İşitme kaybının yalnızca ileri yaşlarda görülen bir sağlık sorunu olmadığını belirten Op. Dr. Vehip Beyazgün, son yıllarda çocuklar, ergenler ve genç yetişkinlerde de benzer şikayetlerin arttığını söyledi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, güvenli olmayan dinleme alışkanlıkları nedeniyle dünya genelinde 1 milyardan fazla genç işitme kaybı riskiyle karşı karşıya bulunuyor.
ASIL RİSK SES SEVİYESİ VE KULLANIM SÜRESİ
Kablosuz kulaklıkların tek başına işitme kaybına neden olmadığını vurgulayan Beyazgün, asıl tehlikenin kulaklığın yüksek ses seviyesinde ve uzun süre kullanılması olduğunu ifade etti. Özellikle toplu taşıma veya kalabalık gibi gürültülü ortamlarda sesi artırmanın iç kulağa zarar verebileceğini belirten Beyazgün, gürültü engelleyici kulaklıkların uygun ses seviyesinde kullanıldığında daha güvenli olabileceğini söyledi.
İŞİTME KAYBI KALICI OLABİLİR
Yüksek sese bağlı işitme kaybının her zaman geçici olmadığını belirten Beyazgün, iç kulakta bulunan işitme hücrelerinin hasar gördüğünde kendini yenileyemediğini hatırlattı. Konser sonrası ya da uzun süre kulaklık kullanımının ardından oluşan kulak çınlaması veya işitmede azalma hissinin tekrarlanması halinde kalıcı hasar gelişebileceğine dikkat çekti.
BELİRTİLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ
Uzmanlar, kulak çınlaması, konuşmaları anlamakta güçlük çekme, televizyonun sesini sürekli artırma ihtiyacı ve sık sık karşıdaki kişiye söylediklerini tekrar ettirme gibi belirtilerin işitme kaybının erken işaretleri olabileceğini belirtiyor. Bu şikayetlerin uzun süre devam etmesi halinde vakit kaybetmeden bir kulak burun boğaz uzmanına başvurulması öneriliyor.
GÜVENLİ DİNLEME ALIŞKANLIKLARI ÖNEM TAŞIYOR
Uzmanlar, kulaklık kullanımında ses seviyesinin orta düzeyde tutulmasını, uzun süre kesintisiz kullanım yerine düzenli molalar verilmesini ve özellikle çocuklara güvenli dinleme alışkanlığının erken yaşta kazandırılmasını tavsiye ediyor. Erken dönemde alınacak önlemlerin, ilerleyen yaşlarda oluşabilecek kalıcı işitme kayıplarının önüne geçilmesinde önemli rol oynadığı vurgulanıyor.



