Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Masaüstü Reklam 1
Masaüstü Reklam 1
Masaüstü Reklam 1

Geleneği 100 yıllık Osmanlı tören kılıcıyla yaşatıyorlar

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde fethin sembolü olarak 1332 yılında inşa edilen tarihi Orhan Camii’nde, Kurban Bayramı namazı kılındı. Yüzyıllardır süregelen geleneğe uyularak bayram hutbesi, İslam’ın adaletini temsil eden 100 yıllık Osmanlı tören kılıcıyla irat edildi.

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde fethin sembolü olarak 1332 yılında inşa edilen

Kente hakim bir tepede yer alan ve İzmit Körfezi manzarasıyla dikkati çeken 694 yıllık tarihi ibadethane, Kurban Bayramı sabahında vatandaşların akınına uğradı. Bölgedeki en eski Osmanlı eserlerinden biri olan camiyi dolduran cemaat, bayram namazını eda etmek için saf tuttu.

YÜZYILLIK GELENEK DEVAM ETTİ

Namazın ardından İzmit Orhan Camisi İmam Hatibi Kenan Yılmaz, yüzyıllardır süregelen “kılıçla hutbe okuma” geleneğini yerine getirmek üzere minbere 100 yıllık Osmanlı tören kılıcıyla çıktı.

Kenan Yılmaz, fethin sembolü olan caminin tarihini, geçirdiği restorasyon süreçlerini ve yüzyıllardır süregelen geleneği anlattı. Caminin 1330’lu yıllarda Sultan Orhan döneminde, şehzadesi Gazi Süleyman Paşa tarafından fethin sembolü olarak yaptırıldığını belirten Yılmaz, “Orhan Camimiz, yapıldığı tarihte yani 1330’lu yıllarda sade bir yapı olarak inşa edilmiş. Dönemin kale surlarının içerisine inşa edilmiş ki bugün dahi İzmit’i en geniş açıyla gören tepesindedir. Camimiz; manzarasıyla, manevi atmosferiyle ziyaretçilerin gerçekten memnun kalarak ve istemeyerek ayrıldıkları bir mekan olmaya devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

1999 DEPREMİNDE AĞIR HASAR ALDI

Caminin tarihi boyunca birçok onarım gördüğünü aktaran Yılmaz, şöyle devam etti:

“Bu onarımlardan Osmanlı dönemine ait, 1843 tarihine kadar bir onarım kaydı bulunmamakta bilinen. Ancak 1843’ten günümüze kadar 6 ayrı onarım kaydı bulunmakta. Bu onarımların en önemli ikisini zikredecek olursak; biri 1999 depremine aittir ki o dönemde Gölcük-Değirmendere merkezli gerçekleşen depremde birçok vatandaşımızı yitirdik. Allah-u Teala hepsine rahmetiyle muamelede bulunsun. Camimiz de o dönemde ağır hasar almış, 4 yıl ibadete kapatılmış. Camimiz bahçesine kurulan bir sahra çadırında ibadet devam etmiş. Camimizde 3 yıl boyunca herhangi bir çalışma yapılamamış. 4’üncü yıl hızlandırılmış bir çalışma yapılmış. Tabii o hızlandırılmış çalışma da çok aslına uygun yapılamadığı için onun telafisi 2015 yılında yapılan çalışmayla oldu. 2015-2017 yılları arasında 2,5 seneye yakın bir süre camimiz ibadete yine kapatıldı. O dönemde camimiz detaylı bir onarımdan geçti. Yapısal olarak, teknik-mekanik tüm yenilemeleriyle ve görünen bütün o güzel görsel özellikleriyle aslına uygun bir şekilde restore edilmiş oldu.”

SULTAN ABDÜLMECİD DÖNEMİNDE YENİLENDİ

Yılmaz, caminin 1843’te dönemin en detaylı restorasyonunu gördüğünü ve Sultan Abdülmecid zamanında birçok eklentiyle zenginleştirildiğine işaret ederek şunları kaydetti:

“O eklentilerden biri, şu anda altında bulunduğumuz 4 sütunlu ahşap iç kubbedir. Bir diğeri hanımların namaz kılması için tahsis edilmiş kadınlar bölümüdür. Bir diğeri de hünkar mahfili dediğimiz bölümdür ki; o bölüm de Sultan Abdülmecid Han’ın, burayı restore ederken geldiği, buraya geldiği zaman kaldığı bölümdür. O bölüm ile ilgili olarak şöyle anlatılır; Sultanımızın astım türü bir rahatsızlığı varmış. Burayı ziyaretinin rahatsızlığına iyi geldiğini, şifa bulduğunu görmüş. Buranın havasının rahatsızlığına iyi gelmesi sebebiyle ve geldiği zaman ecdat yadigarı bu tarihi camide konaklaması, bir yandan istirahatini yaparken diğer yandan ibadetini huzurla ifa etmesi niyetiyle, hünkar mahfili dediğimiz bölüm camimize kazandırılmış. Bu eklentilerle birlikte kürsümüz ve minberimiz de yine Sultan Abdülmecid döneminde yenilenmiş.”

HUTBELER KILIÇLA İRAD EDİLİYOR

Camide hutbelerin kılıçla okunduğunu vurgulayan Yılmaz, kılıcın sadece fethi değil, adaleti de temsil ettiğini dile getirdi.

Yılmaz, “Hemen yanı başımızdaki komşu ilimiz İstanbul’umuzda Ayasofya-i Kebir Camii‘nde olduğu gibi, İzmit’te de Orhan Camisinde cuma ve bayram namazı hutbeleri kılıçla irad edilir. Burada kılıçla okunmasının birden fazla temsil ettiği mana vardır elbette. Bunlardan biri; kılıç, İslam’ın fetihlerini temsil eder. Yapılan fetihlerin bir yeri ele geçirmek, işgal etmek için değil; İslam’ı oralara da götürmek, İslam’ın adaletini oralara da götürüp oralardaki zulüm düzenini adalet düzenine çevirmek içindir. Kılıcımız bunu da temsil eder” değerlendirmesinde bulundu.

100 YILLIK OSMANLI TÖREN KILICI KULLANILIYOR

Yılmaz, kılıcın aynı zamanda devlet sistemini ve otoritesini temsil ettiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bununla birlikte burada bir devlet sistemi olduğunu, hiç kimsenin bir başkasının hakkını gasp etme yetkisi olmadığını, bir başkasına ceza verme yetkisi olmadığını, bunun ancak devlet eliyle yapılabileceğini temsil eder. Şu anda kullandığımız kılıcın tarihi olup olmadığı çok sorulan bir sorudur. Kılıcımız yaklaşık 100 yıllık tarihe sahiptir. Asıl tarihi kılıcımız ne yazık ki geçmişte çalınmış ama bugün biz mevcut kılıcımızla, yaklaşık 100 yıllık bir tarihe sahip son dönem Osmanlı tören kılıcıyla, camideki bu geleneği devam ettirmenin gayreti içerisindeyiz.”

Masaüstü Reklam 1 Masaüstü Reklam 1

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kocaeli’nin 12 ilçesinde bugün (09.06.2026) nöbetçi eczanelerin tam listesi…
Sıradaki Haber Kocaeli’de bugün nöbetçi eczaneler