Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Masaüstü Reklam 1
Masaüstü Reklam 1
Masaüstü Reklam 1
Vedat Çalık
Vedat Çalık

CUMHURİYET HALK PARTİSİ ESKİ GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU’NA AÇIK MEKTUBUMDUR 1.Bölüm

Gecikmiş İtiraflar ve Erken Uyarı Sistemi

Sayın Kılıçdaroğlu,

Geçtiğimiz günlerde, tam 2.5 yıllık bir aranın ardından yeniden adım attığınız CHP Genel Merkezi kürsüsünden partililerinize ve tüm Türkiye’ye hitap ettiniz. “Her şeyi anlatacağım” diyerek çıktığınız o kürsüde, adeta bir günah çıkarma seansına imza attınız. Dediniz ki:

“Bu milletin kurtuluşu, adaleti ve aydınlık geleceği için başlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum… Kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum.”

Ve eklediniz: “Benim temiz niyetimi sırtımdan hançerlenmek için kullananları göremedim. Hakkınızı helal edin ve beni affedin.”

Sayın Kılıçdaroğlu, devletin en kritik kademelerinde bulunmuş, yıllarca ana muhalefet liderliği yapmış ve ülkeyi yönetme iddiasıyla cumhurbaşkanı adayı olmuş bir siyasetçinin sığınacağı son liman “göremedim, fark edemedim, kandırıldım” sığınağı olamaz, olmamalıdır! Siyaset sahneleri, basiretsizliklerini “temiz niyet” ambalajıyla kapatmaya çalışanların helallik isteme yeri değildir.

Siz Ankara’daki korunaklı odalarınızda, etrafınızı saran o menfaat duvarlarının arkasında körebe oynarken; Anadolu’da, Kocaeli’de, bu milletin yetim hakkını savunan yerel basın her şeyi çıplak gözle görüyordu. Sizin o gün kürsüden haykırdığınız “rüşvet çarklarını”, “organize ilişkileri” ve adeta bir ahtapot gibi partinizi saran “mali ilişki ağlarını” biz yıllar öncesinden, en güçlü oldukları dönemde yazdık.

Siz “Arkamızdan sinsice sızanları fark edemedim” derken, bu ülkenin Erken Uyarı Sistemi olan bizler, tehlikeyi çoktan deşifre etmiştik. Siz körlüğü bir tercih olarak yaşarken, ben bu satırların yazarı Vedat Çalık olarak, İlke Kocaeli Gazetesi’ndeki köşemde kurulan tezgahları, kurumsal çeteleri ve adrese teslim usulsüzlükleri tek tek kayda geçiriyordum.

Örneğin, hafızanızı tazelemek için bırakıyorum; siz daha partinizin içindeki bu çürümeyi idrak bile edememişken, ben 20 Kasım 2023 tarihinde kaleme aldığım yazı dizimin ilk bölümünde tehlikenin adını koymuştum: 👉 Ekrem İmamoğlu Çetesi ve Fatma Kaplan Hürriyet’in 50 Milyon TL’lik Suç Benzerliği Davası – 1

Biz Kocaeli’den haykırıyorduk, “Haram saadeti yarım kalır, güneş balçıkla sıvanmaz” diyorduk. Sizin o hançer dediğiniz şeylerin, aslında partinizin belediyelerinde beslenen kurumsal bir yapının silahları olduğunu feryat ediyorduk. Biz taşrada bu mücadeleyi verirken, devletin yargısına kendimizi ihbar edecek kadar kalemimizin arkasında dururken siz neredeydiniz?

Şimdi koltuğu kaybedip, idari ve hukuki çember daralınca mı gözlerinizdeki bağ çözüldü? Dün “göremedim” dediğiniz her usulsüzlüğün belgesi, tarihiyle ve mührüyle bizim arşivimizde duruyor. Biz görevimizi yaptık; gördük, yazdık ve uyardık.

Nihayetinde sormak boynumuzun borcudur:

Sayın Kılıçdaroğlu; siz Ankara’daki rüşvet ve delege borsalarını bugün yeni itiraf ederken, biz taşradan Ankara’ya uzanan hortumları yıllar önce yazıyorduk. Kulaklarınızı yırtan bu çığlıkları gerçekten duymadınız mı, yoksa etrafınızda kurulan o kirli duvarlar mı hakikati duymanızı engelledi?

50 Milyon TL’lik Suç Benzerliği Davası ve İlk İşaret Fişeği

Sayın Kılıçdaroğlu,

Genel Merkez kürsüsünden günah çıkarırken kurduğunuz o en ağır cümlelerden biri de şuydu: “Rüşvete, talana bulaşan o rüşvetçi belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım için özür dilerim.”

Farkında mısınız bilmem ama siz bu itirafla, aslında kendi ellerinizle büyüttüğünüz, koruma kalkanı sağladığınız ve altındaki imzanızla yeniden adaylaştırdığınız yapıların kamu kaynaklarını nasıl talan ettiğini tescillemiş oldunuz. Ancak yine yanılıyorsunuz, yine ıskalıyorsunuz. Bu talan, sizin zannettiğiniz ya da göstermek istediğiniz gibi münferit, üç beş belediye başkanının tekil usulsüzlüğü değildir. Karşımızda, metropollerden taşraya uzanan, adeta kılcal damarlarla birbirine bağlanmış kurumsal bir çark, sistematik bir “Mali İlişki Ağı” var!

Siz Ankara’da “adalet” sloganları atarken, biz bu çarkın dişlilerini tek tek ifşa ediyorduk. İstanbul-Kocaeli hattında kurulan bu finansal köprüyü, kamu kaynaklarının belirli bir organizasyon ve sistematikle nasıl hortumlandığını Türkiye’de ilk gören ve yazan yine bu kalem oldu.

Ben Kasım 2023 tarihinde, yani siz daha koltuğunuzdan yeni indirilmişken ve partinizdeki bu derin çürümeyi “hançerlenme” edebiyatına indirgemeye çalışırken, İlke Kocaeli Gazetesi’nde 5 bölümlük dev bir arşiv açtım. Şablon aynı, yöntem aynı, aktörler senkronizeydi. Kocaeli’den İstanbul’a uzanan bu 50 Milyon TL’lik organize benzerliği seri halinde, isim isim, dosya dosya ortaya koydum.

Hafızanız yerine gelsin, hani o “göremedim” dediğiniz günlerin kronolojik ispatı olarak o uyarı fişeklerini buraya tek tek iliştiriyorum:

20 Kasım 2023: Ekrem İmamoğlu Çetesi ve Fatma Kaplan Hürriyet’in 50 Milyon TL’lik Suç Benzerliği Davası – 1

24 Kasım 2023: Ekrem İmamoğlu Çetesi ve Fatma Kaplan Hürriyet’in 50 Milyon TL’lik Suç Benzerliği Davası – 2

24 Kasım 2023: Ekrem İmamoğlu Çetesi ve Fatma Kaplan Hürriyet’in 50 Milyon TL’lik Suç Benzerliği Davası – 3

27 Kasım 2023: Ekrem İmamoğlu Çetesi ve Fatma Kaplan Hürriyet’in 50 Milyon TL’lik Suç Benzerliği Davası – 4

28 Kasım 2023: Ekrem İmamoğlu Çetesi ve Fatma Kaplan Hürriyet’in 50 Milyon TL’lik Suç Benzerliği Davası – 5

Sayın Kılıçdaroğlu; milletin cebinden çıkan, yetimin hakkı olan milyonlarca liralık bütçeler, adrese teslim ihalelerle, paravan şirketlerle ve kurulan ortaklıklarla “Haram Saadetleri” yaratmak için eritilirken siz ne yapıyordunuz? Yerel yönetimleri kontrol etmek, halka hizmet üretmekle yükümlü olan Genel Merkez denetim mekanizmalarınız neden kör, neden sağırdı? Eğer o dönem bu haykırışlara kulak verseydiniz, bugün partinizi teslim alan o mali egemenliği daha başlamadan bitirebilirdiniz. Ama siz susmayı, etrafınızdaki çeteleşmeyi görmezden gelmeyi seçtiniz. O çeteler büyüdü, palazlandı ve en nihayetinde sizin de itiraf ettiğiniz gibi kendi delege borsalarını kurarak sizi o koltuktan fırlatıp attı.

Nihayetinde, itiraflarınızın samimiyetini tartmak için soruyorum:

Sayın Kılıçdaroğlu; “Belediyelerdeki talanı söküp atamadım” derken, içiniz sızlayarak kastettiğiniz, genel başkanlık sorumluluğu altında ezildiğiniz o dosyalar arasında; bizim Kasım 2023’te tüm belgeleriyle deşifre ettiğimiz, Kocaeli’den İstanbul’a uzanan bu 50 Milyon TL’lik organize suç benzerliği ve mali iş birliği de var mıydı?

Devam Edecek :

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir