Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Masaüstü Reklam 1
Masaüstü Reklam 1
Masaüstü Reklam 1

25 dosyada 28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, “Hiçbir faili meçhul karanlıkta kalmayacak; adalet er ya da geç mutlaka tecelli edecektir” sözleri sahada karşılık buldu. Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Başkanlığı’nın çalışmalarıyla, üç ay gibi kısa bir sürede 25 dosyadaki 28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, "Hiçbir faili meçhul karanlıkta kalmayacak; adalet

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nda bugüne kadar çözülememiş dosyalarla ilgili tecrübeli isimlerden oluşan özel ekipler oluşturuldu. Alanında ihtisas yapmış uzmanlar dosyalarda yer alan mevcut tüm adli kayıtları, kriminal bulguları, HTS raporları ve baz kayıtlarını, dijital materyallerden oluşan tüm delilleri günümüzün gelişen son teknolojik imkânlarını da kullanarak incelemeye alıyor. Geçmişte verilen takipsizlik kararları yeni bulgular doğrultusunda yeniden değerlendirilirken, dairenin incelemesiyle ilerletilen süreçte savcılıklara bilgi verilmek suretiyle faili meçhulleri aydınlatmak için yürütülen çalışmalar devam ediyor.

Eski kamera görüntülerinden HTS kayıtlarına, İstanbulkart verilerinden topuk kanı bilgilerine, sigara izmaritlerindeki DNA’dan yıllar önce yazılmış bir cezaevi dilekçesine kadar çok sayıda delil yeniden değerlendirildi.

KAZA DENİLDİ, CİNAYET ÇIKTI

Yeniden ele alınan dosyalardan biri, 28 Mart 2023 tarihinde Marmaris’te silahla vurularak hayatını kaybeden Abdullah Uslu’ya aitti. İlk soruşturmada Uslu’nun alkollü olduğu ve silahı beline takarken kendisini vurduğu kabul edilerek takipsizlik kararı verilmişti.

Maktulün kızının itirazı üzerine kaldırılan takipsizlik kararının ardından olay yeri inceleme raporları, iletişim ve kamera kayıtları ile yeni ifadeler yeniden değerlendirildi. Yapılan çalışmalar sonucunda olayın kaza değil cinayet olduğu yönünde bulgulara ulaşıldı. Soruşturma kapsamında iki şüpheli tutuklanırken, iki şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.

Nevşehir’in Ürgüp ilçesinde 2016 yılında öldürülen Fatma ve İbrahim Teryaki çiftinin dosyasında da aile içindeki suç gizleme girişiminin çözüldüğü belirtildi. Daha önce yargılanıp beraat eden bir kişinin ardından dosyanın yeniden açılmasıyla yeni ifadeler alındı. Soruşturmada cinayetin aile bireylerinin planlamasıyla gerçekleştirildiği iddiasına ulaşıldı. Bir şüpheli tutuklanırken diğer şüpheli hakkında ev hapsi kararı verildi.

24 YILLIK DOSYAYI 14 YILLIK DİLEKÇE ÇÖZDÜ

Aydın’ın Germencik ilçesinde 2002 yılında öldürülen Galip Öztürker’in dosyası, yıllar önce cezaevinden gönderilen ancak soruşturmanın sonuçlandırılmasını sağlayamayan bir dilekçenin yeniden incelenmesiyle açıldı.

Dosyada, şüphelilerden birinin 2012 yılında cezaevinden savcılığa gönderdiği ve suçla ilgili ayrıntılı anlatımlar içeren dilekçesi bulundu. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulmasının ardından bu dilekçe; tanık teşhisleri, telefon kayıtları ve diğer delillerle birlikte tekrar değerlendirildi.

Yürütülen çalışmalar sonucunda beş şüpheli tutuklandı ve haklarında dava açıldı. İlk duruşmada verilen tahliye kararına yapılan itiraz üzerine dört sanık hakkında yeniden tutuklamaya yönelik yakalama emri çıkarıldı. Dört sanık yakalanarak tutuklandı.

İSTANBULKART, HTS VE 372 SAATLİK KAMERA KAYDI

Başkanlığın çalışmalarında dijital veriler de önemli rol oynadı. 2016 yılında İstanbul Şişli’de, “Mezdeke Dans Üçlüsü” üyelerinden Aynur Kanbur’un öldürülmesine ilişkin dosyada HTS, baz istasyonu, kamera ve İstanbulkart kayıtları birlikte incelendi.

Şüphelilerin telefonlarını olaydan önce kapattıkları, olaydan sonraki gün yeniden açtıkları ve aralarında mesajlaşma bulunduğu tespit edildi. Düzenlenen eş zamanlı operasyonda yakalanan üç şüpheli tutuklandı.

Karaman’da 2008 yılında kaybolduktan sonra cesedi baraj yakınlarında bulunan terzi Erkan Erkara’nın dosyasında ise 372 saatlik güvenlik kamerası görüntüsü ile yaklaşık 40 kişinin HTS ve baz kayıtları incelendi.

Teknik analizlerde maktulün son görüştüğü kişi ile şüphelinin telefonunun cesedin bulunduğu bölgeden sinyal verdiği belirlendi. Yakalanan şüpheli tutuklanırken hakkında kasten öldürme ve gece vakti silahlı yağma suçlarından dava açıldı.

ÇALINAN TELEFON 12 YIL SONRA ŞÜPHELİLERE ULAŞTIRDI

Antalya’da 2014 yılında bir inşaatın bekçi kulübesinde öldürüldükten sonra cesedi yakılan Şeref Kocabıyık’ın dosyasında, olay yerinden çalınan cep telefonu soruşturmanın kilidini açtı.

Maktule ait telefonun olaydan yaklaşık dört ay sonra Gaziantep’te kullanıldığı belirlendi. Telefonu kullanan kişilerle maktulün çalıştığı inşaatta bulunan kişiler arasındaki bağlantılar HTS ve baz kayıtları üzerinden ortaya çıkarıldı. Yapılan operasyonlar sonucunda üç şüpheli tutuklanırken, iki şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Yurt dışında bulunduğu belirlenen bir şüpheli hakkındaki çalışmaların ise sürdüğü kaydedildi.

ÇÖPTE BULUNAN BEBEĞİN KİMLİĞİ TOPUK KANINDAN BELİRLENDİ

Manisa’da 2010 yılında bir çöp poşeti içerisinde bulunan kız bebeğin dosyasında sağlık kayıtları belirleyici oldu. Otopsi bulgularından bebeğin hastanede doğmuş ve topuk kanı alınmış olabileceği değerlendirildi. Olay tarihinde doğan ve topuk kanı alınan bebeklere ait Sağlık Bakanlığı kayıtları incelendi.

Kayıtlarda bir kadının kız bebeğinden topuk kanı alındığı ancak sistemde yaşayan bir çocuk kaydının bulunmadığı tespit edildi. Yakalanan şüphelinin bebeği doğumdan sonra çöp konteynerinin yanına bıraktığını söylediği, kardeşinin de bu anlatımı doğruladığı belirtildi. Anne tutuklanırken kardeşi hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol kararı uygulandı.

20 YILDIR RESMÎ KAYDI OLMAYAN KİŞİ DNA İLE BULUNDU

Batman’ın Kozluk ilçesinde 2007 yılında bulunan ve yüzü teşhis edilemeyen erkek cesedinin kimliği yaklaşık 19 yıl sonra belirlendi. Başkanlığın koordinasyonunda yapılan çalışmalarda, kayıp başvurusu bulunan kişilerin yanı sıra uzun yıllardır hiçbir resmî kurumla işlem yapmayan kişiler de araştırıldı. 2007 yılından beri resmî kaydı bulunmayan Aydın Özcan üzerinde yoğunlaşıldı.

Özcan’ın çocuklarından alınan DNA örnekleri ile cesetten elde edilen DNA’nın eşleşmesi sonucunda kimlik tespiti yapıldı. Saha çalışmaları, tanık anlatımları ve iletişim kayıtlarının ardından düzenlenen operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden altısı tutuklandı, dört şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.

SİGARA İZMARİTLERİNDEKİ DNA FAİLLERİ İŞARET ETTİ

Diyarbakır’da 2016 yılında mera arazisinde öldürülen Mehmet Emin Karaalp’in dosyasında, olay yerinde bulunan dört sigara izmariti yeniden incelendi.

Adli Tıp Kurumunun moleküler genetik çalışmalarında izmaritlerden elde edilen DNA profilleri ile şüphelilerden alınan örnekler arasında eşleşme sağlandı. HTS ve daraltılmış baz incelemeleriyle bazı şüphelilerin olay saatinde bölgede bulunduğu belirlendi.

Mera kullanımı ve hayvancılık faaliyetlerinden kaynaklanan husumet nedeniyle işlendiği değerlendirilen cinayetle ilgili beş şüpheli tutuklanırken, üç şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

CANSIZ BEDEN PORTAKAL BAHÇESİNDE BULUNDU

Hatay’da 2012 yılından beri kayıp olan Selbi Uyğur’un dosyasında ise cezaevindeki şüphelilerin anlatımları ve yer gösterme işlemleri sonucunda yeni bulgulara ulaşıldı.

Şüphelilerden birinin Selbi Uyğur’un öldürülerek Dörtyol ilçesindeki portakal bahçelerinin yakınına gömüldüğünü söylemesi üzerine yaklaşık 300 metrelik alan belirlendi. Başka bir şüphelinin de cinayeti itiraf etmesinin ardından kazı çalışmaları başlatıldı.

Çalışmalarda kadın kıyafetleri içerisinde insan kemikleri bulundu. Kemiklerden elde edilen DNA profili ile Selbi Uyğur’un anne ve babasından alınan örneklerin eşleşmesi sonucunda 14 yıllık kayıp dosyasındaki cansız bedenin kimliği tespit edildi.

“SUÇ VE SUÇLU İLE MÜCADELE KONUSUNDA KARARLIYIZ”

Bu büroyu kurma amaçlarının suç ve suçlu ile mücadele konusunda kararlılığı ortaya koymak olduğunu belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Faili meçhul suçlarla mücadeleyi ben şahsen çok önemsiyorum. Ben göreve geldikten sonra 28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı. Bu çok önemli. 20-25 yıl önce işlenmiş olan cinayetler. Devlet mutlaka hesabını sorar. O zaman ortaya çıkmamıştır ama daha sonradan mutlaka bunu yapanları ortaya çıkarmak devletin en büyük görevidir.” ifadelerini kullandı.

Bakan Gürlek, 15-20 yıl önce işlenmiş bir cinayetin ortaya çıkarılmasının vatandaş nezdinde de önemli olduğunu belirtti.

Yeniden incelenen dosyalar arasında Rojin Kabaiş, Rojvelat Kızmaz, Gülistan Doku, Çağla Tuğaltay ve Rabia Naz Vatan’ın dosyaları ile Fenerbahçe Spor Kulübü otobüsüne yönelik silahlı saldırı soruşturmasının da bulunduğu, bu dosyalara ilişkin inceleme ve soruşturmaların ise sürdüğü aktarıldı.

Masaüstü Reklam 1 Masaüstü Reklam 1

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen Hasan Gemici-Gazanfer Bilge Uluslararası
Sıradaki Haber Minderde güç, azim ve mücadele bir arada