Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Masaüstü Reklam 1
Masaüstü Reklam 1
Masaüstü Reklam 1
Vedat Çalık
Vedat Çalık

CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU’NA AÇIK MEKTUBUMDUR 3.Bölüm

İstanbul-İzmit Mali İlişki Ağı: Ahtapotun Kolları

Sayın Kılıçdaroğlu,

Siyasi hayatınızın en dramatik yenilgisini aldığınız o kurultaydan sonra dilinizden düşürmediğiniz, Genel Merkez kürsüsünden de hırsla tekrarladığınız bir kavram var: “Sırtımdan hançerlendim!” İyi niyetinizin suiistimal edildiğini, koynunuzda beslediğiniz gafiller tarafından ihanete uğradığınızı söylüyorsunuz. Ancak Sayın Kılıçdaroğlu, siyaset gibi acımasız bir arenada hiç kimse altındaki lojistik ve finansal güç olmadan koskoca bir genel başkanı sırtından hançerleyemez. Sizi o koltuktan indiren şey sadece siyasi bir makas değişimi değil; arkasına metropollerin devasa bütçelerini almış, iller arası köprüler kurmuş kurumsal bir “Mali İlişki Ağı”ydı!

Siz hançerin acısıyla meşgulken, bu sistemin kör bir cehaletle değil, son derece profesyonel bir finansal ahtapot gibi çalıştığını göremediniz. Çünkü bu yapı, tek bir yerel belediyenin sınırlarını aşan, metropol destekli kolektif bir organizasyondu.

Ben bu satırların yazarı Vedat Çalık olarak, o ahtapotun kollarının nerelere uzandığını, paranın akış yönünü, iller arasında giden-gelen faturaları ve bu organizasyonun korkunç büyüklüğünü Kasım ve Aralık 2023 tarihlerinde 7 bölümlük dev bir yazı dizisiyle tüm ülkeye ilan ettim. Sizin o gün görmezden geldiğiniz tehlike, İstanbul-İzmit hattında mekik dokuyan mali bir çarkın ta kendisiydi.

Hani o “Sırtımdaki hançeri göremedim” dediğiniz günlerin anatomisini çıkardığım, erken uyarı sistemimizin en net kanıtı olan o 7 bölümlük arşiv belgesini önünüze bırakıyorum:

27 Kasım 2023: Ekrem İmamoğlu Çetesi ile Fatma Kaplan Hürriyet’in Mali İlişki Ağı – 1. Bölüm

28 Kasım 2023: Ekrem İmamoğlu Çetesi ile Fatma Kaplan Hürriyet’in Mali İlişki Ağı – 2. Bölüm

29 Kasım 2023: Ekrem İmamoğlu Çetesi ile Fatma Kaplan Hürriyet’in Mali İlişki Ağı – 3. Bölüm

30 Kasım 2023: Ekrem İmamoğlu Çetesi ile Fatma Kaplan Hürriyet’in Mali İlişki Ağı – 4. Bölüm

 01 Aralık 2023: Ekrem İmamoğlu Çetesi ile Fatma Kaplan Hürriyet’in Mali İlişki Ağı – 5. Bölüm

03 Aralık 2023: Ekrem İmamoğlu Çetesi ile Fatma Kaplan Hürriyet’in Mali İlişki Ağı – 6. Bölüm

04 Aralık 2023: Ekrem İmamoğlu Çetesi ile Fatma Kaplan Hürriyet’in Mali İlişki Ağı – 7. Bölüm

Sayın Kılıçdaroğlu; milyonlarca liralık bütçeler iller arası lojistik operasyonlarla yer değiştirirken, paravan şirketler ve şişirilmiş faturalarla ortak bir “Haram Saadetinin” temelleri atılırken siz hangi hayal alemindeydiniz? Biz bu 7 bölümlük yazı dizisinde, ahtapotun kollarını tek tek kırıp kamuoyunun önüne sererken, siz Genel Merkez koridorlarında sizi devirecek olan kurultay delegelerinin hesaplarıyla meşguldünüz. İstanbul’un mali gücü İzmit üzerinden tahkim edilip, o beğenmediğiniz “delege borsalarına” can suyu taşınırken siz sessizce sıranızı beklediniz.

Uyardık, dinlemediniz. İfşa ettik, kulak asmadınız. O mali ilişki ağı o kadar büyüdü ki, sonunda kendi canavarını yarattı ve o canavar gelip sizi o çok sevdiğiniz koltuğunuzdan etti.

Nihayetinde, sırtınızdaki yaralara bakarak sormanızı beklediğimiz o can alıcı soruyu biz yöneltiyoruz:

Sayın Kılıçdaroğlu; her fırsatta “Sırtımdan hançerlendim” diyerek sızlanıyorsunuz. Peki, sizi hançerleyenlerin arkasındaki o devasa ekonomik lojistik desteği sağlayan, İstanbul-İzmit hattında ilmek ilmek dokunmuş bu “Mali İlişki Ağı”nı bugün olsun net olarak görebiliyor musunuz? Yoksa hala körlükte ısrar mı edeceksiniz?

Sosyal Demokrat Belediyeciliğin Çöküşü ve Toplumsal Acı İstismarı

Sayın Kılıçdaroğlu,

Genel Merkez kürsüsünden yaptığınız itiraflarda, partinizin belediyelerindeki çürümeyi yalnızca maddi bir “talan” ve “rüşvet” sığlığına indirgediniz. Oysa gözden kaçırdığınız, belki de görmeye cesaret edemediğiniz çok daha derin, ahlaki bir çöküş var: Halkçılık ve sosyal adalet iddiasıyla yola çıkan sosyal demokrat belediyeciliğin, vizyonsuz ve kalıcı hiçbir eser üretmeyen bir “Algı Belediyeciliğine” dönüşmesi!

Sizin döneminizde koruma kalkanı sağlanan bazı belediye başkanları, şehirlere değer katacak kalıcı altyapı, üstyapı ya da istihdam projeleri üretmek yerine; milletin parasını kriz ajanslarına, reklam şirketlerine ve göz boyama hamlelerine akıttılar. İşin en acı tarafı ise neydi biliyor musunuz? Halkın en temiz, en hassas ve en kırılgan duygularının, yaşanan toplumsal trajedilerin ve acıların bile bu reklam siyasetine meze yapılmasıydı.

Siz Ankara’da “sosyal devlet, halkçı yönetim” nutukları atarken; ben bu satırların yazarı Vedat Çalık olarak, yerelde kurulan bu illüzyonu, parıltılı reklam tabelalarının arkasına saklanan o vizyonsuzluğu ve acı istismarını deşifre ediyordum. 14 Kasım 2023tarihinde kaleme aldığım köşe yazımda, bu tehlikeli popülizmin adını koymuş, maskeleri tek tek indirmiştim.

“Göremedim” dediğiniz o dönemde, kurumsal çürümenin ahlaki boyutuna karşı yaptığım o sarsıcı uyarıyı buraya bırakıyorum: 👉 Toplumsal Acı Üzerinden Oy Devşirme Siyaseti Ancak Fatma Kaplan Hürriyet İşidir

Sayın Kılıçdaroğlu; gerçek mağdurlar, ihtiyaç sahipleri, bu ülkenin yoksul halkı arka planda çaresizlikle boğuşurken; belediye bütçelerinden milyonlarca liranın “sosyal belediyecilik” maskesi altında şovlara, PR ajanslarına ve kişisel imaj kampanyalarına akıtılmasına neden göz yumdunuz? Bir şehir, somut ve kalıcı tek bir eser üretilmeden, yalnızca sosyal medya algıları ve kurgulanmış mağduriyet hikayeleriyle yönetilirken genel merkeziniz neden bu duruma seyirci kaldı?

İşte o gün ses çıkarmadığınız o “algı ve reklam gücü”, zamanla öyle bir noktaya ulaştı ki; gerçeğin kendisini bükebileceklerini, delege iradesini de kamuoyunu da sadece parayla satın alınmış reklamlarla yönetebileceklerini zannettiler. Siz paranın mali talanına sustunuz, ahlaki talanına sustunuz; en nihayetinde o devasa reklam ve PR bütçeleriyle semirenler, kendi yarattıkları o sahte illüzyonla gelip sizin siyasi kariyerinizin üzerine basıp geçtiler.

Nihayetinde, sadece çalınan paraların değil, çalınan umutların da hesabını sormak adına soruyorum:

Sayın Kılıçdaroğlu; kürsüden rüşvetçileri söküp atamadığınız için özür dilediniz. Peki, halkın parasıyla halkı kandıran, kalıcı hiçbir eser üretmeyip toplumsal acıları bile PR malzemesi yapan o “şirin görünme illüzyonuna” sessiz kaldığınız, sosyal demokrat belediyeciliğin ahlaken çöküşüne göz yumduğunuz için de bu halktan özür dileyecek misiniz?

Devam Edecek :

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir