Kocaeli Kandıra Kültür ve Çevre Derneği (KANÇED), Kandıra’nın Akçakese ve Pirceler Mahalleleri’ne yapılması planlanan Katı Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesisine karşı yürüttükleri mücadeleye ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla basın açıklaması yaptı.
“11 ARALIK KANDIRA İÇİN KARA BİR GÜNDÜR”
KANÇED açıklamasında, 11 Aralık 2025 Perşembe gününün Kandıra için kara bir gün olarak tarihe geçtiği vurgulandı. Büyükşehir Belediye Meclisi’nde görüşülen çöp tesisine ilişkin imar planı değişikliğinin, Kandıra’yı temsil eden 5 meclis üyesinden 4’ünün evet oyuyla kabul edildiği hatırlatıldı.
MECLİS ÜYELERİNE TEPKİ, TEŞEKKÜR VE KINAMA
Açıklamada, projeye destek veren AK Parti meclis üyeleri Erol Ölmez, İsmail Aysu, Evren Dinç, Serkan Kulaç ile MHP’li Mustafa Yağız kınanırken, oylamada ret oyu kullanan Anahtar Parti Kandıra Meclis Üyesi Yüksel Özkan’a teşekkür edildi.
ÇED SÜRECİ DEVAM EDERKEN KARAR ALINDI
Dernek, ÇED süreci devam ederken böyle bir kararın alınmasını beklemediklerini belirterek, imar planı değişikliğinin iptali için hukuki haklarını kullanacaklarını duyurdu.
“AR-GE VAATLERİYLE KANDIRALILAR OYALANDI”
KANÇED, seçim sürecinde çöp tesisinin Kandıra’ya yapılmayacağı yönünde kamuoyunda bir algı oluşturulduğunu savunarak, yeni AR-GE çalışmaları üzerinden Kandıralıların beklenti içine sokulduğunu ifade etti. Açıklamada, verilen sözlerle alınan kararlar arasındaki çelişkilere dikkat çekildi.
“NEDEN AKÇAKESE VE PİRCELERDEN TAMAMEN VAZGEÇİLMEDİ?”
Dernek yetkilileri, yeni AR-GE çalışmasının yüzde yüz başarılı olduğu yönündeki açıklamalara rağmen neden Akçakese-Pirceler bölgesinden tamamen vazgeçilmediğini sorguladı. Kandıra üzerinde ikinci bir oyun oynandığı iddiası kamuoyuyla paylaşıldı.
MÜCADELE KARARLILIĞI VURGUSU
KANÇED, ÇED sürecinde olduğu gibi çevre ve yaşam hakkı mücadelesini artan bir kararlılıkla sürdüreceklerini belirterek, su kaynakları, ormanlar, tarım alanları ve doğal yaşamın korunması çağrısında bulundu.
ANAYASA’YA ATIF
Açıklamada, Anayasa’nın 56. maddesi hatırlatılarak herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı bulunduğu, devletin ve vatandaşların bu hakkı korumakla yükümlü olduğu vurgulandı.



