Uluslararası piyasalarda Türkiye’nin risk görünümünü takip etmek için kullanılan 5 yıllık CDS primi 217 baz puana indi. Ortadoğu’daki gelişmeler ve küresel tahvil piyasalarındaki dalgalı seyre rağmen yaşanan düşüş, Türkiye’nin iç borçlanma maliyetlerindeki gerilemeyle birlikte değerlendiriliyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bir hafta vadeli repo ihalelerinde yüzde 37 faiz oranını sürdürmesi de iç piyasalardaki dengelerin korunmasında etkili olurken, Türkiye’nin bölgesel diplomatik girişimleri de yatırımcıların risk algısında öne çıkan gelişmeler arasında yer aldı.
MART AYINDAKİ ZİRVEDEN GERİLEDİ
Türkiye’nin CDS primi yılın ilk yarısında dalgalı bir seyir izledi. Mart ayı ortalarında Ortadoğu’daki gelişmelerin küresel piyasalarda oluşturduğu belirsizlikle yükselen risk primi, nisan ayında 300 baz puanın üzerine çıkarak yılın en yüksek seviyelerini gördü. Nisan ayının sonlarına doğru piyasalardaki risk iştahının toparlanmasıyla gerilemeye başlayan CDS primi, mayıs ve haziran aylarında 240-250 baz puan aralığında dalgalandı. Temmuz ve ağustos aylarında ise düşüş eğilimini sürdüren Türkiye’nin CDS primi, 220 baz puanın altına gerileyerek 217 baz puan seviyesine ulaştı.
CDS PRİMİ NEDİR?
Kredi Risk Primi (CDS), bir ülkenin veya şirketin borçlarını ödeyememe riskine karşı yatırımcıların talep ettiği maliyeti ifade ediyor. CDS priminin yükselmesi, borçlunun riskinin arttığına; düşmesi ise risk algısının azaldığına işaret ediyor. Bu nedenle CDS verisi, özellikle yabancı yatırımcıların bir ülkeye ilişkin risk değerlendirmelerinde takip ettiği önemli göstergeler arasında bulunuyor. Türkiye’nin CDS priminin 217 baz puana gerilemesi, ülkenin risk priminde son dönemde yaşanan düşüşün devam ettiğini ortaya koydu.



