Glokom, göz içi basıncının yükselmesiyle ortaya çıkan ve çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen bir göz hastalığıdır. Tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açabilen glokom, özellikle 40 yaş sonrası bireylerde daha sık görülüyor.
GÖZ İÇİ BASINCI NEDİR VE NEDEN ÖNEMLİDİR?
Op. Dr. Mehmet Tayfur, gözün içindeki sıvının oluşturduğu basıncın göz anatomisinin korunması için kritik olduğunu belirtiyor. Basınç yükseldiğinde optik sinirde hasar oluşabileceğini ve görme alanının daralabileceğini vurguluyor. Halk arasında göz tansiyonu veya karasu hastalığı olarak da bilinen glokom, sinsi ilerleyebildiği için erken fark edilmeyebiliyor.
NORMAL GÖZ İÇİ BASINCI DEĞERİ YOK
Göz tansiyonu için tek bir normal değer bulunmadığını aktaran Dr. Tayfur:
-
Toplumda ortalama değerler 10-21 mmHg arasında değişiyor
-
Basınç normal olsa bile optik sinirde hasar oluşabilir
-
Bazı kişilerde yüksek basınca rağmen hasar olmayabilir
GLOKOM RİSKİNİ ARTIRAN FAKTÖRLER
-
40 yaş üstü bireyler
-
Diyabet, hipertansiyon, migren gibi sistemik hastalıklar
-
Ailede glokom öyküsü
-
Uzun süreli kortizon kullanımı
Risk grubunda yer alan kişilerin düzenli göz muayenelerini ihmal etmemesi büyük önem taşıyor.
BELİRTİSİZ İLERLEYEBİLİR
Glokom çoğu zaman belirti vermeden ilerlediği için hastalar hastalığın ileri evrelerinde farkına varabiliyor. Kapalı açılı glokom durumunda ise ani bulanık görme, şiddetli baş ağrısı, bulantı ve kusma gibi belirtiler görülebiliyor.
TEDAVİDE AMAÇ GÖZ İÇİ BASINCINI KONTROL ALTINDA TUTMAK
Glokom tedavisinde öncelik detaylı göz muayenesi ve ileri tetkiklerdir. Tedavide genellikle göz içi basıncını düşürmeye yardımcı göz damlaları kullanılıyor. Basıncın kontrol altında tutulması, optik sinirde oluşabilecek hasarın ilerlemesini önlemek açısından kritik öneme sahip.
DÜZENLİ GÖZ MUAYENESİ ŞART
-
40 yaş sonrası: yılda en az bir kez
-
Risk grubundakiler: daha sık kontrol
Op. Dr. Tayfur, “Erken tanı sayesinde görme kaybının önüne geçmek mümkün” diyerek göz muayenesinin önemine dikkat çekiyor.



