İzmit Saraybahçe Belediyesi tarafından, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi paydaşlığı ile 1995 yılında, ‘’ Uluslararası 1. M.Şadi ÇALIK Mermer Heykel Sempozyumu ‘’nu gerçekleştirmiştir.
1995 yılında gerçekleştirilen sempozyumdan bugüne kadar geçen yaklaşık Otuz yıllık süreçte yerel yönetimlerimizin kamusal alan içerisinde plastik sanat uygulamaları özelinde heykel sanatının kent mekânıyla ilişkisini irdeleyecek sanat eseri değeri taşıyan bir yapıtı kentimize kazandırmayı başaramamışlardır.
Kocaeli’deki kamusal alan kavramı ve heykel sanatının açık kent mekânıyla kurduğu ilişki, ülkenin içinde bulunduğu siyasal ve sanatsal olguları, fiziksel estetik toplumsal ve ekonomik koşulların içinde kamusal alanda yapılan heykel sanatının kent mekânıyla ilişkisi sanatın evrensel birleştirici dili ile bu kentte acilen yeniden değerlendirilmelidir.
Örneğin geçmiş dönem İzmit Belediye Başkanlığı görevinde bulunan Sayın Nevzat Doğan’ın kent meydanına yaptırdığı estetik kaygıdan yoksun, hiçbir sanat eseri değeri taşımayan ve tamamen siyasi amaca hizmet eden ucube anıt, heykel ve parklar bulundukları yerlerden acilen sökülerek gerçek başyapıtlar kente kazandırılmalıdır.

Geçmiş ve mevcut yerel yönetimlerin beceriksizliği, bilgisizliği ve estetik kaygı yoksunluğu sayesinde bu şehir güzel sanatlardan mahrum bırakıldı siyasi ve ticari kaygılar ön planda tutularak ucube eserler çöplüğüne dönüştürüldü.
İzmit Belediyesi’nin sokak aralarındaki bir takım duvarlara manzara resmi çizdirmesine ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ana arter üzerinde bulunan köprülerin taşıyıcı kolonlarına çiçek böcek resmettirmesine sevinir oldu bu kent. Kent sakinleri için beklenti bu kadar minimalize hale getirildi.
Kamusal alan kavramı, Türkiye de XX. yüzyılın son çeyreğinde siyasi alanda ortaya çıksa da daha önceki dönemlere baktığımızda heykel sanatının kamusal alan açık mekânlarda üç boyutlu bir formla siyasi göstergeye dönüşmüş ve kamusallığı egemen ideolojinin aracı olarak kullandığını söyleyebiliriz.
Maalesef Kocaeli’nde heykel sanatı, siyasal erkin himayesinde, kamusal açık mekânlarda kendine yer bulmasından kurtulamamıştır.
Genellikle, egemen ideolojinin aracı ve simgesi olarak kamusal alandaki heykel topluma egemen ideolojiyi yaymıştır.
Türkiye de olduğu gibi ilimizde de kamuya açık mekânlarda XX. yüzyılın son çeyreğine kadar sergilenen üç boyutlu çalışmalar, daha çok anıt-heykel mantığı çerçevesinde çıkarken modern özgün heykele rastlamak oldukça güçtür ve hatta hiç yoktur.
İzmit Cumhuriyet Parkında bulunan ve paslı teneke malzemesinden üretilen 15 Temmuz Anıt heykel çalışması estetik kaygıdan yoksun ve tamamen siyasi amaca hizmet eden, hiçbir sanat eseri değeri taşımayan
CNC ( siensi ) kesim ile gerçekleştirilmiş eser tercih anlayışı kamusal alan kaygılarımıza en güzel örnektir. Örneğimizde getirilen eleştiri kesinlikle 15 Temmuz hain darbe girişimine değil, CNC lazer kesim ile yapılan ve hiçbir sanat eseri taşımayan ucube şeyedir
Aynı çirkin eser ve aynı tanımlanamayan CNC lazer kesim, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından modern bir şekilde düzenlenen yürüyüş yolu üzerinde Endüstri Meslek Lisesi karşısında kent saati olarak paslı bir teneke ile aniden karşımıza çıkarak içimizi karartmakta, yaşam enerjimizi emmekte, olağan üstü güzel projelendirilen Yürüyüş Yolu projesini al aşağıya çekmektedir.

Kamusal alan, toplumsal yaşam ve öznenin varoluş temelinde önemli bir yere sahiptir. Bu anlamda, kamusal kavramının toplumların sosyal, siyasal ve günlük hayatlarını fiziksel ve düşünsel bir platformda meydana getirmesinde ve estetik düzeyini oluşturarak entelektüel bir bilinç ve yaşam kalitesinde belirleyici rol üstlenmektedir.
Kamusal alan ve öznenin ortak bir konsülde birbirine bağlı olarak gelişerek, olgunlaşarak yaşamsal ve özgün bir platform üretebilir.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin eski Perşembe pazarı alanında yaptığı Kent Meydanı projesinde, karar vericilerin en azından bu proje için siyasi kaygılardan tamamen arınması gerekmektedir.
Siyasi kaygılardan arındırılmış bir kent meydanı sanat eseri değeri taşıyan yapıtlar ile desteklenerek gerçek bir kamusal yaşam alanına dönüştürülmelidir.
Örnek verecek olursak kenttin her boş duvarına ‘’ Kılavuz Gençlik İmzası ile çizdirtilen Grifitiler ‘’ yeni yapılacak kent meydanında kesinlikle yer bulmamalıdır. Aksi takdirde ‘’ ÖTEKİNİN ‘’ boş bulduğu duvara Orak Çekiç ve bir başka ‘’ ÖTEKİNİN ‘’ Orak Çekiç çizili duvar karşısına Bozkurt çizme hakkı doğacaktır.

Arzuladığımız kent meydanı tam olarak budur.
Siyasi amaca hizmet eden salt, ruhsuz ve tamamen ticari kaygılar ile yoğrulmuş kent meydanı projesinin ömrü bir sonraki yeni Belediye başkanının seçileceği süre kadar olacaktır.
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tahir BÜYÜKAKIN’ın , ben şahsen günü birlik projeleri kente kazandıracağına ve enerjisini bol makyajlı günü kurtaran şövenist projelere harcayacağına hiç inanmıyorum.
Bu Bağlamda ‘’ Uluslararası 2. M.Şadi ÇALIK Mermer Heykel Sempozyum ve çalıştayı ‘’nı Otuz sene sonra yeniden Kocaeli’nden hayata geçirmesini umut ediyorum.
Kendisi de bir akademisyen olan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımızın, bu kötü ve stresli günlerin ardından;
‘’ 2. M.Şadi ÇALIK Mermer Heykel Sempozyum ve Çalıştayı’’nda üretilecek sanat eseri değeri taşıyan yapıtları kent meydanında oluşturulacak açık hava müzesinde sergileyeceğine tüm kalbimle inanmak isterim.
İnancım beni yanıltmayacaktır.




YORUMLAR