Yaklaşık MÖ 470-450 yılları arasına tarihlendirilen mermer heykelin 2,2 metre yüksekliğinde olduğu belirlendi. Anıtsal boyutları ve iyi korunmuş yapısıyla dikkat çeken eser, dönemin nadir örnekleri arasında yer alıyor.
İKİ PARÇA HALİNDE BULUNDU
Kazılarda iki büyük parça halinde ortaya çıkarılan heykelin ayaklarına ait bazı küçük parçaların ise eksik olduğu tespit edildi. Roma Dönemi’nde Sardes’in girişindeki sütunlu caddenin döşemesinde devşirme taş olarak kullanılan heykelin yüzü aşağı gelecek şekilde yerleştirildiği belirlendi. Bu sayede yüz hatları ve ince detayları büyük ölçüde korunarak günümüze ulaştı.

LİDYA KÜLTÜRÜNÜN İZLERİNİ TAŞIYOR
Heykel, dik duruşu ve uzun saçlarıyla MÖ 6. yüzyıl örneklerini andırırken, yüz hatları ve anatomik detayları MÖ 5. yüzyılın ilk yarısına işaret ediyor. Eser üzerinde kalın bir himation, ince bir chiton ve bunların altında yatay çizgili farklı bir giysi bulunuyor. Uzmanlara göre bu giysi biçimi, Anadolu ve Yunanistan’daki benzer örneklerden ayrılarak Lidya kültürünün yerel özelliklerini yansıtıyor.

ELİNDEKİ MEYVE DİKKAT ÇEKTİ
Heykelin sağ elinde, dönemin tanrı veya tanrıçalarına adak olarak sunulduğu değerlendirilen bir meyve bulunuyor. Uzmanlar, bu meyvenin ayva olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.




