16. yüzyılın sonlarına doğru, İtalya’dan kaçan bir İtalyan filozof, varsayılan pozisyonlarını değiştirmek ve gelenekleri tersine çevirmek ve insanlığın aydınlaşması için verdiği mücadele neticesinde;
ilk olarak Roma Katolik Kilisesinden, sonra Cenevre Kalvinist Kilisesinden ve son olarak da
Helmstadt Luthern Kilisesi tarafından aforoz cezasına çarptırılmıştır.
Kendilerini hakikatin bekçileri olarak gören kurumlar;
Körü körüne dayatılan dogmalardan kaynaklanan kurallara tahammülü olmayan bir kişinin, özgür düşüncesiyle bilginin gücüne dayanarak, kurumsal kiliselerin dayattığı tezleri çürütüyor olması karşısında çareyi reformlar getiren filozofu bir kazığa bağlayarak diri diri yakmakta buldular.
Engizisyon mahkemeleri tarafından diri diri ateşe verilerek yakılarak katledilen
filozof Giordano Brumo’dan başkası değildir.
Giordano Brumo çağdaşları tarafından Nolanusve olarak bilinmesi kendisinin adının her zaman güç ve kararlılıkla bağdaştırılıyor olmasıdır.
1458 Yılında İtalya’nın Napoli kenti yakınlarındaki Nola kasabasında doğan Giordano Brumu’yu ölümünden yaklaşık 600 sene sonra anıyor olmamızın sebebi ise;
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan HÜRRİYET’in, Körfezray metro istasyonlarının önünde gerçekleştirdiği Show amaçlı basın açıklamalarından ileri gelmektedir.
Gebze de yedi katlı bir binanın çökmesi ve beş kişilik aileden dört kişinin hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan elim olay neticesinde ve yaşanan acı kayıplarımızın henüz yedisi çıkmadan şehitlerimizin toprağı kurumadan, toplumsal acımızı siyasi fırsata çevirmeye kalkma k,. insanlıktan nasibini almamış utanmazların, gözünü siyasi ikbal hırsı bürümüş alçakların ve ortaçağ kilisesi zihniyetli yöneticilerin işidir.
Yol demek medeniyet demektir.
Toplumsal acıyı siyasallaştırmak,
Metro istasyonlarının şantiye alanları önünde Stand-Up yapmak,
Ölümler üzerinde siyasi ikbal peşinde koşmak ile aydınlanma yolunda mücadele veren filozofları, kazıklara bağlatıp canlı canlı yakarak katletmek arasında hiçbir fark yoktur.
Ortaçağ kiliseleri dün nasıl ki varsayılan pozisyonlarını korumak için aydınlanma ve medeniyet yolunda çalışan filozof ve bilim insanlarını kazıklara bağlatarak canlı canlı yaktılar ise
Bugün de İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet varsayılan pozisyonunu korumak ve yükseltmek için ;
Medeniyet yolunda gecesini gündüzüne katarak yerin metrelerce altında çalışan tünel mühendislerimizi, tünel işçilerimizi,
Tünel mühendis ve tünel işçilerimizin üzerinden kent insanını Metro medeniyeti ile buluşturmak isteyen karar vericilerimizi basının önüne atarak itibar linçi uygulatarak, insan onuruna hiç yakışmayan acınası bir siyaseti tercih etmekten geri durmamaktadır.
Gözünü siyasi ikbal hırsı bürümüş İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in kent insanın görmesini istemediği tek gerçek şudur;
‘’ Metropollerde artan nüfusun meydana getirdiği büyüme, yoğun yapılaşma ve motorlu araç sayısının artması ile ulaşım sorunu ortaya çıkmış, bu alanlarda yaşayan insanların bir yerden bir yere ulaşımı zorlaşmış ve bunun sonucunda toplu taşıma sistemlerinin önemi artmıştır. ‘’
Toplu taşıma sistemlerinden kent içi raylı sistemler, özellikle metropol niteliği kazanmış büyük kentlerde tercih edilmektedir.
Metrolar, kent içi ulaşımda yüksek hızı, yüksek yolcu kapasitesi, sık sefer aralığı ve güvenli sistemleriyle öne çıkmaktadır.
Metropollerin ulaşımdaki en büyük sorunu olan zaman ve mekan yetersizliğine çözüm sunan metrolar, tam korumalı yol kullanımına sahip olduklarından özel bir güzergah üzerinde hareket etmekte ve bu sistemde özel istasyon yapıları kullanılmaktadır.
Metrolar için ayrılmış bu güzergah, yer üstünde olabileceği gibi nüfus yoğunluğu fazla olan kentlerde, kente paralel olarak yer altında ilerlemekte, yolculuk sırasında hızlı ve kesintisiz hareket sağlanmakta, kentle sadece giriş noktalarında kesişerek, yüzeydeki mekan sıkışıklığını ortadan kaldırmaktadır.
Böylelikle yoğun ve hareketli bir yaşantının olduğu, çeşitli kültürel, etnik, sosyal ve ekonomik grupların beraber bulunduğu, sanayi, ticaret ve konut merkezlerine sahip büyük kentler olan Metropollerde, yer altı da Metropolün bir parçası haline gelmektedir.
SÖZ BAŞI YERİNE:
Yunan bilge Georgius Gemistus Plethon, 1428’de Floransa Konsili’nde kadim Bilgelik geleneğini İtalya’ya tanıtarak İtalyan Rönesansı’nı ateşlemişti.
Zihinsel kültürün yanı sıra “Ruh Kültürü”nü de vurgulayan bu canlanma, hâkim normlardan önemli bir sapmaydı.
Plethon’un öğretilerinden ve Marsiglio Ficino gibi öğrencilerinin çalışmalarından etkilenen Rönesans, kadim bilgeliğe duyulan yenilenen ilgi ve Katolik Kilisesi içindeki yozlaşmanın eleştirisiyle belirginleşen derin bir manevi uyanıştı.
Kocaeli’nin Kartepe ilçesinden başlayarak Körfez ilçesinde bitecek ve yaklaşık 30 Kilometre uzunluğuna sahip olacak KörfezRay Metro projesi,
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet için derin manevi bir uyanıştan uyanması, kişisel Rönesansı ile tanışması ve hırslarından aydınlanma yolunda ilk Metro peronu olması dileğiyle.
Vedat ÇALIK




YORUMLAR