Merkez üssü Gölcük olan 7,4 büyüklüğündeki Marmara Depremi’nin ardından Değirmendere Sahili’nde kıyıdaki otel, vapur iskelesi, çay bahçesi ve bazı evler denizin altında kaldı. Sahilin yaklaşık 180 metre açığında bulunan ve 18 ila 55 metre derinliğe uzanan batık alan, aradan geçen yıllara rağmen depremin izlerini koruyor.
DEPREMİN İZLERİ SU ALTINDA HALA DURUYOR
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına bağlı dalgıçlar ile Değirmendere Sualtı Topluluğu (DESSAT) ekipleri, bölgeye dalış gerçekleştirerek su altında kalan yapı kalıntılarını görüntüledi. Dalışlarda kökünden sökülmüş çınar ağaçları, sokak lambaları, çay bahçesine ait şemsiyeler ve seyyar satıcı tezgahlarının kalıntıları görüntülendi. Deprem sırasında sular altında kalan yapıların çevresinin ise zaman içerisinde çeşitli deniz canlılarının yaşam alanına dönüştüğü görüldü.

‘GERÇEK GÖRÜNTÜLER SU ALTINDA HALA DURUYOR’
DESSAT Başkanı Murat Kulakaç, 1999 depreminde Deniz Kuvvetleri bünyesinde 1. sınıf dalgıç astsubayı olarak görev yaptığını belirterek, deprem sonrasında bölgede su altı arama kurtarma çalışmalarına katıldığını anlattı. Kulakaç, yıllar içerisinde bölgedeki yaşamın yeniden inşa edildiğini ancak depremin izlerinin su altında varlığını koruduğunu belirterek, “Dışarıda hayat çok hızlı şekilde onarıldı ama gerçek görüntüler ilk günkü gibi su altında hala tüm canlılığıyla duruyor” dedi.
‘DEPREMİN UNUTTUĞUMUZ TÜM GÖRÜNTÜLERİ SUYUN ALTINDA’
Su altındaki manzaranın depremin gücünü gösterdiğini ifade eden Kulakaç, dev çınarların köklerinden sökülerek deniz tabanına sürüklendiğini söyledi. Kulakaç, depremde sular altında kalan yapıların artık deniz canlıları için yapay resif haline geldiğini belirterek, “Depremin unuttuğumuz tüm gerçek görüntüleri suyun altında olduğu gibi duruyor. Eskiden insanların yaşam alanları artık su altı canlıları için bir yapay resif durumuna gelmiş” ifadelerini kullandı.
DEĞİRMENDERE ÖNEMLİ BİR DALIŞ NOKTASI OLDU
Depremin ardından oluşan batık bölge, zaman içerisinde dalış turizminin de önemli noktalarından biri haline geldi. DESSAT ekipleri bölgede düzenli dalışlar gerçekleştirirken, yurt dışından gelen dalış meraklılarının da batık alanı görmek için Değirmendere’ye geldiği belirtildi. Kulakaç, özellikle 17 Ağustos Depremi’ni yaşamış kişilerin su altında gördükleri manzaradan yoğun şekilde etkilendiğini belirterek, bazı dalışlarda insanların gözyaşlarını maskelerinin ardından gördüklerini söyledi.

DALGIÇLAR OLASI DEPREMLERE HAZIRLANIYOR
Kulakaç, Kocaeli’de belediye, AFAD ve diğer kurumlarla birlikte olası afetlere yönelik hazırlıkların sürdüğünü belirtti. Bölgede arama kurtarma dalgıçlarının yetiştirilmesi, eğitim ve tatbikatların artırılması için çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Kulakaç, olası İstanbul depreminde denize çöken yapılarda oluşabilecek hava boşluklarında mahsur kalan kişilere ulaşılması için de hazırlık yaptıklarını ifade etti.

‘DEPREMİN GERÇEK GÖRÜNTÜLERİ 27 YILDIR SU ALTINDA’
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen Değirmendere açıklarındaki batık bölge, yaşanan felaketin izlerini korumaya devam ediyor. Kulakaç, deprem gerçeğinin unutulmaması gerektiğini vurgulayarak vatandaşların hem alınan önlemlere uyması hem de bireysel olarak afetlere hazırlıklı olması gerektiğini belirtti. Denizin altında kalan yapı ve eşyalar ise 27 yıl sonra bile Marmara Depremi’nin yıkıcı etkisini gözler önüne sermeyi sürdürüyor.




