
Kent sembollerimizden pek bilinmeyen yapıtların başında, Kozluk mahallesi, Sümer caddesi üzerinde parselizasyon görmemiş, yol alanında kurucu önderimiz M.K ATATÜRK heykeli gelmektedir.
Heykel ayakta, sol ayağı önde, sol eli cebinde, sağ el dirsekten kırık ve elde kağıt tutmaktadır. Baş dik, hafif sağa dönük ve bakışlar ileriye doğru kilitlenmiştir.
Heykelin Marmara Deniz’ine bakan ön yüz kaidesinde ‘’ M.Ş. ÇALIK 1968 ‘’ İbaresi yer almaktadır.
Yapılan kent arşivi çalışmalarımız sonucu heykelin İzmit Seka Kağıt Fabrikası tarafından Cumhuriyet tarihimizin ilk Heykeltraşlarından M.Ş ÇALIK ’a sipariş edildiği bilgisine ulaşılmıştır.
( Çocukluk yıllarımdan çok iyi hatırladığım heykel bugün aynı yerinde duruyor mu? Hiç emin değilim ilk fırsatta mutlaka gidip bakacağım )
Ünlü TİME DERGİSİ kapağında yer alan Atatürk fotoğrafının 16 Ocak 1923 günü Kasr-ı Hümayun’da gerçekleşen basın toplantısı için İzmit’e gelen Halide Edip Adıvar ile Mustafa Kemal ATATÜRK’ün sohbetleri sırasında çekilen bir fotoğraf olduğunu sanırım bilmeyeniniz yoktur.

16 – 17- 18- 19 Ocak 1923 tarihlerinde tam dört gün süresince İzmit de kalarak Fransız gazeteci yazar
Claude Ferrare’ye ilimizden röportaj veren kurucu önderimizin bu kentte bir tek anıt heykeli olabileceğine hiçbir zaman inanmadım.
Tam aksine İzmit halkının Cumhuriyetin temellerini İzmit’ten atan kurucu önderlerine saygılarını göstermek adına 1968 yılından önce birçok anıt heykel yaptırmış olabileceği fikri hep zihnimi kurcalamıştır.
İlimizde 1936 yılında faaliyetine başlayan İzmit SEKA Kağıt fabrikasının 1968 yılına kadar aradan geçen tam 32 yıl süre zarfı içerisinde tek bir ATATÜRK büstü sipariş vermesi benim için hayatın olağan akışı ile ters orantılıdır.
Konuyu tartıştığım sanat tarihi ile ilgilenen bir takım sanat aşığı arkadaşlarımız kendilerine bu sorunun cevabını görev adlederek İzmit SEKA Kağıt fabrikası arşivlerini taradı.
Sanatsever arkadaşlarımızın arşiv tarama sonucunda günümüzde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire binası olarak hizmet veren yapının önünde bir Atatürk büstü bulunduğunu fotoğraflardan tespit ettiler.

Bugün yerinde bulunmayan büst, 1925 yılında Atatürk anıtları yaptırmak amacıyla dönemin hükümetinin davetlisi olarak Türkiye’ye getirilen ve 13 yıl Türkiye de kalarak Atatürk heykeli eserlerini üreten Avusturalyalı ünlü Heykeltraş Heinrick Krippel’e ait olduğu anlaşıldı.
Ayrıca Avusturalyalı ünlü Heykeltraş Heinrick Krippel’e ait olan Atatürk büstünün replikası,
Hereke – Sümer, Kumaş fabrikasında bulundu. Belli ki sanatçı eserin bir başka döküm kopyasını kumaş fabrikası için de üretmiştir.
Atatürk’ün anıt heykellerini yapmak için Türkiye’ye davet edilen Avusturalyalı ünlü Heykeltraş
Heinrick Krippel’e ait ilimizde hiçbir büst bilinmezken aynı anda iki adet esere rastlamak kentimiz adına beni fazlaca heyecanlandırdı.
SEKA KAĞIT FABRİKASINDAKİ KAYIP ATATÜRK BÜSTÜNÜN AKIBETİ NE OLMUŞTUR.
Arşiv taramalarından edindiğimiz bilgilere göre İzmit Seka Kağıt Fabrikasında çekilen ve Avusturalyalı ünlü Heykeltraş Heinrick Krippel’in imzasını taşıyan Atatürk büstüne ait fotoğraflar 1936 yılına aittir.
Aynı yerde bugün bulunan M. Sadi ÇALIK imzalı heykel ise 1968 yılına aittir.
Dolayısı ile söz konusu büstün bu tarihler arasında kaderinde bir değişim olduğu kesindir. Çalınma, hasar görme ya da bir başka yerde kullanma. Kocaeli’nde ulaşabileceğimiz tüm arşivleri taramamıza rağmen heykelin akıbeti ile ilgili henüz kesin bir bilgiye rastlanmamıştır.
Başkomutan Mustafa Kemal ATATÜRK köşkte misafir ettiği ve hazırlayacağı tüm anıt heykeller için sanatçıya poz verdiği Heinrick Krippel’e ait kayıp heykel; kentimizde Mustafa Kemal ATATÜRK’ün anısına adanmış olup bulunduğu alan ve etrafındaki kentsel doku ile etkileşimi çerçevesinde taşınmaz niteliği kazanmış olması gerekirdi.
Eserin kentsel bir simge özelliği taşıması sebebiyle, kültür varlığı ve anıt heykel olarak değerlendirilerek bunun belgelenmemiş olması bu kentteki müzecilik anlayışımızın utancıdır.
Derhal dönemin İzmit Seka Kağıt Fabrikası yöneticilerine ulaşılarak heykelin yeri tespit edilmeli,
kültür varlığı ve anıt heykel olarak belgelenmesi yapılarak bu utançtan kurtulmamız gerekmektedir
Tabi heykel bulunursa…




YORUMLAR