Geçen hafta İstanbul da bir antikacı işyerinde yaşanan hırsızlık sırdan bir hırsızlık diyerek geçebileceğimiz bir hadise değildir.
Hırsızlığın kapsama alanında Türkiye’nin tarihi, azınlık sorunu, Fener Rum Kilisesinin Lozan’la kesinleşen son durumu Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasası ve Türk Ceza Kanunu’na kadar birçok şeyi kapsıyor.
ÇALINAN ANTİK SAAT ZAMANI GÖSTERDİ.
Çok basit olarak bir hırsız yakalandığı takdir de, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasası’nın
9. Maddesine göre yargı yetkisi 1924 yılından itibaren Türk Milleti adına bağımsız mahkemeler tarafından kullanıldığı için hakim karşısına çıkması gerekir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 10. Maddesine göre de ‘’ Herkes, Dil, Din, Irk Renk, Cinsiyet, Siyasi düşünce, Felsefi inanç, Mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gösterilmeksizin kanun önünde eşittir. ‘’ Ancak bu hükmün Antikacı dükkanında yaşanan hırsızlık olayında yerine getirilmediğini çalınan antika bir saat zamanı gösterir gibi bizlere gösterdi.
Şöyle ki;
Türkiye azınlık sorunlarının da ele alındığı Lozan Barış Antlaşması ( 24 Temmuz 1923 ) sonrasında kabul edilen ( 20 Nisan 1924 ) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Kanunlarının hiçbir yerinde yetki verilmediği halde, İstanbul da siyasi faaliyet göstermeksizin ve özel koşullar ile kalan Fener Rum Kilisesi’nin bugün ‘’ PATRİK MAHKEMESİ ‘’ kurduğunu, resmi olarak atama ve yargılama yaptığını, hırsızlık yaparken yakalanan Agathangeleos Siskos sayesinde öğrendik.

Fener Rum Patrikhane görevlisi Agathangeleos Siskos’un hırsızlık yaptığı yer, İstanbul Balat da bulunan ünlü CERES antika dükkanı. Hırsızlık Siskos’un öğle saatlerinde, mağaza içerisinde vitrinde sergilenen ve yapımı 1800’lü yıllara ait olan köstekli bir saati gözüne kestirmesi ile başlıyor.
Fener Rum Kilisesinde görevli profesyonel hırsız şüphe çekmemek için, ilk önce bedelini ödeyip 1.000 Euro tutarında bir çift fincan takımı alıyor. Sonra da büyük bir ustalık ile sol avucuna aldığı değeri yaklaşık 500.000 TL olan 200 yıllık antika değeri olan saati çalarak hızlıca antikacı dükkanından ayrılıyor.

Olaydan birkaç saat sonrada Antikacı dükkanına sorumlu müdür Emel ÇETİNKAYA, antika saatin yerinde
olmadığını fark ediyor. Hemen güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen çalışanlar, 200 yıllık antika saati çalan kişiyi tespit ederek yaşanan hırsızlık olayını Polis karakoluna bildiriyorlar ve Polis şüpheliyi çalıntı saat ile birlikte kıskıvrak yakalıyor.
Antika eser hırsızlığını gerçekleştiren Fener Rum Patrikhanesi görevlisi Agathangeleos Siskos kendini ‘’ Saati Elimde Unutmuşum ‘’ diyerek savunuyor. Çaldığı saat de Antika dükkanına teslim ediliyor ve hırsız serbest bırakılıyor. Hırsızın serbest bırakılmasına işyeri sorumlusu Emel ÇETİNKAYA isyan ediyor. ‘’ Hırsız nasıl serbest bırakılır eğer saatin çalındığını geç fark etseydik ne olur diye yaşanan hukuksuzluğa tepki gösteriyor.
Yazımın başından beri bahsettiğim sorunda tam burada başlıyor.
ANTİKA HIRSIZI İSTANBUL DA SÖZDE EKÜMENLİK BAŞPAPAZININ KURDUĞU MAHKEMENİN ÜYESİ ÇIKTI.
Fener Rum Patrikhanesi ( sözde ) Ekümenlik Mahkemesi üyesi antika eser hırsızı Agathangeleos Siskos, 8 Mayıs 1985 de Yunanistan’ın Batı Makedonya kentindeki Kesriye’de doğdu. 2004 de Selanik Aristoteles Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. 2008 de ‘’ Alexander Onassis ‘’ Kamu Yararı Vakfı’nın burslu öğrencisi olarak aynı bölümde yüksek lisans eğitimine devam etti. 2011 yılında yüksek lisans derecesini aldı. 21 Kasım 2012’ de Başpapaz Birinci Barthelemeos tarafından da Agathangeleos adı verilerek 6 Aralık 2012 de Papazlığa atandı ardından İstanbul Boğazı’ndaki Yeniköy Ortodoks Cemaati’nde bölge rahibi olarak görev yaptı.

Agathangeleos Siskos kendi biyografisinde yazdığına göre 5 OCAK 2013 Tarihinde
‘’ PATRİK MAHKEMESİ ÜYELİĞİ ‘’ ne kabul edildi. Bu bilgiden anlaşılacağı üzere Fener Rum Patrikhanesi Başpapazı Barthelemeos Türkiye Cumhuriyeti Yasalarına muhalefet ederek, Fener Rum Kilisesi’nin 1924’den önceki yetkilerinden vazgeçmeyerek bağımsız mahkemelerini devam ettirerek suç işlemektedir.
Tabi ki sözde mahkemenin başkanı Barthelemeos hırsızlık olayını öğrenir öğrenmez, büyük olasılıkla Cumhurbaşkanı sarayından dinler arası diolog kalıntılarından birini arayarak antika eser hırsızı Agathangeleos Siskos’un serbest bırakılmasını sağlamıştır. Yoksa Başpapaz Barthelemeos Balat Polis karakolunu arayarak bizim eleman hırsızlık yapmış, serbest bırakın, ben yargılayacağım diyemez.
Türk adli makamlarınca serbest bırakılan antika eser hırsızı Agathangeleos Siskos olayının üzeri örtüldü. Fener Rum Kilisesi de kamuoyuna, Başpapaz Barthelemeos’un yalnızca üzgün olduğunu belirtti. Başpapaz sonra mahkemesini topladı ve antika eser hırsızı Agathangeleos Siskos’un işlemiş olduğu bu ağır yüz kızartıcı suçtan dolayı bütün görevlerine son verildi. Kutsal Meclise
‘’ 25 Nisan 2023 ‘’ alınan mahkeme kararı bildirildi ve Agathangeleos Siskos’un kovulduğunu açıkladı.
Zindana atıldı mı bilmiyoruz.
100 Yılında Lozan Antlaşması’na Anayasa’nın 9. Ve 10. Maddesine ne oldu ?
Hani eşittik ?
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasası’nda ‘’ Fener Rum Patriği Mahkemeleri ‘’ neden yazmıyor?
Sonuç: Tarihi eser hırsızlığı yapan Agathangeleos Siskos’un yargılanarak hesap vereceği tek yer Türk Mahkemeleridir.
Fakat olmadı.
Adi bir hırsızı yargılayamadık.
Yine egemenlik haklarımızı kullanabilmeyi başaramadık.
Diğer tarafta ise Türkiye de ki basının EGEMENLİK HAKLARIMIZI kullanama ve adi bir suçluyu yargılayamama olayını görmezden gelme tutumları vardı.
Acaba Antika Dükkanından hırsızlık yapan Cübbeli Ahmet hoca, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı veya Cami İmamı olmuş olsaydı Türk Medyasının tavrı ne olurdu?
Bu Yazımı kaleme aldığımda Türkiye seçim atmosferine kilitlenmiş bulunmaktadır. Temennim odur ki yeni dönem Devlet Yönetiminde Söz Sahibi Olacak vekillerimiz EGEMENLİK HAKLARIMIZI dibine kadar kullanma iradesine sahip su katılmamış Türk evlatlarından oluşsun.
Bu vesile ile seçim sonuçlarının şimdiden Türk Milletine Hayırlı Uğurlu Olmasın temenni ediyor,
‘’ Tanrı Türk’ü Korusun ve Yüceltsin ‘’ yakarışları ile seçim sonrasında yeniden buluşabilmeyi umut ediyorum…



