Filistin de Osmanlıya karşı savaşan Fesli, Türk isimli Yahudilerin torunları bu ülke de Paşa oldu, Milletvekili oldu, Bakan oldu, Sanatçı oldu, Fabrikatör oldu, Medya Patronu oldu. Sadece; ekmeğini yediği, kendisine kucak açan soykırımlardan kurtaran ülkeye vefakar olamadılar.

1947 yılında kurulan İsrail Devleti’nin kurucu Başbakanı olan Ben Gurion, İstanbul Üniversitesi’nde Hukuk eğitimi almıştır.
İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın resmi web adresinde yer alan bilgilere göre, Ben Gurion’un 1912 Yılında İstanbul Üniversitesi’nde Hukuk Eğitimine başladığı bilgisine yer verilmiş ve
1912 – 1914 yılları arasında İstanbul’un Beyoğlu semtinde ikamet ettiği bilgisi paylaşılmıştır.
O yıllarda Birinci Dünya Savaşı başlaması sonucunda, Filistin’i Osmanlı Devleti’nin elinden almak için savaşan İngilizlerle birlikte hareket etmiştir.
Getty Images’te yer alan ve Ben Gurion’u İngiliz Üniforması içinde gösteren bir fotoğrafı İsrail Dışişleri Bakanlığı resmi web sitesinde yayınlanmaktadır.

Osmanlının Fesi ile Osmanlıyı Filistin topraklarından süpürülmesinde önemli rol oynayan Ben Gurion’un torunları da dedelerinin açtığı yoldan ilerlemekten hiç geri durmadıklarını, Güneydoğu Anadolu Topraklarımızdan Türkiye Cumhuriyeti Devletini süpürmek istediklerini ülkemizin doğusunda bitmeyen terör belasından biliyoruz.
DÜN OSMANLI FESİ İLE OSMANLI DEVLETİ’Nİ BUGÜN YAKALARINDAKİ TÜRK BAYRAKLI ROZET İLE CUMHURİYETİ YIKMAYA KALKIŞIYORLAR…
Dün Osmanlı Devleti’ni başlarındaki fes ile yıkan etnik bakiye artıkları bugünlerde
‘’Amerikan Aparatlığı ‘’ görevlerini yakalarındaki meşaleli Türk Bayraklı rozetler ile yapmaya devam ediyorlar.
Meşalelerinin ışığını dünyanın en büyük suç örgütü Yahudi Chabat Örgütü ve onun Türkiye’deki ayağı Sapık Adnan Hoca Tarikatından alanların Fettullahçı Terör Örgütü ile tuttukları iş, bugün olmasa bile yarın mutlaka ortaya çıkacaktır.
Dün başındaki fes ile İngiltere adına Filistin de savaşan Ben Gurion’u aratmayan meşaleli partinin genel başkanı yakasındaki Türk Bayraklı Rozet ile Güneydoğu topraklarımızı kastederek
‘’ BURASI İSRAİL ‘’ demiştir.
Kamuoyunun Amerikan Aparatı Olarak Tanıdığı çakma milliyetçi, Şanlıurfa da katıldığı yerel bir televizyon kanalında yaptığı konuşmasında,
– ‘’ Şanlıurfa’nın önde gelen iş insanları ile birlikte olduk. Dışarıya çıkarken onlardan birtanesi, bence Türkiye’de ki durumu özelliklede Şanlıurfa’dan başlayıp Mersin’e kadar uzanan alanda, oradan da Konya üzerinden İstanbul’a kadar uzanan bölgedeki durumu en çarpıcı ve doğru şekilde özetleyen bir cümle kurdu. Dedi ki burası İsrail bizde Filistinli olduk ‘’
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’ın istihbarat artığı olarak ifade ettiği, meşaleli partinin çakma milliyetçisi genel başkanı, ancak bir istihbarat arttığının yapabileceği şark kurnazlığı ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu topraklarımızın fiziki olarak olmazsa bile fiilen İsrail olduğunu sözde bölge insanının ağzından aparatlığını yaptığı devletlere rapor etmektedir.
Milliyetçi Hareket Partisi efsane lideri Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ bölücü terör uzantılarına ‘’ Ne Kürdistan’ı Ulannn ‘’ demişti.
Amerikan aparatı, istihbarat artığı olan meşaleli partinin genel başkanı, Milliyetçi Hareket Partisi’nin efsane genel başkanı Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ’in bölücü terör unsurlarına Ne Kürsitan’ı ulannn tavrnı gösterme iradesi ve cesareti olmayan siyasetçi için MHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Semih Yalçın şu ifadeleri kurmuştu.
ALPARSLAN TÜRKEŞ’İN DEVLET BAHÇELİ’YE ANLATTIĞI ANI
“Nagehan Hanım o mesajı size yazdım çünkü Perşembe akşamı Özdağ, Türk milliyetçiliğine yön verdiğini iddia ediyordu ekranlarda. Bu beni çok rahatsız etti. Türk milliyetçiliği bir partinin ya da kişinin malı değildir, tekelinde hiç değildir. Ancak biz MHP olarak siyaseten Türk milliyetçiliğini temsil ettiğimize inanıyoruz.”
Ben, “Ümit Bey’in çizgisi Türk milliyetçiliğine uygun değil midir sizce?” diye sorunca;
“Bunlar, -kendisi ve babasını kast ediyorum- milliyetçi falan değildir, istihbaratçı bunlar. Bakın sizinle merhum Başbuğ’un anlattığı bir anıyı paylaşayım…
Merhum Türkeş arabasını kendi kullanırdı, çok severdi araba kullanmayı. Tarih 11 Mart 1971. 12 Mart muhtırasından bir gün evvel. Karanlık, belirsiz günler…
O dönem Almanya’dan bir Nova marka araba getirmişti Başbuğ.
Yanında eşi Muzaffer Hanım ile bir yerden bir yere gidiyorlar. Radyo açık. Haberler başlıyor ve Başbuğ haberlerde Muzaffer Özdağ ve Rıfat Baykal’ın istifa ettiğini duyuyor.
Düşünün, böylesine zor bir dönem, en yakınındaki isim diye bildiği, arkasından, hiç haber bile vermeden çekip gidiyor.
Bunların karakteri böyle Nagehan Hanım. Bakın kendisi de aynı şeyi yaptı. Partimizde genel başkan yardımcılığı yaparken istifa etti, gitti.”
“Sizce Özdağ’ın kopuşu MHP’yi nasıl etkiler? Ya da etkiler mi?” diye sorunca;
“Bizim içimizden 3 parti çıktı , BBP çıktı, Tuğrul Türkeş’in ATP’si çıktı, İYİ Parti çıktı, bakın dimdik ayaktayız. Güçlüyüz. Millet, Türk milliyetçiliğinin siyasi temsilcisi olarak bizi görüyor, bu onuru bize bahsetmiş. Bu arada sanmayın böyle konuşunca Özdağ’a siyasi bir pozisyon ya da ömür biçiyorum. Yok olup gidecek çıkışlar bunlar.”
Görüyoruz ki tarih yeniden tekerrür ettirilmek istenmekte İsrail Devletinin Kurucusu fesli
Ben Gurion, meşaleli partinin genel başkanı sıfatıyla yeniden hortlatılmaya çalışılmaktadır.
Şanlıurfa’dan başlayıp İstanbul’a kadar burası İsrail oldu mesajı verenlere küçük bir hatırlatmada bulunayım…

Heveslenmeyin;
Osmanlı Devleti’nin yıkılışından sonra Kudüs’te ki nöbetini bırakmayan Iğdırlı Onbaşı Hasan’ın Ruhu hala Kudüs’te gezinmektedir…
Onbaşı Hasan’ın Kudüs’teki nöbeti bitmedikçe Türk Ordusunun görevi İsrail topraklarında bitmeyecektir….




YORUMLAR