TCMB Yapısal Ekonomik Araştırmalar Genel Müdürlüğü araştırmacıları Ali Arda Dalseçkin, Süreyya Güder Köşgeroğlu ve Muhammed Hamza Kayrıcı tarafından hazırlanan analizde, dezenflasyon sürecinde en fazla katılık gösteren kalemlerden birinin kira olduğu ifade edildi. Deprem nedeniyle konut stokunun önemli ölçüde azalmasının, bölgedeki kiralık konut arzını daralttığı ve buna bağlı olarak kira fiyatlarının hızla yükseldiği kaydedildi. Depremin etkisinin yalnızca deprem bölgesiyle sınırlı kalmadığına dikkat çekilen analizde, yaşanan göç hareketlerinin göç alan illerde kiralık konut talebini artırarak kira fiyatlarını yukarı çektiği belirtildi.
KONUT ARZI ARTTI, KİRA ARTIŞI YAVAŞLADI
Deprem sonrasında konut ihtiyacını karşılamak amacıyla kamu öncülüğünde kapsamlı bir yeniden imar sürecinin başlatıldığı hatırlatıldı. TOKİ tarafından tamamlanan deprem konutlarının sayısının 2025 yılı başında yaklaşık 201 bine ulaştığı, yıl sonunda ise yaklaşık 434 bine yükseldiği aktarıldı. Depremden önceki üç yılda TOKİ tarafından yaklaşık 213 bin konut üretildiği dikkate alındığında, söz konusu artışın konut arzındaki toparlanmanın boyutunu ortaya koyduğu belirtildi. Deprem bölgesinin Türkiye genelindeki yapı kullanım izinlerinden aldığı payın da arttığı ifade edildi. Buna göre deprem öncesinde ortalama yüzde 12 seviyesinde olan pay, 2025 yılında yüzde 20’nin üzerine çıktı.
2025’TE KİRA ENFLASYONU YAVAŞLADI
Analizde, deprem bölgesindeki konut arzı ile kira enflasyonu arasındaki ilişki çevrim içi kiralık konut ilan fiyatları üzerinden incelendi. Deprem illerinde kira enflasyonunun 2023 ve 2024 yıllarında diğer illere göre daha yüksek seyrettiği, ancak konut teslimlerinin hız kazandığı 2025 yılında kira artışlarının yavaşlamaya başladığı belirtildi. Bu gelişmenin, deprem sonrası konut arzındaki kayıp nedeniyle hızlanan kira artışlarının, konut arzının yeniden güçlenmesiyle birlikte ivme kaybettiğine işaret ettiği değerlendirildi.
GÖÇ ALAN İLLERDE DE YAVAŞLAMA
Depremden dolaylı olarak etkilenen ve yoğun göç alan illerde de kira hareketlerinin değiştiği belirtildi. Bu illerde kira enflasyonunun 2024 ve 2025 yıllarında diğer illere yakın seviyelerde gerçekleştiği, 2026 yılında ise belirgin şekilde daha düşük seyrettiği kaydedildi. Analizde, deprem bölgesindeki konut arzının toparlanmasıyla birlikte daha önce göç alan illerde kiralık konut talebinin geri göç nedeniyle zaman içinde azalmasının bu gelişmede etkili olabileceği ifade edildi.
İNŞAAT KAPASİTESİ BÖLGE DIŞINA KAYIYOR
Yeniden imar sürecinin kira piyasası üzerindeki gelecekteki etkileri açısından inşaat faaliyetlerinin bölgesel dağılımının önem taşıdığı vurgulandı. Deprem konutu projelerinin büyük ölçüde tamamlanmasıyla birlikte deprem bölgesindeki inşaat sektörü istihdamının gerilemeye başladığı, buna karşılık bölge dışındaki illerde inşaat faaliyetlerinin arttığı belirtildi. İnşaat kapasitesinin deprem bölgesi dışındaki illere yönelmesinin, konut arzındaki artışın daha geniş bir coğrafyaya yayılmasını destekleyebileceği değerlendirildi.
KİRA ARTIŞLARINDA YAVAŞLAMA BEKLENİYOR
Analizin sonuç bölümünde, deprem sonrası konut stokundaki kaybın hem deprem bölgesinde hem de göç hareketleri nedeniyle bazı diğer illerde kira enflasyonunu artırdığı belirtildi. Yeniden imar çalışmalarıyla konut arzının güçlenmesinin ardından deprem illerinde kira enflasyonunun belirgin şekilde yavaşladığı, benzer etkinin 2026 yılında depremden dolaylı etkilenen illerde de görülmeye başladığı ifade edildi. Analizde, inşaat kapasitesinin bölge dışına yönelmesi ve geri göç sürecinin zaman içinde devam etmesiyle birlikte konut arzındaki iyileşmenin önümüzdeki dönemde kira artışlarının yavaşlamasını destekleyebileceği değerlendirildi.



