İznik’te 1700 yıl sonra ilk kez ziyaret değil, “ETKİNLİK” yapılacak olması birilerini olağanüstü rahatsız etti.
Bu “ETKİNLİKTE” Siyonizm’e karşı olan Yahudi Hahama Noel Baba Barış Ödülü verilecek olması ise bütün ayarlarını bozdu!
İlk operasyonu, istihbarat tekniği kullanarak BEYAZ TV’de yaptılar:
1- Program sunucusu Türker Akıncı
2- Dr. Ramazan Kurtoğlu
3- Dr. Canan Tercan
Bu kişilerden Dr. Canan Tercan, canlı yayına “bir bilen” rolüyle çıkarak, istihbarat ve psikolojik operasyonlarda sık kullanılan “Authority Persona” (Yetkili / Uzman Rolü) tekniği ile Noel Baba Barış Konseyi ve Yalnızca Barışa Tarafız Konseyi’nin birlikte düzenlediği İznik’teki etkinliğini itibarsızlaştırmaya çalışırken yakalandı.
Aşağıdaki yayın izlendiğinde ne demek istediğimiz çok daha iyi anlaşılacaktır.
Burada yapılmak istenen en önemli hususlardan biri, bilinen “o” meydan okumadan sonra İznik’te bir “ETKİNLİK” düzenlenmesi; diğeri ise Siyonizm’e karşı mücadele eden Yahudi Haham Yaakov Shapiro’ya verilen “Noel Baba Barış Ödülü”dür.
Canlı yayın gündemine önceden hazırlık yaparak ve ilgili haberleri araştırarak çıkan Canan Tercan, ifadelerinde şüphe ve güvensizlik taşıyarak konuşurken, “ödül vereceklermiş hahambaşına barış ödülü” diyerek ödülü küçümsüyor.
Ardından, “Hahambaşına bu seneki barış ödülünü neden verdiniz? İsrail’de… pardon Filistin’de 60 bin kişiyi öldürdünüz, dünya barışına katkıda bulundunuz diye mi vereceksiniz? Dünya barışı bu mudur?” diyerek itibar operasyonu yapıyor.
Bu ödülden rahatsız olan tek bir kesim var: Siyonistler.
Gazze’de on binlerce kişiyi öldürenler… Bu nedenle ödülü alan kişiyi olduğundan farklı gösteriyor, niyeti çarpıtıyor ve yanlış algı üretiyor.
Üstelik bunu yaparken ifadeleri de hatalı: İlk önce İsrail, sonra Filistin diyor; haham yerine hahambaşı diyor.
Bu arada Dr. Ramazan Kurtoğlu’nun konuşma tarzına ve ifadelerine dikkat edin! (Kendisiyle konuştum; bu konu hakkında hiçbir bilgisi olmadığını söyledi.)
Bu tekniği kullananlar:
• Kendini uzman, gazeteci, akademisyen, eski asker, analist gibi gösterir.
• Sahip olmadığı bilgi, belge, tecrübe veya uzmanlığı varmış gibi sunar.
• Bu sayede hedef kitlenin eleştirel düşünme filtresini devre dışı bırakır.
Bu rol, bilgiye dirençli kişileri bile etkilediği için operasyonel değeri yüksektir. Buna günümüzde “Algı Yönetimi” denir ve “Ajan Faaliyeti” kapsamında değerlendirilir.
Bu kişiler maskelenmiş kimlik kullanır ve manipülatif bilgi akışı üretirler. Doğru olmayan fakat “emin konuşulan” bilgilerle hedef kitleyi yönlendirmeye çalışırlar.
“Ben biliyorum, ben uzmanım” gibi söylemlerle gerçek amaçlarını örterler. Bu nedenle uluslararası istihbarat analizlerinde bunlara ETKİ AJANI denir.
Bu kişilerin genellikle nerede doğdukları veya yakınları hakkında bile bilgi bulunmaz.
İstihbarat dünyasında etki ajanlığı, psikolojik operasyon, dezenformasyon tekniği ve algı yönetimi tanımlanan yöntemlerdir.
BEYAZ TV’de izlediğiniz bölümdeki ifadelerin tümü bu yöntemlerle örtüşmektedir. Çünkü bilinçli olarak yanlış, eksik veya çarpıtılmış bilgi yayma faaliyetidir. Kişi veya kişiler kendini “uzman / bilen / danışman / analist” gibi sunarak güven oluşturur ve bu güven üzerinden manipülasyon yapar. Bu davranış tipik bir istihbarat operasyon tekniğidir. Güven oluşturarak sorgulama refleksini azaltırlar ve otorite ilüzyonu yaratırlar. Bu davranışlar dezenformasyon operasyonu ile birebir örtüşmektedir.
AJAN FAALİYETİ İLE ÖRTÜŞEN KRİTERLER ise şunlardır:
•Gerçek dışı bilgiyi kesin doğrulukla sunma,
•“Bir bilen” görüntüsü ile sahte otorite rolü oluşturma,
• Alternatif görüşleri küçümseme.
Sonuçta Türkiye’de, İznik Konsili’nin 1700. yılı ile ilgili “PROTESTO” edilmesi öngörülüyordu; ancak ETKİNLİK yapılması hiçbir planlarında yoktu! Bu etkinlikte Siyonizm’e karşı olan bir Hahama “Noel Baba Barış Ödülü” verilmesi ise kimyalarını tamamen bozmuştur.
Ayrıca Canan Tercan, hedef kişileri yani konsey başkanlarını, değersizleştirmek için bilinçli bir algı kaydırması yaparak onu Ergenekon ile ilişkilendirmeye çalışmıştır.
– Bu ilişkiyi kim kurar ?
Biz çok iyi biliyoruz peki ya siz?
Vedat ÇALIK




YORUMLAR