Gebze Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Aslantaş, Türkiye sanayisinin mevcut görünümünü ve iş dünyasının gündemindeki başlıkları değerlendirdi.
Finansmana erişimden ihracat pazarlarındaki daralmaya, yüksek üretim maliyetlerinden yeni yatırım kararlarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Aslantaş, sanayicinin zorlu bir süreçten geçtiğine dikkat çekti.
AVRUPA PAZARINDAKİ DARALMA GEBZE SANAYİSİNİ DE ETKİLİYOR
Türkiye ihracatının önemli bölümünün Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştirildiğini hatırlatan Aslantaş, Avrupa ekonomilerindeki daralmanın Türkiye’deki üreticilere doğrudan yansıdığını söyledi.
Avrupa’dan gelen siparişlerde düşüş yaşandığını belirten Aslantaş, küresel rekabetin de giderek sertleştiğini ifade etti.
Sanayicinin aynı anda hem dış talepteki daralmayla hem de yükselen maliyetlerle mücadele ettiğini belirten Aslantaş, özellikle emek yoğun sektörlerde işçilik ve kira maliyetlerinin işletmeler üzerindeki baskıyı artırdığını kaydetti.
“PAZARI KAYBETMEK EN BÜYÜK RİSKLERDEN BİRİ”
İhracat pazarlarının korunmasının kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Aslantaş, firmaların kaybedilen pazarları yeniden kazanmasının oldukça zor olduğunu söyledi.
Aslantaş, “Biz bir pazarı kaybettiğimizde bunu yeniden kazanmak için çok daha fazla zaman ve bedel ödememiz gerekiyor. Belki de o pazara bir daha girememe riskimiz var” ifadelerini kullandı.
SANAYİCİ YENİ YATIRIMDAN ÖNCE MEVCUDU KORUYOR
Ekonomik şartların firmaların yatırım kararlarını da etkilediğini belirten Aslantaş, özellikle büyük ölçekli işletmelerin yeni yatırım konusunda daha temkinli davrandığını söyledi.
Avrupa’daki sipariş düşüşlerinin de bu eğilimi güçlendirdiğini belirten Aslantaş, birçok firmanın yeni yatırım yapmak yerine mevcut üretim ve finansal yapısını korumaya odaklandığını ifade etti.
Bazı işletmeler açısından küçülme baskısının da oluştuğunu belirten Aslantaş, finansman maliyetlerinin yatırım kararlarında belirleyici hale geldiğine dikkat çekti.
“BU FAİZLERLE SANAYİCİNİN YATIRIM YAPMASI MÜMKÜN GÖZÜKMÜYOR”
Orta Vadeli Program’a ilişkin beklentilerini de paylaşan Aslantaş, faiz ve enflasyonun üretim ve yatırımlar açısından kritik başlıklar olduğunu söyledi.
Yüksek faiz oranlarının yatırım kararlarını zorlaştırdığını belirten Aslantaş, “Faiz oranları makul seviyeye düşmeden üreticilerimizin ve sanayicilerimizin bu maliyeti yüksek kredilerle yatırım yapmaları mümkün gözükmüyor”dedi.
Aslantaş, faiz ve enflasyon ortamında ciddi bir iyileşmeye ihtiyaç olduğunu vurguladı.
“FİRMALAR FİNANSLARINI DOĞRU YÖNETMELİ”
Sanayici ve KOBİ’lere yönelik teşvik ve finansman desteklerini de değerlendiren Aslantaş, kamu desteklerinin önemli olduğunu ancak işletmelerin finansal yapılarını yalnızca teşvik ve kredilere dayandırmaması gerektiğini söyledi.
İthalatı ikame edecek ürünlerin üretimine yönelik teşviklerin artırılması gerektiğini belirten Aslantaş, bu sayede kaynakların yurt içinde kalabileceğini ve ihracat yoluyla döviz girdisinin artırılabileceğini ifade etti.
Aslantaş, “Teşvikler ve destekler her zaman devam etmeyebilir. Asıl olan firmalarımızın finans gücünü çok güçlü tutmalarıdır. Finansınız güçlü ise fırtınalı havalarda gemiyi limana daha rahat vardırabilirsiniz”değerlendirmesinde bulundu.
“BORCU VARSA KREDİ DOĞRUDAN ORAYA AKTARILSIN”
KGF ve Nefes Kredisi gibi finansman mekanizmalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Aslantaş, desteklerin gerçekten finansmana ihtiyaç duyan işletmelere ulaşması gerektiğini söyledi.
SGK ve vergi borcu bulunan işletmelerin de finansmana erişimini kolaylaştıracak farklı bir model önerdiklerini belirten Aslantaş, “‘Borcu yoktur’ yazısını getirin demek yerine, ‘Ne kadar borcunuz var?’ denilsin. Kredi doğrudan oraya aktarılsın ve işletmenin eli rahatlasın” ifadelerini kullandı.
GEBZE’DE FİRMA KAPANIŞLARINDA OLAĞANÜSTÜ TABLO YOK
Türkiye genelindeki firma kapanışlarına ilişkin de konuşan Aslantaş, Gebze Ticaret Odası verilerinde olağan dışı bir tablo görülmediğini belirtti.
GTO bünyesinde yaklaşık 29 bin üye bulunduğunu ifade eden Aslantaş, firma açılış ve kapanışlarının geçmiş yıllardaki ortalamalara yakın seyrettiğini söyledi.
KÜRESEL YATIRIMLARDA “MADE IN EU” ETKİSİ
Küresel yatırımlardaki değişime de dikkat çeken Aslantaş, Avrupa Birliği’nin “Made in EU” yaklaşımıyla üretimi yeniden Avrupa’ya çekmeye yönelik politikalar izlediğini söyledi.
ABD’de de benzer korumacı politikaların uygulandığını belirten Aslantaş, Türkiye’nin geçmişte sahip olduğu işçilik maliyeti avantajının zayıflamasının yabancı yatırımcıların kararlarında etkili olabileceğini kaydetti.
GEBZELİ FİRMALARA ABD PAZARININ KAPISI AÇILIYOR
Gebze Ticaret Odası’nın TABA/AmCham ile yürüttüğü çalışmalara da değinen Aslantaş, GTO üyelerinin ABD pazarına açılmasını kolaylaştırmayı hedeflediklerini belirtti.
ABD’ye mal veya hizmet satmanın yalnızca ürün sahibi olmakla mümkün olmadığını ifade eden Aslantaş; pazar yapısı, müşteri profili, mevzuat ve ticari dinamiklerin doğru şekilde bilinmesi gerektiğini söyledi.
Gerçekleştirilecek iş birliğiyle Gebzeli firmaların ABD pazarındaki tecrübeli isimlerle bir araya getirilmesi hedefleniyor.
“İHRACATI ARTIRMANIN YOLU KATMA DEĞERLİ ÜRETİMDEN GEÇİYOR”
Türkiye’nin ihracat gücünü artırabilmesi için düşük maliyet üzerinden rekabet etmek yerine katma değeri yüksek ürünlere yönelmesi gerektiğini vurgulayan Aslantaş, inovasyonun önemine dikkat çekti.
Aslantaş, “İhracatımızı artırabilmemizin çözümü katma değeri yüksek ürün üretmek. Her gün yeni inovasyonlar geliştirerek ön planda olmamız gerekiyor” dedi.
Yeşil dönüşüm ve verimliliğin de sanayinin geleceği açısından kritik olduğunu belirten Aslantaş, Türkiye’nin küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için inovasyon, yeşil dönüşüm, verimlilik ve yüksek katma değerli üretime odaklanması gerektiğini ifade etti.



