Bilgi edinme hakkı
Amaç:
Madde 1- Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.
Madde 4- Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir.
Türkiye‘de ikamet eden yabancılar ile Türkiye’de faaliyette bulunan yabancı tüzel kişiler, isteyecekleri bilgi kendileriyle veya faaliyet alanlarıyla ilgili olmak kaydıyla ve karşılıklılık ilkesi çerçevesinde, bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar.
Yukarıda belirttiğimiz yasadan yola çıkarak bilgi edinme hakkımızı kullanmak adına
Antakya – Hatay Sinagogluğundan çalınarak İsrail’e kaçıran tarihi perşomenlerin akıbetini sormak için Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi ( CİMER )’ne ceylan derisine yazılmış 600 yıllık tarihi parşömenlerin akıbetini sordum.
CİMER üzerinden gerçekleştirdiğim başvurum,
İlgili kuruma ulaştırılmak üzere,
Asrın felaketi, Kahramanmaras depreminde, depremden etkilenen illerden bir tanesi de HATAY ilimizdi.
Depremin ilk gününden itibaren Kocaeli Valiliği özel izni ile Hatay ilinde gönüllü olarak Arama, kurtarma faaliyetlerinde bulundum.
Arama kurtarma çalışmalarım sırasında sonradan SİYONİST CHABAT ÖRGÜTÜNÜN üst düzey yetkilileri olduklarını öğrendiğim İsrail Arama Kurtarma Ekibi ile işbirliği içerisinde olan şahıslar, Kültür ve Turizm Bakanlığı Envanterine kayıtlı kültür varlıklarımız olan tarihi Tevrat parsömenlerini çalarak yurtdışına kaçırdıklarını gördüm. Bu durumu sırasıyla Kültür ve Turizm Bakanlı, Dışişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Hatay Cumhuriyet Başsavcılığına bildirdim.
Siyonist Chabat Örgütünün ülkemizdeki temsilcileri basta olmak üzere, depremin yarattığı kaos ortamını fırsat bilerek ülkemizin kültür varlıklarını İsrail’e kaçıran İsrail arama ve kurtarma ekibi hakkında Kocaeli Cumhuriyet Savcılığı’nda suc duyurusunda bulundum.
Suc duyurumdan sonra kültür varlıklarımızın bir kısmı ülkemize iade edilse de önemli bir kısmı İsrail Arama Kurtarma Ekibi görevlilerince ülkemize iade edilmediğini ve asıl iade edilmesi gereken kültür varlıklarımızın İsrail de kaldığını video ve fotoğraflardan tespit ettim.
Asrın felaketinin yarattığı kaos ortamında, ülkemizin kayıtlı tarihi eserlerini çalanlar ve onların İsrailli suç ortaklarına bugüne kadar neden adli bir işlem başlatılmadığını bu ülkenin sade bir vatandaşı olarak merak etmekteyiz.
Siyonist Chabat Örgütünün, Türkiye de bulunan örgüt yöneticilerinin ve onların İsrailli suç ortaklarının dokunulmazlığı mı var ki bugüne kadar haklarında herhangi bir adli süreç işletilememiş ve söz konusu şahıslar soruşturma geçirmemiş olmalarının sebebi öğrenmek istiyoruz.
Kocaeli Cumhuriyet Baş Savcılığında verdiğim ve yaklaşık 2 buçuk saat süren ihbar niteliğindeki dilekçem bugüne kadar niçin adli bir işleme tabi tutulmadığı gerekçeleri ile Başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Hatay Valiliği’nin yazılı olarak tarafıma bildirmelerini önemle rica ederim.
CİMER üzerinden gerçekleştirdiğim bilgi edinme hakkıma Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Bakan Yardımcısı Sayın Nadir ALPARSLAN imzalı cevap verilmiştir.
‘’ Türkiye Cumhuriyeti İletişim Merkezi ( CİMER )’ne yapmış olduğunuz 2305019818 sayılı başvurunuz 11.08.2023 tarihinde cevaplanmıştır.
Cevap Metni : Sayın Başvuru Sahibi;
Kahramanmaraş merkezli yaşanılan deprem sonucu, Hatay ilinden kaçırıldıklarını ifade ettiğiniz kültür varlıklarına ilişkin bildirimde bulunduğunuz 19.07.2023 tarih ve 2305019818 sayılı başvurunuz incelenmiştir.
Bakanlığımız görev – yetki ve sorumluluğunda olan ve kültür varlıklarımızın korunmasına yönelik işlemler 2363 sayılı ‘’ Kültür Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ‘’ hükümlerine göre yerine getirilmekte ve söz konusu kanunun Bakanlığımıza tevdii ettiği hükümler doğrultusunda iş ve işlemler yürütülmektedir.
Ülkemizde yaşanan deprem felaketi sonrasında kurtarma ekibi olarak Hatay ilimizi intikal eden İsrail ekibinden bir kişinin depremde hasar görmüş olan Antakya Sinagogundan, Ester Megillalar kitabı olarak anılan bir perşomeni alarak İsrail’e götürdüğü ve daha sonra İstanbul’a geri getirildiğine dair sosyal medyada bazı paylaşımlar yapılmıştır.
Bu konunun gündeme gelmesiyle birlikte Kültür ve Turizm Bakanlığı ivedilikle İstanbul da mukim Hahambaşılık ile irtibata geçmiş olup bahse konu perşömenin incelenmesi maksadıyla akademisyen uzmanlardan oluşan bir komisyon kurmuştur.
Söz konusu komisyon tarafından incelenen Ester Megillalar kitabınn Yahudi cemaatlerine mensup kişilerin evlerinde inançları gereği bulundurdukları dini metinlerden oluştuğu, bu inanca sahip kişilerin günümüz kağıtları değil, dini inançları gereği bu tür metinleri deri üzerine yazdıkları, günümüzde hala üretim ve kullanımın bu şekilde olduğu tespit edilmiştir.
Söz konusu dini metin üzerinde İbranice dili, metin biçemi, Yahudi dini ve dini metinler üzerinde uzmanlığı bulunan kişilerce yapılan incelemede yazı biçeminin de kitabın tarihi olmadığını gösterdiği meteryal uzmanlarınca ise kullanılan meteryalin modern olduğunun anlaşıldığı belirtilmiştir.
Bahse konu kitabın 2863 sayılı kanun kapsamı dışında olduğu tespit edildiğinden Bakanlığımızca adli bir işlem tesis edilmesine gerek kalmamakla beraber söz konusu eylemin toplum üzerindeki etkileri ve doğurduğu sonuçlar göz önüne alındığında bu tür bir yaklaşımın yenilenmesi açısından Dışişleri Bakanlığımız aracılığı ile İsrail Makamlarının bilgilendirilmesi istenmiştir.
Bilgilerinize Sunarız.
Başvurunuz Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcılığı Sn Nadir ALPARSLAN – Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığı Şubesi tarafından cevaplanmış olup cevap içeriğine ilişkin hukuki sorumluluk cevap veren kuruma aittir.
BİZİ YANLIŞ ANLADINIZ!!!
ESTER MEGİLLA KİTABINI DEĞİL, KÜLTÜR VARLIĞIMIZ OLAN
600 YILLIK EL YAZMASI DERİ PARŞÖMENLERİN AKIBETİNİ SORUYORUZ.
Antakya’da bulunan Sinagogda Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı kültür varlıkları envanterine kayıtlı 600 yıllık ve 300 yıllık ceylan derisi el yazması Tevrat Perşomenlerinin olduğunu bildirmiştim. Dilekçemde de bu 600 Yıllık ceylan derisine yazılı 8 Adet Parşömenin akıbetini açıkça sordum.
Oysa Kültür Turizm Bakan Yardımcısı Sayın Nadir Alparslan imzalı şahsıma gönderilen dilekçe cevabında, İsrail’e kaçırılan ceylan derisine yazılmış 600 yıllık tarihi parşömenleri görmezden gelerek dilekçe cevabını İsrail’e kaçırılan eserler arasında tarihi değeri bulunmayan Ester Megillalar üzerinden cevaplayarak aklımız ile dalga geçmiştir.
Kültür Turizm Bakan Yardımcısı Sayın Nadir Alparslan imzalı dilekçede yer alan,
‘’ Bu konunun gündeme gelmesiyle birlikte Kültür ve Turizm Bakanlığı ivedilikle İstanbul da mukim Hahambaşılık ile irtibata geçmiş olup bahse konu perşömenin incelenmesi maksadıyla akademisyen uzmanlardan oluşan bir komisyon kurmuştur. ‘’
İfadelerindeki adı geçen komisyon üyelerinde yer alan Akademisyen ve uzmanların isim ve bu kişilerin bağlı bulundukları kurumlarını, Kültür Bakanlığı Envanterinde kayıtlı olmasına rağmen İsrail’e kaçırılan eserlerin ‘’ Tarihi önemi yoktur yazılı raporu ve/veya tutanağı ‘’ hazırlayanlar, rapor ve/veya tutanağın altında imzası bulunanlar hakkında hukuki sürecimizi ayrıca gizli tutmaktayız.
( Devam Edecek )




YORUMLAR