VM Medical Park Gebze Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Fatma Akpınar, toplumda sık rastlanan ancak çoğu zaman göz ardı edilen aşırı terleme (hiperhidrozis) konusunda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Dr. Akpınar, ısı ya da fiziksel eforla ilişkili olmaksızın gelişen terleme durumunun, bazı ciddi sağlık problemlerinin belirtisi olabileceğine dikkat çekti. Bu rahatsızlıklar arasında obezite, diyabet, tiroit hastalıkları, kalp ve solunum yetmezlikleri gibi durumlar bulunuyor.
AŞIRI TERLEME İKİ GRUBA AYRILIYOR
Aşırı terlemenin nedenlerini iki ana başlık altında değerlendiren Dr. Akpınar, “Primer hiperhidrozis, herhangi bir sağlık sorunu olmadan sağlıklı bireylerde görülen bölgesel aşırı terlemedir. En sık karşılaştığımız aşırı terleme türü budur. Sekonder hiperhidrozis ise altta yatan bir hastalığa bağlı olarak gelişir. Bu türün nedenleri arasında diyabet, hipertiroidi, obezite, alkol bağımlılığı, menopoz, kalp ve akciğer hastalıkları sayılabilir” dedi.
BELİRTİLERİ NELERDİR?
Aşırı terleme durumunda deride dikkat çeken değişimler yaşanabildiğini belirten Dr. Akpınar, “Deri yüzeyi genellikle ıslak ve parlak bir görünüm alır. Kıyafetlerde ıslanma, kötü koku, kaşıntı ve iltihaplanma görülebilir. Terleme genellikle çift taraflı olur ve el, ayak, yüz, koltuk altı gibi bölgelerde yoğunlaşır. Primer hiperhidrozis gece terlemeleriyle seyretmezken, sekonder hiperhidroziste gece terlemeleri daha sık rastlanır. Haftada en az bir kez tekrarlayan ve günlük yaşamı etkileyen terlemeler hastalık belirtisi sayılabilir” açıklamasında bulundu.
TANISI NASIL KONUR?
Tanı sürecine dair bilgi veren Dr. Akpınar, “Aşırı terleme tanısı, hastanın şikayetlerinin dinlenmesi ve fizik muayene ile konulabilir. Eğer sekonder hiperhidroz şüphesi varsa, altta yatan hastalıkların tespiti için kan testleri ve görüntüleme yöntemlerine başvurmak gerekebilir” dedi.
AŞIRI TERLEMEYİ AZALTMAK İÇİN ÖNERİLER
Günlük hayatta alınacak bazı basit önlemlerle terlemenin kontrol altına alınabileceğini belirten Dr. Akpınar, şu tavsiyelerde bulundu: “Her gün duş almak ve cilt temizliğine özen göstermek gerekir. Tercihen pamuklu ve hava geçiren kıyafetler kullanılmalı, sentetik kumaşlardan uzak durulmalıdır. Kıyafetlerin sık sık değiştirilmesi tahrişi azaltır. Ter önleyici sprey ve roll-on ürünler fayda sağlar. Ayrıca stres ve kaygıyı azaltmak, baharatlı gıdalar ile kafein ve alkolden uzak durmak da önemlidir.”
TEDAVİ SEÇENEKLERİ NELERDİR?
Aşırı terleme tedavisinde çeşitli yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Dr. Akpınar, “Ellerde ve ayaklarda yoğun terleme görülen durumlarda iyontoforez yöntemi etkili olabilir. Yüz, el, ayak ve koltuk altı bölgelerinde ise botoks uygulaması tercih edilebilir. Gerekli görüldüğünde ağızdan alınan ilaçlarla da tedavi desteklenebilir. Cerrahi müdahale yani sempatektomi ise ancak diğer tedavilerden sonuç alınamazsa düşünülmelidir” dedi.
BOTOKS TEDAVİSİ ETKİLİ BİR YÖNTEM
Botoks uygulaması hakkında da bilgi veren Dr. Akpınar, “Botoks, ter bezlerini uyaran sinir iletilerini geçici olarak engelleyerek terleme miktarını ciddi ölçüde azaltır. Uygulama, ince uçlu iğnelerle deri altına enjeksiyon yoluyla yapılır. Özellikle yüz, avuç içi, ayak tabanı ve koltuk altı gibi bölgelerde etkilidir. Botoksun etkisi genellikle 4 ila 6 ay sürer. Yılda iki kez uygulandığında yıl boyunca terleme kontrol altına alınabilir” dedi.
UYGULAMA SONRASI NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Botoks uygulamasının toplamda 20-30 dakika sürdüğünü belirten Dr. Akpınar, “İşlem sonrası enjeksiyon bölgelerinde hafif şişlik veya morluk olabilir, bu birkaç gün içinde geçer. Aynı gün günlük yaşama dönülebilir. Ancak işlem yapılan gün duş alınmamalı, havuz ve deniz gibi alanlara girilmemeli, enjeksiyon noktalarına dokunulmamalı, hamam ve sauna gibi sıcak ortamlardan kaçınılmalıdır. Bu tedavi vücudun yalnızca terleyen bölgesine uygulandığı için genel terleme sistemini bozmaz, lenf bezlerine de zarar vermez” şeklinde konuştu.



