Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Masaüstü Reklam 1
Masaüstü Reklam 1
Masaüstü Reklam 1

Doktorlar gözlerine inanamadı: Ameliyat korkusu canından ediyordu

Kocaeli’de ameliyat korkusu nedeniyle 1,5 yıl boyunca tedavisini erteleyen 74 yaşındaki hastanın karın boşluğunu tamamen kaplayan 6,5 kilogram ağırlığındaki böbrek tümörü başarılı bir operasyonla alındı. Hasta üç farklı cerrahi branşın katıldığı yüksek riskli ameliyatın ardından sağlığına kavuştu. Ameliyatın ardından değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Mustafa Güneş, “Meslek hayatımda ilk defa bu kadar büyüklükte böbrek kitlesiyle karşılaştım” dedi.

Kocaeli'de ameliyat korkusu nedeniyle 1,5 yıl boyunca tedavisini erteleyen 74

Alınan bilgiye göre, genel durum bozukluğu, tansiyon düşüklüğü ve halsizlik şikayetleriyle Kocaeli Şehir Hastanesi Acil Servisine başvuran hasta, dahiliye servisindeki ilk müdahalesinin ardından Üroloji Kliniğine sevk edildi. Yapılan ultrason ve tomografi tetkiklerinde, hastanın karın boşluğunu tamamen kaplayan yaklaşık 25-27 santimetre çapında böbrek tümörü ve karın aortunda 6 santimetrelik anevrizma (balonlaşma) tespit edildi. Yaklaşık 1,5 yıl önce böbreğinde kitle tespit edilen ancak ameliyat korkusuyla tedaviyi reddeden hasta, hekimlerin bilgilendirmesi üzerine yüksek riskli operasyonu kabul etti. Üroloji, Genel Cerrahi ile Kalp ve Damar Cerrahisi ekiplerinin ortaklaşa gerçekleştirdiği yaklaşık 1,5 saat süren ameliyatla, 6,5 kilogramlık tümör ve hastalıklı böbrek başarıyla alındı.

“HASTAMIZ AMELİYATTAN KORKTUĞU İÇİN HEKİME BAŞVURMAMIŞ”

Başarılı geçen operasyonun detaylarını anlatan Kocaeli Şehir Hastanesi Üroloji Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Mustafa Güneş, hastanın genel durumu, yaşı ve karın aortundaki balonlaşma nedeniyle ameliyatın ciddi hayati risk taşıdığını belirtti. Güneş, “Hastamız 74 yaşında. Acil polikliniğine genel durum bozukluğu, tansiyon düşüklüğü ve halsizlik nedeniyle başvuruyor. Dahiliye branşı tarafından hasta servise yatırılıyor. Dahiliye tarafından değerlendirildikten sonra böbrekteki kitle nedeniyle bize konsülte ediliyor. Genel durumu düzeldikten sonra biz de hastamızı kliniğimize devraldık. Aslında sonradan öğrendik ki bu kitle yaklaşık 1,5 yıldır tespit edilmiş ancak hastamız cerrahi operasyondan korktuğu için bu süreçte hekime başvurmamış” dedi.

” CERRAHİ AÇIDAN BÜYÜK RİSK TAŞIYORDU!”

Ultrasonda yaklaşık 27 santimetrelik kitlenin tespit edildiğini söyleyen Güneş, “Ardından tomografiler çekildi. Tomografide de yaklaşık 25 santimetre çapında, neredeyse bütün karın boşluğunu kaplayan dev kitle tespit edildi. Bunun yanında ana atardamarda, yani karın aortunda, anevrizma dediğimiz yaklaşık 6 santimetrelik balonlaşma vardı. Ayrıca içinde trombüs dediğimiz bir oluşum da mevcuttu. Bu hastamız hem yaşı hem de genel durumu itibarıyla, bir de anevrizmasının bulunması nedeniyle cerrahi açıdan oldukça büyük risk taşıyordu. Çünkü operasyon sırasında tansiyonun yükselmesi gibi durumlarda anevrizmanın yırtılma riski vardı. Bu da ciddi anlamda ölüme neden olabilecek bir durumdu. Bu nedenle hastamızı multidisipliner şekilde değerlendirdik. Hem kalp ve damar cerrahisi hem de bütün karın boşluğunu dolduran, organların yer değiştirmesine neden olan bu kitle nedeniyle genel cerrahi ile birlikte ameliyat kararı aldık” diye konuştu.

” BÜTÜN KARIN BOŞLUĞUNU KAPLAYAN 6.5 KİLOLUK DEV BİR KİTLEYDİ”

Operasyon sırasında yaşanabilecek muhtemel bir damar yırtılmasına karşı Kalp ve Damar Cerrahisi ekibinin de ameliyathanede hazır bulunduğunu aktaran Güneş, “Ameliyatı genel cerrahiden Doç. Dr. Ali Çiftçi ve ekibiyle birlikte gerçekleştirdik. Kalp ve damar cerrahisi ekibi de ameliyathanede hazır bulundu. Çünkü operasyon sırasında her an damarla ilgili bir problem ya da yırtılma gelişebilirdi, sağ olsunlar. İhtiyaç duymadan operasyonumuzu kısa sürede tamamladık. Hastamızın kitlesini herhangi bir komplikasyon gelişmeden çıkarmayı başardık. Hastamız bir gün yoğun bakımda takip edildi. Daha sonra servise geldi. Drenlerini aldık. Genel durumu da oldukça iyiydi. Bütün karın boşluğunu kaplayan dev bir kitleydi” şeklinde konuştu.  Kitlenin 6,5 kilogram ağırlığında olduğunu ifade eden Güneş, şunları kaydetti: “Kesin patoloji sonucu henüz çıkmadı ancak muhtemelen böbrek kaynaklı, renal hücreli bir tümördü. Çok agresif özellik gösteren bir tümör değildi. Böbreğin alt kısmından kaynaklanan bir tümördü. Şükürler olsun, ekibimiz de çok uyumlu çalıştı. Gayretleri sayesinde hastamızı herhangi bir sorun yaşamadan ameliyat ettik ve sağlıklı şekilde taburcu ettik. Operasyon yaklaşık 1,5 saat sürdü. Burada dev bir kitle söz konusuydu. Bu nedenle sağ böbreği tamamen almak zorunda kaldık.”

UZMANINDAN ÖNEMLİ UYARI: “BUNLAR KESİN RİSK FAKTÖRLERİ TAŞIYOR”

Böbrek tümörlerinin çoğunlukla başka hastalıklar için yapılan tetkiklerde tesadüfen tespit edildiğini belirten Prof. Dr. Güneş, belirtilerin hastaların yalnızca yüzde 15-20’sinde idrarda kanama veya yan ağrısı şeklinde ortaya çıktığını söyledi. Güneş, “Böbrek tümörleri genellikle başka bir nedenle yapılan tetkikler sırasında tesadüfen tespit edilir. Klasik anlamda çok belirgin belirtiler vermez. İdrarda kanama olabilir, bulunduğu tarafta yan ağrısı olabilir ya da kitlenin büyüklüğüne bağlı olarak çevre organlara baskı yapması nedeniyle bazı şikayetler görülebilir. Ancak bunlar hastaların yalnızca yaklaşık yüzde 15-20’sinde görülür. Büyük çoğunluğu ise tesadüfen belirlenir ve bu şekilde bize gelir. En önemli risk faktörleri sigara kullanımı, hipertansiyon ve obezitedir. Bunlar kesin risk faktörleridir. Bunun dışında metabolik sendrom gibi başka etkenler de olabilir” diye konuştu.

” MESLEK HAYATIMDA İLK DEFA BU KADAR BÜYÜK BÖBREK KİLESİYLE KARŞILAŞTIM”

Kendi kliniğinde meslek hayatı boyunca ilk defa bu büyüklükte bir böbrek kitlesiyle karşılaştığını aktaran Güneş, “Dünya literatürüne baktığımızda ise 46 santimetreye kadar ulaşan böbrek tümörleri bildirilmiş durumda. Hem ülkemizde hem de dünyada bu tür vakalar var ancak sayıları çok fazla değil. Ancak hasta kaynaklı nedenlerle bazen bu kadar büyük kitlelerle de karşılaşabiliyoruz” ifadelerini kullandı.

” BÖBREK TÜMÖRLERİ TÜM KANSERLER ARASINDA DÜNYADA 14. SIRADA”

Kocaeli Şehir Hastanesi Üroloji Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Mustafa Güneş, böbrek tümörlerinin dünyada en sık görülen kanserler arasında 14. sırada yer aldığını belirterek, sözlerini şöyle noktaladı: “Sigara sadece böbrek tümörlerinde değil, mesane tümörlerinde ve akciğer tümörlerinde de önemli bir risk faktörüdür. Böbrek tümörleri dünyada tüm kanserler arasında yaklaşık 14. sırada yer alıyor ve tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 2’sini oluşturuyor. Bu nedenle sigaranın mutlaka bırakılması gerekiyor. Hipertansiyon varsa mutlaka hekim kontrolünde tedavi edilmesi gerekiyor. Özellikle obezite, yani şişmanlık konusunda da dikkatli olunmalı. Çünkü bunlar böbrek tümörleri açısından en önemli risk faktörleridir. Tanı konulduğu zaman da tedavinin geciktirilmemesi gerekiyor. Kısa sürede tedavi olmakta fayda var. Erken dönemde tedavi edildiğinde hem bizim işimiz kolaylaşıyor hem de hasta açısından metastaz gelişmeden tedavi edilme şansı artıyor.”

Masaüstü Reklam 1 Masaüstü Reklam 1

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kocaeli Valiliği, 19 Temmuz 2026 Pazar günü gerçekleştirilecek Dikey Geçiş
Sıradaki Haber DGS adaylarına kritik duyuru: Nüfus müdürlükleri sınav günü açık olacak