılmaz, yeme bozukluklarının kadınlarda daha sık görülmekle birlikte kadın ve erkeklerde farklı yaş dönemlerinde ortaya çıkabildiğini söyledi.
STRES VE ÜZÜNTÜ YEME DAVRANIŞINI ETKİLEYEBİLİYOR
Yeme isteğinin yalnızca fiziksel açlıkla ortaya çıkmadığına dikkat çeken Yılmaz, stres, gerginlik, korku, üzüntü, depresif duygular, yorgunluk, yalnızlık, güvensizlik, öfke ve utanç gibi birçok duygunun yeme davranışını etkileyebileceğini belirtti.
Duygusal açlığın altında çoğu zaman yoğun duyguların bulunabileceğini ifade eden Yılmaz, kişinin kendisini rahatlatmak amacıyla yeme davranışına yönelebileceğini söyledi.
Yılmaz, yoğun yeme isteği ortaya çıktığında kişinin yalnızca “Ne yemek istiyorum?” sorusuna değil, “Şu anda ne hissediyorum?” sorusuna da yanıt aramasının önemli olduğunu vurguladı.
DUYGUSAL AÇLIK NASIL ANLAŞILIR?
Fiziksel açlığın genellikle yavaş yavaş ortaya çıktığını ve kişinin farklı yiyecekler arasında bilinçli seçim yapabildiğini belirten Yılmaz, yemek yenilip doyma hissi oluştuğunda durmanın mümkün olduğunu ifade etti.
Duygusal açlığın ise çoğu zaman aniden ortaya çıktığını belirten Yılmaz, belirli yiyeceklere yönelik yoğun istek oluşabileceğini ve kişinin tok olmasına rağmen yemeye devam edebileceğini söyledi.
Duygusal açlığın ardından suçluluk veya pişmanlık duygularının da yaşanabileceğine dikkat çekti.
YOĞUN YEME İSTEĞİNDE 15 DAKİKA KURALINA DİKKAT
Yoğun yeme isteği geldiğinde kişinin kendisine 15 dakika süre vermesinin yardımcı olabileceğini belirten Yılmaz, yiyeceklerin bulunduğu ortamdan uzaklaşmayı, dişleri fırçalamayı, kısa bir yürüyüş yapmayı veya dikkati farklı bir aktiviteye yönlendirmeyi önerdi.
Yılmaz, bu süreçte kişinin kendisine “Gerçekten aç mıyım, yoksa şu anda bir duyguyla mı baş etmeye çalışıyorum?” sorusunu yöneltebileceğini söyledi.
AŞIRI YEME İSTEĞİ BİR UYARI OLABİLİR
Aşırı yeme isteğinin zaman zaman kişinin ruhsal dünyasında yolunda gitmeyen bir durumun işareti olabileceğini belirten Yılmaz, kişinin kendisini rahatsız eden durumu fark etmesinin önemine dikkat çekti.
Yılmaz, kişinin “Beni şu anda rahatsız eden ne var?” sorusunu kendisine yöneltmesinin, duygularını fark etmesinin ve ihtiyaç duyduğunda destek almasının önemli olduğunu ifade etti.
YEME BOZUKLUKLARI TEDAVİ EDİLEBİLİYOR
Yeme bozukluklarının tedavi edilebilir rahatsızlıklar olduğunu belirten Yılmaz, sorunların tek başına çözülmeye çalışılmaması gerektiğini söyledi.
Yeme davranışındaki belirgin değişikliklerin uzun sürmesi, kontrol edilemeyen yeme ataklarının yaşanması, yoğun yiyecek kısıtlamalarının uygulanması veya yemek sonrasında telafi davranışlarının görülmesi halinde psikolog ve psikiyatri başta olmak üzere ilgili sağlık profesyonellerinden destek alınmasının önem taşıdığını vurguladı.

