Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Masaüstü Reklam 1
Masaüstü Reklam 1
Masaüstü Reklam 1

Deprem korkusu sosyal medyayla büyüyor

1-7 Mart Deprem Haftası afetlere karşı hazırlığın önemini hatırlatırken Klinik Psikolog Gözde Göktaş, sosyal medyada yoğun deprem içeriklerine maruz kalmanın kaygıyı artırabileceğini belirterek kontrol edilemeyen riskler yerine somut hazırlıklara odaklanmanın daha sağlıklı olduğunu söyledi.

1-7 Mart Deprem Haftası afetlere karşı hazırlığın önemini hatırlatırken Klinik

1-7 Mart Deprem Haftası afetlere karşı hazırlığın önemini hatırlatırken Klinik Psikolog Gözde Göktaş, sosyal medyada yoğun deprem içeriklerine maruz kalmanın kaygıyı artırabileceğini belirterek kontrol edilemeyen riskler yerine somut hazırlıklara odaklanmanın daha sağlıklı olduğunu söyledi.

Toplum olarak deprem gerçeğiyle yaşanılan bu dönemde, bilgiye ulaşma hızı bazen bir dezavantaja dönüşebiliyor. 1-7 Mart Deprem Haftası’na özel dikkat çeken açıklamalarda bulunan Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi’nden Klinik Psikolog Gözde Göktaş, özellikle sosyal medyada felaket senaryolarını sürekli takip etmenin bireyleri gerçek hazırlık yerine korku döngüsüne sürükleyebileceğini ifade etti.

KOLEKTİF TRAVMALAR TETİKLENEBİLİYOR

Süreç içerisinde toplumda kolektif travmaların tetiklenmesinin oldukça doğal olduğunu söyleyen Göktaş, “Son yıllarda güvenliğimizi sağlamak için kullandığımız bazı araçların farkında olmadan ruh sağlığımızı zorlayabildiğini görüyoruz. Özellikle sürekli deprem uygulamalarını kontrol etmek veya sosyal medyada felaket senaryoları içeren paylaşımlara maruz kalmak kaygıyı artırabiliyor” diye konuştu.

ZİHİN TEHLİKE ARAMAYA BAŞLIYOR

Kaygılı zihinlerin hayatta kalma dürtüsüyle çevreyi sürekli tarama eğiliminde olduğunu belirten Göktaş, “Yoldan geçen bir kamyonun oluşturduğu titreşimi deprem sanmak, avizeye bakarak sallanıp sallanmadığını kontrol etmek ya da binadaki en küçük çatlağa odaklanmak bu durumun örnekleri arasında yer alıyor. Sosyal medyada felaket içeriklerini sürekli takip etmenin ‘felaket kaydırması’ olarak adlandırılan bir döngüye yol açabilir. Bu durum ise somut hazırlık yerine soyut korkuların büyümesine neden olabilir.” dedi.

KAYGIYI AZALTMAK İÇİN MARUZİYETİ SINIRLANDIRIN

Depremle ilgili tamamen bilgi akışından kopmanın çözüm olmadığını vurgulayan Göktaş, maruziyetin kontrol altına alınmasının önemli olduğunu ifade etti. “Deprem uygulamalarının bildirimlerini yalnızca yüksek şiddetli depremler için sınırlandırmak, haber takibini günün belirli saatleriyle sınırlamak faydalı olabilir” ifadelerini kullandı.

KORKUYA DEĞİL HAZIRLIĞA ODAKLANIN

Enerjinin felaket içeriklerini takip etmek yerine hazırlık yapmaya yönlendirilmesi gerektiğini belirten Göktaş, “Deprem çantası hazırlamak, evde eşyaları sabitlemek gibi somut önlemler hem güvenliğimizi artırır hem de kaygımızı yönetmemize yardımcı olur. Kontrol edemediğimiz sarsıntıları izlemek bizi korumaz, ancak kontrol edebildiğimiz önlemler bizi güçlendirir” ifadelerini kullandı.

Masaüstü Reklam 1 Masaüstü Reklam 1 Masaüstü Reklam 1

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SEDAŞ’ın planlı bakım ve onarım çalışmaları kapsamında yarın (18.04.2026) Kocaeli’nin
Sıradaki Haber Yarın o ilçelerde elektrik olmayacak!