Fransızca Ethique sözüne dayanan etik sözcüğü Türkçe Sözlük’ te iki çeşitli meslek kolları arasında tarafların uyması veya kaçınması gereken davranışlar bütünü olarak tanımlanır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ‘’ Siyasi Etik ‘’ denilen bir şeylerin varlığından, Avrupa Birliği Üyelik sürecinde, 2004 yılında katıldığı Yolsuzlukla Mücadele Eden Devletler Grubu GRECO tarafından hazırlanan Türkiye Raporları sayesinde haberdar olabilmiştir.
Siyasetten ‘’ Ahlaka Riayet ‘’ , Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bizatihi kendi kendine almış olduğu bir karar değil, Batı Medeniyeti kurumunun tavsiyesi sonucudur.
Ne garip değil mi?
Garip ama gerçek,
GRECO’nun Türkiye’ye yönelik tavsiyelerinin bazı önemli maddeleri şunlardır .
1. Etik kuralların idari mekanizma içinde yerleştirilmesi ve bu amaca matuf yeni kurallar yapılmasını sağlayacak şekilde, yeterli bütçe ve personel vermek suretiyle Etik Kurulu’nun bağımsız olmasının sağlanması; kamu idaresindeki yolsuzluk ve etik davranış konularına ilişkin çalışma yapılması ve üst düzey görevlilere karşı yapılan şikayetlerin çok iyi bir şekilde incelenmesi.
2. Yeni Etik Kanunu ve yolsuzluğa karşı politikalar hakkında bütün devlet memurlarının eğitiminde kullanılacak olan eğitim materyallerinin geliştirilmesi ve bütün Bakanlıklar ve sivil hizmet birimlerinden bu eğitimi, müfredatlarının bir parçası haline getirmelerini n istenmesi; bunun devlet memurlarının ilk eğitimleri ve sonraki hizmet içi eğitimlerinin en temel bölümü olduğunun güvence altına alınması.
3. Kamuoyundan gelen kötü yönetime ilişkin şikayetlerle ilgilenmek üzere geniş yetkiye sahip Yürütme’ den bağımsız bir Ombudsmanlık kurumunun kurulmasına öncelik verilmesi; buna ilişkin mevzuatın kabul edilmesi sonrasında tüm Türkiye çapında duyarlılık kampanyası yapılmasının sağlanması.
4. Yargı’nın eğitim, denetim ve atanma ile ilgili olarak Adalet Bakanlığı’na karşı bağımsızlığının artırılması.
5. Hakim ve savcılara mahsus bir eğitim kurumu olan Adalet Akademisi’nin tam faaliyete geçirilmesinin sağlanması; hakim ve savcıların özellikle iktisat ve maliye gibi yolsuzluk suçlarının kovuşturulması ve yargılanması ile ilgili alanlarda eğitimin sağlanması.
6. Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması sistemin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin kararlarda objektif ölçüler kullanılacak şekilde yeniden düzenlenmesi ve kararların siyasi etkilerden uzak ve savcı tarafından iletilen talepteki esaslar çerçevesinde verilmesinin güvence altına alınması.
7. Savcılık soruşturması için gerekli olan idari izin yapılacak cezai tatbikatların etkinliği üzerindeki etkisinin analiz edilmesi ile ceza yargılanması bağışıklığından fiilen yararlanan kamu görevlileri kategorisini azaltmak amacıyla idari izin sisteminin yeniden düzenlenmesinin değerlendirilmesi.
8. Türk Ceza Kanunu’nun tüzel kişilere güvenlik tedbirleri uygulanmasına ilişkin hükümlerin, Avrupa Konseyi Yolsuzluğa Karşı Ceza Sözleşmesi’ndeki tüzel kişilerin cezai sorumluluğuna ilişkin standartlarla tam uyum içerisinde olduğunun güvence altına alınması.
9. Vergi makamları için, yolsuzluk suçlarının ortaya çıkarılması ve bildirim yükümlülüklerinin etkili bir şekilde yerine getirilmesi konularında özel eğitim veya kılavuz ilkelerinin getirilmesi.
10. Yasal ve düzenleyici tedbirler de dahil olmak üzere; kara para suçlarının araştırılması ve bildirimine yönelik politikalara, maliyeciler ve denetçilerin katılımını sağlamak için gerekli tedbirlerin alınması.
11. Yolsuzluk konusunda stratejiler önermek ve yolsuzluğa karşı ulusal stratejilerin uygulanmasını izlemekten sorumlu olacak şekilde bir kurumun görevlendirilmesi, böyle bir kurum, kamu yönetimi olduğu kadar sivil toplumu da temsil etmeli ve izleme fonksiyonunda bu kuruma belli ölçüde bağımsızlık vermeli.
( Devam Edecek )




YORUMLAR