Göğüs ağrısının her zaman kalp kaynaklı olmadığını belirten Özdemir, kas-iskelet sistemi sorunları, reflü ve bazı akciğer hastalıklarının da benzer şikâyetlere yol açabileceğini ifade etti. Ancak daha önce yaşanmamış, ani başlayan ve şiddetli göğüs ağrılarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kalp kaynaklı ağrının göğüste baskı, sıkışma, yanma veya ağırlık hissi şeklinde ortaya çıkabileceğini belirten Özdemir, ağrının sırta, omuzlara, kollara, boyuna veya çeneye yayılabileceğini kaydetti.
NEFES DARLIĞI VE SOĞUK TERLEMEYE DİKKAT
Göğüs ağrısıyla birlikte nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, kusma, çarpıntı, baş dönmesi veya bayılma hissi görülmesinin önem taşıdığını belirten Özdemir, özellikle ağrının birkaç dakika içinde geçmemesi, giderek şiddetlenmesi ya da tekrarlaması halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi.
HER SIRTA VURAN AĞRI KALP KRİZİ DEĞİL
Sırta yayılan her göğüs ağrısının kalp krizi anlamına gelmediğini belirten Özdemir, kesin değerlendirme için hekim muayenesinin gerekli olduğunu ifade etti. Ağrının başlangıç şekli, süresi, eforla ilişkisi ve eşlik eden belirtilerin tanı açısından önemli ipuçları sunduğunu aktardı.
“AĞRININ GEÇMESİNİ BEKLEMEYİN”
Özdemir, hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, sigara kullanımı, obezite veya ailede erken yaşta kalp-damar hastalığı öyküsü bulunan kişilerin göğüs ağrılarını daha dikkatli değerlendirmesi gerektiğini belirtti. Ani başlayan, şiddetli veya alışılmadık göğüs ağrısının sırta ya da başka bölgelere yayılması halinde “geçer” düşüncesiyle beklenmemesi gerektiğini vurgulayan Özdemir, özellikle nefes darlığı, terleme ve bulantı gibi belirtiler eşlik ediyorsa acil tıbbi yardım alınması çağrısında bulundu.



