Yunan Mitolojisinde, Kassandra, Truva Kralı Priam’ın kızıdır.
Kassandra’ya geleceği görme ve kehanette bulunma yeteneği verilmiştir.
Ancak Tanrı Apollon’un aşkına karşılık vermeyince, Apollon tarafından Kassandra yaptığı kendini doğrulayan kehanetlere hiç kimsenin inanmaması ile lanetlenir.
Truva Savaşı’nı ve savaşın sonucunu bilen Kassandra’nın kehanetlerine hiç kimse inanmaz.
Kassandra kehanetlerine inanmayan babası ve kardeşleri tarafından dövülür.
Kassandra çaresiz bir şekilde savaşın başlamasını, ölümleri ve Truva’nın yok edilişini izler.

Aynen Kassandra’nın yapmış olduğu kehanetlerin sonuçsuz kalması gibi,
Fatma Kaplan Hürriyet’in Başkanlık koltuğunu işgal ettiği, İzmit Belediyesi’ndeki yolsuzlukları dile getirmem ve kent kamuoyu ile paylaşıyor olmamdan dolayı organize olmuş suç elitleri tarafından cezaevine tıkılmam istenilmektedir.
Kehanetlerinden ötürü Kassandra’yı döven babası ve ağabeyleri ile,
İzmit Belediyesi’ndeki yolsuzlukları dile getirdiğim için başta kamuda, yargıda, medyada organize olan suç elitleri Kassandra’nın aile fertleri ile aynılaşmış durumdadır.
İçişleri Bakanlığı Mülki Müfettişlerince 2022 yılında yayınlanan denetim raporlarında, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in eş, dost, akraba ve mensubu olduğu siyasi yandaşlarına hukuk dışı yollarla ihaleler verdiği belirtilmiş ve böylelikle İzmit Belediyesi’ndeki yolsuzluk resmi kayıtlara girmiştir.
Hayatımın tek hatası olan ve şu an çok gereksiz bulduğum siyasi partinin Kocaeli İl Başkanlığı görevini yürüttüğüm günlerde yerel basınımıza verdiğim bir röportaj sırasında İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’i kastederek Vedat ÇALIK, Hırsıza Hırsız der sözlerini sarf etmiştim Bugünde aynı çizgideyim çizgimden zerre sapma yoktur.
İçişleri Bakanlığı Mülki Müfettişlerinin 2022 yılı denetim raporlarında İZMİT BELEDİYESİ’NDEKİ HIRSIZLIK BELGELENMİŞ olmasına rağmen, benim İzmit Belediyesi’nde yapılan yolsuzlukları belge ve tanıkları ile birlikte kent kamuoyu ile paylaşmam ve hırsıza hırsız demem neticesinde Fatma Kaplan Hürriyet ‘’ Kamu Görevlisine Hakaret ‘’ suçlaması ile şahsıma dava açmış ve hakkımda 1 yıldan 3 yıla kadar tutuklanmam konusunda Kocaeli Adliyesi’ndeki tüm dostlarını harekete geçirmiştir.
İFADE VERMEYE GELMEME RAĞMEN HAKKIMDA TUTUKLANMA KARARI ÇIKARTILMASI
Türk Hukuk Sistemine olan saygının zedelenmemesi ve kamu kurumlarımızın yıpranmaması adına başımdan geçen absürt adli sürecin çok küçük bir bölümüne yüzeysel olarak değineceğim.
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet röportajımda kendisine HIRSIZ dediğim suçlaması ile hakkımda hukuki süreci başlatmıştır.
Buraya kadar her şey normal ve kabul edilebilir. Anormal olan durum ise, hakkımda hukuki süreci yürüten savcılığın ‘’ Organize Suçlar ve Kaçakçılık Büro Olması ‘’ durumudur.
Ancak komedi dizilerinde izleyebileceğiniz hukuki süreç benim için aynen şöyle işledi
Organize Suçlar ve Kaçakçılık Büro Savcılığının talimatı ile Saraybahçe Polis Karakolu’nda görevli bir polis memuru avukatıma ulaşarak ifade vermem için beni karakola davet etti.
Benim gibi bir adamın organize işler ve kaçakçılık büro ile ne işim olur ki ?
Avukatımdan haberi alır almaz 30 dakika içerisinde neden ifadeye çağrıldığımı öğrenmek ve ifademi vermek için hızlıca Saraybahçe Polis Karakolu’na gittim.
İfademi vermek için ilgili Polis memurunun odasına girdiğimde İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet kendisine HIRSIZ dediğim için benden şikayetçi olduğunu önüme konulan şikayet dilekçesinden öğrendim.
Şikayet dilekçesinde yerel bir gazetemizde gerçekleştirdiğim röportajın bilgisayar çıktısı sözde suç delili olarak önüme konuldu.
Bu kadar basit bir sebep için Organize Suçlar ve Kaçakçılık Büro tarafından arandığımı öğrenince burnuma pis kokular gelmeye başladı.
İşin gerçek yüzünü öğrenmek için ilgili polis memuruna Polis Karakolunda ifade vermeyeceğimi, ifademi ancak ilgili savcılığa vereceğimi bir tutanak ile belirttim.
Ertesi gün Organize Suçlar ve Kaçakçılık Büro savcılığına ifade vermeye avukat olan eşim ile birlikte gittim.
Savcılık özel kalemi / Katibi , ilgili savcının izine ayrıldığını izinden dönene kadar ifademi alamayacağını bize bildirdi.
Özel kalem / Katip, kendini Hakim zannederek bana İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’e hırsız dediğimi KAMU GÖREVLİSİNE hakaret ettiğimi, beni tehdit edermişçesine söyledi, elinde imkan olsa beni direk cezaevine gönderecek gibi bir tavır içerisindeydi.

Organize Suçlar ve Kaçakçılık Büro savcısı özel kalemi / katibinin tutumundan, burnuma gelen pis koku hissiyatımda ( ki hislerimde kolay kolay yanılmam ) ne kadar haklı olduğumu anlamakta gecikmedim.
Burnuma gelen pis kokulardan emin olmak için özel kalem müdürüne, neden siber suçlar vs. gibi konu ile ilgili savcılık bürosu tarafında ifademin alınmayarak Organize İşler ve Kaçakçılık Büro savcılığınca ifadem alınıyor bu size de biraz tuhaf gelmedi mi diye sorduğumda aldığım cevap,
– ‘’Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısının adliye de görev yapan tüm savcıları odasına çağırdığını ve iskambil kağıdı dağıtır gibi şikayet dilekçelerini dilekçe içeriğine bakmaksızın oda da bulunan savcılara dağıttığını benim dosyamda tesadüfen Organize Suçlar ve Kaçakçılık Büro Savcılığına düştüğü ‘’ sözlü olarak söyledi.
Özel kalemin / Katibin bu deli saçması açıklamasından sonra savcı bey tatilden dönünce bize haber vermesini telefon ile haber verildiği takdir de tekrar gelip ifademi vereceğimizi kendisine bildirdik.
Savcılık odasından çıkar çıkmaz da avukatıma dönerek, iskambil kağıdı dağıtılır gibi Cumhuriyet savcılarına şikayet dilekçesi dağıtılamayacağını bu işte bir bit yeniği olduğunu mutlak suretle savcılık ile İzmit Belediyesi arasındaki bağın incelenmesi gerektiğini ve tarafımıza bildirilmesi konusunda ilgili üst mercilere başvurması konusunda talimatımı verdim.
Bu olay üzerinden üç beş gün sonra TATİLDE OLAN BİR SAVCI henüz görevinin başına geçmemişken hakkımda yakalama kararı çıkarttığını evime ve iş yerime gelen polis memurları tarafından öğrendim.
Adeta bir terör örgütü üyesiymiş gibi evime gelen polis memurlarının 85 yaşındaki babama nerede olduğumu söylemesi için sorguladıklarını öğrendim.
Görevini yapan polis memurlarına kızgın değilim herkes yaşattığını yaşar bu hayatta son on senede bu ülkede yaşattığını yaşayanların birçok örneğine tanık olduk.
Siz düşüne biliyor musunuz,
Kanundan kaçmıyorum ifade vermek için karakola gidiyorum burnuma pis kokular geldiğinden ifademi avukat eşliğinde savcıya vereceğimi bir tutanak ile belirtiyorum.
Savcılığa ifade vermeye gidiyorum savcının tatilde olduğunu öğreniyorum. Savcı özel kaleme iletişim bilgilerimi veriyoruz.
Savcı tatilden döndüğünde arayın gelip ifademi verelim diyoruz. Yapılacak hukuki süreç ne ise hepsini yapıyoruz.
Tüm bunlara rağmen ORGANİZE SUÇLAR ve KAÇAKÇILIK BÜROSU adaletten kaçtığım ve ifade vermediğim iddiası ile hakkımda yakalama kararı çıkartılarak evime ve iş yerime polisler baskın yapıyor. Belirsiz saatlerde evime baskın düzenleyen polis 85 yaşındaki babamı sorguya çekiyor.
Yakalama haberini öğrendiğimde tekrar savcılığa gittiğimde pardon bir yanlışlık olmuş savcı bey henüz tatilden dönmedi dönünce biz size haber vereceğiz ifadenizi o zaman verirsiniz diyorlar. Buna rağmen üzerimdeki yakalama emrini kaldırtmıyorlar.
İşin en ilginç tarafı eşimin hukukçu olmasından dolayı ailece görüştüğümüz bir Cumhuriyet savcımızın o günlerde bizde misafir olması.
Şehri gezdirdiğimiz birlikte yemeğe çıktığımız misafirimizin yanında yakalama emrini uygulayan bir polis memurunu varın siz hayal edin.
44 Yıllık hayatımda karakol yüzü görmeyen ben, Hırsıza hırsız dediğim için bu kentte bana yakalama kararı çıkartanların bir an önce yakalanmam ve ceza almam için can atan suç elitlerinin yaşattıkları bu kadarla da sınırlı değil.
Organize Suçlar ve Kaçakçılık Büro savcısının tatil dönüşüne kadar, doğup büyüdüğüm kenttin sokaklarında kaçak yaşadım.
Savcı tatilden döndüğü haberi aldığımız gün hiç vakit kaybetmeden avukatım ile birlikte ifade vermek için ilgili savcının odasına girdik.
İlgili Savcı hakkımda iddia edilen şikayet dosyasını yüzüme karşı İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’e HIRSIZ dedin mi bu sözler sana mı ait diye sorunca,
Savcılık ifademde İçişleri Bakanlığı Mülki Müfettişlerince 2022 denetim raporlarında İZMİT BELEDİYESİ’nde doğrudan temin yolu ile büyük yolsuzluklar yapıldığını bu hırsızlık ve usulsüzlüklerin tüm yerel gazetelerde yayınlandığını belgeleri ile ortaya koydum.
Ayrıca ihtiyaç halinde İzmit Belediyesinde yapılan hırsızlıklara açıklayacak 2 belediye personelinin de tanık olarak dinletebileceğimi kendilerine bildirdim.
Bu ifademe karşısında savcı bey bana ‘’ HIRSIZ ‘’ kelimesini Fatma Kaplan Hürriyet’i kastederek mi söylediğimi sorduğunda cevabım, oda da bulunanlara dönerek,
– ‘’ Vedat ÇALIK, Savcı bey’e savcı bey, Avukata avukat hanım, hırsıza da hırsız der. Bundan da hiç gocunmaz. Evet hiç yalpalamadan söylüyorum Fatma Kaplan Hürriyet’i Kastettim. Vedat ÇALIK hırsıza hırsız demeye devam edecektir diye ifademe eklettim.
Ben bu sözlerimi söyledikten sonra, ifademi yazan savcı katibi savcı rolüne bürünerek KAMU GÖREVLİSİNE HAKARET Ediyor dosyaya ekleyin savcım diye soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısına işini öğretmeye kalktı.
Bir savcı katibinin soruşturma yürüten Cumhuriyet savcısına soruşturmada bulunan avukatın gözü önünde işini öğretmeye kalktığını görmemden ben utandım.
Savcılık nezdinde olmasa bile alt personellerin İzmit Belediye Başkanlığı ile doğrudan ilişkisi bulunduğuna tamamen ikna oldum.
Savcılık ifadem bitti süreç mahkemeye kaldı ben mahkeme günü için tebligat beklerken dün Bekirpaşa Polis karakolundan avukatıma gelen bir telefon ile adeta bir şok daha yaşadım.
Organize Suçlar ve Kaçakçılık Büro savcılığının talimatı ile hakkımda Fatma Kaplan Hürriyet’e Hırsız dediğim için yeniden yakalama kararı çıkartılmış.
Bakın bu kentte yakalama kararı çıkartmak bu kadar basit işte.
Evime gelen ifadeye davet eden herhangi yazılı bir tebligat yok,
İfade vermem için avukatıma veya bana bir telefon ile ulaşmak yok,
Daha önce ifade verdiğim bir soruşturma evrakı için hakkımda yeniden yakalama kararı çıkartılmış
Bu kente benim huzurumu kaçıranların hukuk sınırları içerisinde uykularını kaçıracağım bu da benim andım olsun. Bunu ayrı bir yere not alarak şimdi size küçükken sıklıkla okuduğum Jean De La FONTAINE masallarından küçük bir masal anlatmak istiyorum.
Masal bu ya;
‘’ Put yüklü bir eşek,
İnsanlar geçince önünden eğilerek,
‘’ Bana bayılıyorlar ‘’ demiş.
Tütsüleri duaları hep kendine sanmış,
Durumundan çalım atmış.
Yanlışı gören biri,
O’na demiş ki;
‘ Eşek hazretleri,
Kafandan sil bu aptalca düşünceyi,
Sana değil bu saygılı davranışlar,
Taşıdığın put önünde eğiliyor insanlar.
Bilgisiz bir mevki sahibinin de
Selam verilir yalnız giysisine ‘’
Uluslararası Yargıçlar Birliği Genel Sekreter Yardımcısı İtalyan Yargıç Dr. İur. Giacomo Oberto’nun uluslararası bir konferanstaki bildirisinde kullandığı ünlü Fabl yazarı Jean De LA FONTAINE’nin,
Put Kutsal Emanet Yüklü Eşek masalına aften yapmış olduğu yukarıdaki saptama ile konuyu bağlamayı uygun gördüm.
Zira ’’ kamu görevlisi ‘’ ile ‘’ nitelik ‘’ kavramındaki ilişkiyi La Fontaıne’nin ortaya koymuş olduğu edebi ve istihzalı tarzdaki anlatımından daha kavraması kolay bir şekilde açıklayan analojinin halen var olmadığı kanaatindeyim.
‘’ La Fontaıne, Put yüklü eşek hikayesinde; eğer bir hakim cahil ise saygı duyulan şey kendisi değil sadece cüppesidir. ‘’ şeklinde de ifade ettiği üzere, eğer o hakim cübbesinin duruşma salonundaki herkes tarafından saygı duyulan ve vicdani karara varmakta tamamen özgür bir kimse tarafından giyilmesini istiyorsak, hakimin uğraştığı meselenin özü ile ilgili tam bir bilgi sahibi olmasını sağlamamız gerekir.
İlke Kocaeli Gazetesi’nde dün yayınlanan ‘’ ÇİNGENELER ve FATMA KAPLAN HÜRRİYET ‘’ başlıklı köşe yazım hakkımda çıkartılan yakalama kararında etkili olduğunu ve suç elitlerinin ahbap çavuş ilişkileri ile yeniden beni yıldırmaya çalışmak için harekete geçtiklerini anladım.
Bu sebeple değerli hakim ve savcılarımıza meselenin özü olan ‘’ HIRSIZIN HİÇ Mİ SUÇU YOK ‘’ sorusunu sormak için hakkımda yakalama kararı çıkartanlara kendimi ihbar ediyorum.
Bugün saat 17:oo da tek başıma İzmit Belediye Binası Önünde HIRSIZIN HİÇ Mİ SUÇU YOK diyeceğim.
Gelin beni yakalayın,
Ama unutmayın suç elitlerin ve onların işbirlikçilerinin sonu Truva gibi olacaktır.
Ben o gün Truva’nın yıkılışını izleyen Kassandra gibi yok büyük bir haz ile bu kentteki tüm suç elitlerinin ve onların tüm işbirlikçilerinin yok oluşunuzu izleyeceğim…
Ve bir dip not;
Okuyucular Üzülmesin Bozkurtlar Dirilecektir.




YORUMLAR