Bugün Çalışan Gazeteciler Günü.
Üç yıldır bu mesleğin içinde olan bir gazeteci olarak; meslek ahlakını bilen, sorumluluk alabilen, haberin yükünü omuzlarında taşıyan ve işini hakkıyla yapan tüm meslektaşlarımın gününü kutluyorum.
Bizler çalışan gazetecileriz.
Kimimiz sahada, yağmurun altında…
Kimimiz gecenin bir yarısı bir adliye koridorunda…
Kimimiz ofiste, ekran başında kelimelerle boğuşarak…
Ama bir de sadece masada çalışanlar var.
Masadan çalışmaktan kastım; masa başında haber üreten, emek veren, araştıran insanlar değil. Kastım; başkalarının emeğini alıp, kendi haberi gibi servis edenler. Bu serzenişi dile getirirken kendimi de sorguluyorum elbette. Çünkü bizler bu mesleğin ahlakını bilen, kurallarını öğrenmiş, çoğu zaman da bu işin okulunu okumuş insanlarız.
Kocaeli basını öyle “yerel gazete” deyip geçilecek bir alan değil.
Kocaeli’de ne siyaset biter,
ne kaos diner,
ne de gündem durur.
Sanırım büyükşehir olmanın en ağır yüklerinden biri bu…
Gazetecilik, dışarıdan bakıldığında göründüğü kadar kolay bir meslek değil. Bunu bana soran herkese söylüyorum: Sevmeyen bu işi yapamaz.
Hatta iddialı konuşacağım; ulusal bir gazetede çalışmaktansa yerel basında gazeteci olmak çoğu zaman daha zordur.
Çünkü yerelde sorun da bizim, kriz de bizim, acı da bizim.
Yerelin derdi bizim ekmek paramızdır.
Birinin sevinci de, bir başkasının gözyaşı da çoğu zaman bizim haberimiz olur.
Duygusal olarak battığımızda bu mesleği yapmak zorlaşır.
Ama yine de yazarsın.
Yine de gidersin.
Yine de haberi tamamlarsın.
Bugün vesilesiyle, birlikte omuz omuza çalıştığım meslektaşlarımı da anmak istiyorum. Gazetemizin bel kemiği, canım editörüm Mercan Karabulut, stajyerim İclal Arslan, Yeni Kocaeli Gazetesi muhabiri Beyza Akgüneş, Nokta TV muhabiri Serhat Güneş, Kocaeli TV muhabiri Muhammet Ali Akipek, Kocaeli Gündem Gazetesi muhabiri Meltem Armağan…
Ve ismini tek tek yazamadığım onlarca muhabir, editör, emekçi…
Hepimizin günü kutlu olsun.
İşini hakkıyla yapanın, emeğini saklamayanın, mesleğini onuruyla taşıyanın günü kutlu olsun.




YORUMLAR