Ankara deyince aklıma;
Ankara da 120’den, ülke genelinde de 300’den fazla şubesi olan bir restoran geliyor!
Adını duymuş, adından övgüyle bahseden tanıdıklarım çok olmuştu, hatta ana yemeği sipariş ederken az söyle, önden gelen ikramlarla karnın zaten doyuyor, ana yemek artarsa paket yaptırırsın diyen bile olmuştu.
Yemek sonunda gelen tatlı çay vesaire derken ertesi gün acıkmayacak şekilde sofradan kalkıyorsun, o derece!
Gittim gördüm yedim, elhamdülillah.
Veni, vidi, yedim.
Hem lezzet dolu bir masa, hem de İzmit’te ortalama bir restoranın neredeyse yarı fiyatına!
Ankara’dakiler iyi yiyor diyoruz ya!
Adamlar haklı.
Ben de olsam yerim.
Hem doyurucu, hem sağlıklı, hem lezzetli, hem de ucuz!
***
Tüm bunlara rağmen neden şikayet edilir Ankara’dan, anlamam!
Kıskançlıktan olabilir!
Bir zamanlar ben de o kıskançlardan biriydim.
Cahil zamanlarımdı.
Ama büyüdüm ve gördüm, Ankara haklı.
Hem de her konuda!
Eğer bir insan haklıysa, her zaman kazanır.
Çünkü yüce Allah inananlarla beraberdir.
Ve inananlar her zaman KAZANIR!
Kazanamıyorsa, samimi değildir.
İddia ettiği kadar inanmıyordur!
Allah’ın beraber olduğu kaybetmez.
Ya her şey yolundadır, ya kuruntu ediyordur, ya da samimi değildir!
Ben artık Ankara’dan tarafım.
Az daha konsantre olsam şiir yazarım.
***
Benimle aynı fikirde değil misin?
Hani ünlü bir Türk büyüğünün de yakalandığı trafik çevirmesinde dediği gibi(!)
Arabanın tekerinin patladığının ben de farkındayım, sen mi farkındasın sadece, mümkünse görüşmeyelim kardeş…
Perşembe günümüz de mübarek olsun inşallah.
Sürç-ü lisan ettiysem hamd ola.




YORUMLAR