Ekonomist Özgür Demirtaş, altın piyasalarında yaşanan son dalgalanmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yatırımcıların kısa vadeli hareketlerle panik yapmaması gerektiğini vurgulayan Demirtaş, genel görünümün altın fiyatlarında yükseliş yönünde olduğunu ifade etti.
Mevcut fiyat hareketlerinin düşüş olarak yorumlanmaması gerektiğini belirten Demirtaş, bu sürecin bilinçli bir baskılama olduğunu öne sürdü. 4.500-4.700 dolar aralığının bir “çöküş” değil, büyük yatırımcıların pozisyon aldığı birikim bölgesi olduğunu dile getirdi.
Altının gelecekteki yönüne ilişkin değerlendirmelerinde üç temel faktöre dikkat çeken Demirtaş, ABD ile İran arasındaki gerilimin ekonomik etkilerinin artması, merkez bankalarının rezerv tercihlerinde dolardan altına yönelmesi ve küresel ölçekte güven krizinin derinleşmesini başlıca unsurlar olarak sıraladı. Altını yalnızca bir yatırım aracı olarak değil, aynı zamanda bir güven limanı olarak tanımladı.
Türkiye’ye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Demirtaş, döviz kurunun baskı altında tutulmasının uzun vadede sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Küresel ons fiyatındaki artış ile kur hareketinin birleşmesi halinde altın fiyatlarında ciddi bir sıçrama yaşanabileceğini belirtti.
Yatırımcılara rasyonel hareket etmeleri yönünde çağrıda bulunan Demirtaş, fırsatların genellikle piyasanın sakin olduğu dönemlerde ortaya çıktığını, yükselişin herkes tarafından konuşulmaya başlanmasının ise geç kalındığı anlamına gelebileceğini söyledi.
Altın fiyatlarına ilişkin öngörülerini de paylaşan Demirtaş, önce 5 bin, ardından 5 bin 500 dolar seviyelerinin aşılabileceğini, uzun vadede ise 7 bin dolar seviyesinin gündeme gelebileceğini savundu. Bu sürecin kişisel bir tahminden ziyade mevcut ekonomik dinamiklerin doğal bir sonucu olduğunu ifade etti.



