Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Masaüstü Reklam 1
Masaüstü Reklam 1
Masaüstü Reklam 1
Vedat Çalık
Vedat Çalık

“BALAT’TA BİR ANTİKA HIRSIZLIĞI” BÖLÜM 5

“Hukuk Göreve: Patrikhane ve Başpapaz Barthelemeos’a Suç Duyurusu ve Ulusal Onur”

Yazı dizimizin başından beri Balat’taki o meşhur antika hırsızlığının izini sürdük. Bir hırsızın cübbesine saklanan 200 yıllık saatin tik-takları, aslında bize Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarının nasıl kemirildiğini haber veriyordu. Artık teşhis konuldu, sıra tedaviye ve hukuki hesaplaşmaya geldi.

Gelinen noktada mesele artık sadece Agathangeleos Siskos isimli bir şahsın hırsızlık yapması değildir. Asıl mesele; İstanbul’un göbeğinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nı ve Lozan Barış Antlaşması’nı hiçe sayarak bir “paralel yargı düzeni” kuran Fener Rum Patrikhanesi ve onun başındaki isim olan Barthelemeos’tur.

Suç Duyurusu: Kaynağını Anayasa’dan Almayan Yetki Kullanımı

Buradan Cumhuriyet Savcılarımıza açıkça sesleniyoruz: Bir hırsızlık zanlısının Türk adliyesinden “kaçırılıp”, bizzat Barthelemeos tarafından kurulan ve yönetilen sözde “Patrik Mahkemesi”nde yargılanması, Türk Ceza Kanunu ve Anayasamızın açık bir ihlalidir.

Anayasa Madde 6: Hiçbir kimse veya organ, kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz. Patrikhane hangi yetkiyle mahkeme kurmaktadır?

Anayasa Madde 9: Yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. Patrikhanenin kurduğu mahkeme Türk Milleti adına mı, yoksa başka bir otorite adına mı karar vermektedir?

TCK Madde 262: Kamu görevini usulsüz üstlenme suçudur. Devletin yargı yetkisini gasp edenler, Türk yasaları önünde suç işlemektedir.

Barthelemeos Neden Sorumludur?

Zanlı Siskos’un kendi biyografisinde itiraf ettiği “5 Ocak 2013’te Patrik Mahkemesi üyeliğine kabul edildim” beyanı, bu hukuksuzluğun şahsi değil, kurumsal ve planlı olduğunun delilidir. Bu mahkemeyi kuran, üyelerini atayan ve hırsızlık olayından sonra “kendi mahkemesini toplayarak” personeline ceza kesip Türk yargısını devre dışı bırakan isim Barthelemeos’tur.

Bu durum, devletin egemenlik haklarına vurulmuş bir darbedir. Bir hırsızı yargılayamayan devlet, yarın hiçbir mülkiyet hakkını, hiçbir sınır hattını koruyamaz hale gelir.

Ulusal Onur ve Hukuk Devleti

Bizler, bu toprakların sahipsiz olmadığını haykıranlar olarak; Balat’ta “Vatikanvari” bir özerklik hayali kuranlara geçit vermeyeceğiz. Bir adi hırsızın, “din adamı” kalkanıyla hukuktan kaçırılmasına seyirci kalmak, Türk adaletine ve şehitlerimizin kanıyla imzalanan Lozan’a ihanettir.

Bu yazı dizisiyle tarihe bir not düştük. Şimdi sıra adaletin tecelli etmesinde. Fener Rum Patrikhanesi’nin bu hukuk dışı mahkeme yapıları derhal dağıtılmalı, devlet içinde devlet kurmaya çalışan sorumlular hakkında yasal süreç başlatılmalıdır.

Sonuç Olarak: Türkiye Cumhuriyeti ne bir cemaat devletidir ne de birilerinin “ekümenlik” hayallerinin laboratuvarıdır. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ve bu egemenliğin yegane adresi bağımsız Türk Mahkemeleridir!

Gereği yapılana dek takipçisiyiz.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir