Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Masaüstü Reklam 1
Masaüstü Reklam 1
Masaüstü Reklam 1
Gökçe Talia Kopuk
Gökçe Talia Kopuk

Nihilist Penguen

Sosyal medyada bugünlerde sıkça karşımıza çıkan nihilist pengueni görmeyeniniz yoktur. Bu görüntüler aslında komik gibi gözükse de biraz daha düşününce derin anlamlar taşıdığını anlamak mümkün. 2007 yılında Werner Herzog tarafından çekilmiş ve yayınlanmış olsa da, tekrar ülkenin gündeminde merkez haline geldi.

Penguenin bu kadar konuşulması aslında sadece koloniden ayrılıp kendi yolunu seçmesi değil, bireysel yabancılaşmanın simgesi olarak görülmesinden dolayı bu kadar konuşuluyor. Bilim insanlarının yorumu ise, bu yürüyüşün bilinçli değil, yönünü kaybetmiş olabileceğini veya stres altında olabileceğini söylüyorlar. İnsanların bu penguene “nihilist” ismini vermesi tabii ki penguenin nihilist olduğundan değil; zaten bir penguen veya bir başka canlı, insan gibi düşünce özelliklerini kendi içinde barındıramaz. Bu söylemin nedeni, hayatta anlam arayışının boşluğu, yalnızlık ve amaçsızlık duygusudur.

Bu penguenin bu kadar popüler olması bence yorgunluk, fakat bu fiziksel değil, mental bir yorgunluk. Ülkede olup bitenler, “Acaba bugün eve ekmek getirebilecek miyim?”, “Bu ay maaşım yetecek mi?” gibi içsel savaşlar. Son yıllarda gelen bu adaletsizlik kavramına artık hepimiz sahibiz. “Küçücük çocuklar bile mi adaletsiz şekilde büyüyor?” Evet, aynen öyle. Şu anda Türkiye’de doğan belki de binlerce bebek doğru düzgün yemek yiyemiyor, hayatlarını tehlikeye atıyor. Nedeni ise ortada: adaletsizlik. Bazıları saraylarında, bazıları ise çöplerin içinde hayatlarını sürdürüyor. Eğitim kavramında da aynı sorun var. LGS denen sınav kâğıtları aslında bizim hayatımız olan bir kâğıt gibi düşünebilirsiniz: ya hayatımızı mükemmel bir şekilde yaşayıp ailemizi gururlandıracağız, Türkiye’nin en iyi liselerine gideceğiz ya da her gün uyandığımızda memnuniyetsiz bir şekilde okula gidip bize hiç uymayan insanlar içinde eğitim göreceğiz. Nedeni ise tek bir kitapçık.

Daha şimdiden bile 13-14 yaşındaki insanların beyinlerine gelecek kaygısı yüklüyorlar. Karnelerden Atatürk’ü siliyorlar, millî değerlerimiz neredeyse yok ediliyor. Fakat bunu gören ve fark eden tek bir kişi bile yok; öğrenciler seslerini çıkardıkta önemsenmiyor, “çocuk aklı” diyerek geçiştiriliyor. Ama bizim oturduğumuz sıralarda oturup bizim aldığımız eğitimi alsaydınız böyle davranmazdınız.

Umarım hayat daha adaletli ve daha fazla birlik içinde yaşayabileceğimiz bir hale gelir. Herkes daha bilinçli olursa ve birazcık da olsa sorgulama imkânı elde ederse, belki de her şey daha güzel olabilir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir